Eurosport

Ze Roberto Eurosport'a konuştu!

Ze Roberto Eurosport'a konuştu!
Eurosport

22/03/2012 @ 13:56Güncellendi 22/03/2012 @ 14:29

Fenerbahçe Universal'in tecrübeli teknik direktörü Ze Roberto Eurosport.com Türkiye'ye konuştu. Emre Yazıcıol'un sorularını yanıtlayan Ze Roberto, "Yarı final olsun, final olsun her şey tek maça bağlı. Ancak biz takım olarak çok iyi hazırlandık" dedi.

Dünyanın en önemli voleybol antrenörlerinden biri olan Ze Roberto, Bakü'ye gitmeden hemen önce Eurosport'un sorularını yanıtladı.

Bakü’deki Final Four ile ilgili ne düşünüyosunuz? Fenerbahçe Universal artık Şampiyonlar Ligi’nde çok büyük bir tecrübeye sahip. 2 yıl önce ikincilik, geçen sene de üçüncülük. Çok derin ve kaliteli bir kadro, sizin gibi büyük bir koç ve Avrupa’nın en çok yatırım yapan kulübü olarak Fenerbahçe en büyük favori konumunda.
Ze: Favori olma konusu biraz karmaşık bir konu çünkü en önemli olan sahaya çıkıp oynamak. Final Four’da yer alacak diğer takımlar da çok kuvvetli ve harika oyunculara sahip. Ayrıca, yarı final olsun, final olsun her şey tek maça bağlı. Ancak biz takım olarak çok iyi hazırlandık. Sakatımız, eksiğimiz yok. Geçen yıldan daha iyi iş çıkaracağımıza inancımız tam.

Geçen sezon Fenerbahçe Universal, Final Four’a ev sahipliği yapacağı için, statü gereği ilk gruplardan sonra Şampiyonlar Ligi’nde başka maç oynamadı. Yeni kurulan ve henüz tam kaynaşmamış bir oyuncu grubu mevcuttu ve bu handikap Final Four’da kendini belli etti. Ayrıca İstanbul’daki Final Four’da üzerinizde büyük bir baskı vardı. Bu sene bu olumsuzlukların hiçbiri yok ve siz şampiyonluk için daha müsait bir ortamın olduğuna katılıyor musunuz?
Ze: Evet, söylediklerinize katılıyorum. Bu sezon işlerin bu şekilde gelişmiş olması beni memnun ediyor. Çok iyi bir oyuncu grubumuz var ve bu oyuncular farklı stillere sahip, bu da bize daha fazla seçenek sunuyor. Ben takımıma çok güveniyorum ve en önemlisi de bu.

Muhtemel final için ne düşünüyorsunuz? Biliyorum, şu an sadece yarı finaldeki Dinamo Kazan maçına kilitlenmiş durumdasınız ve henüz finali düşünmek istemiyorsunuz ama diğer yarı final Villa Cortese – RC Cannes eşleşmesinde hangi ekibin şansını yüksek buluyorsunuz? RC Cannes bu sene Fenerbahçe Universal ile beraber Avrupa’nın en çok yatırım yapan kulübü.
Ze: RC Cannes çok güçlü bir ekibe sahip. Paola Cardullo dünyanın en iyi liberolarından biri. Nadia Centoni çok formda. Milli takımda oynayan 3 tane çok kaliteli Sırp oyuncuya sahipler. Milena Rasic bana göre dünyanın en iyi orta oyuncuları arasında. Ayrıca, mental olarak da çok üst düzeydeler. Vakıfbank’ı, çok zor durumlara düştükleri anlar olmasına rağmen aşmayı başarmaları bunu gösteriyor. Vakıfbank 6 maç sayısı yakaladı ama bu takım teslim olmadı.

Bu noktayı vurgulamanız çok önemli çünkü kadın takımlarında duygusal dalgalanmalar çok daha fazla ve şiddetli yaşanabiliyor. Kağıt üzerinde Fenerbahçe’nin harika bir takımı var ve siz de bu takımı her anlamda en iyi şekilde hazırlamaya çalışıyorsunuz ama işler plana uygun gitmediği zaman oyuncular panik yaşayabiliyor ve buna da kenardan bir çare üretmek kolay değil. Buna en güzel örnek, Fenerbahçe Universal’in geçen seneki Final Four yarı finalinde 5.sette 7-2 önde olduğu maçta Vakıfbank’a kaybetmesi. Bu tip endişeleriniz var mı?
Ze: Elbette hazırlanmak sadece fiziksel olarak hazırlanmak anlamına gelmemeli. Biz her şeyi hesaplamaya çalışıyoruz. Ama o gün ne olacağını bilemezseniz. Bazen bilseniz de yapabilecekleriniz sınırlı. Gamova’nın kontrolden çıktığı bir gün onu durdurmak çok zor örneğin. Ama ben şu ana kadar, hazırlık anlamında çıkardığımız işten memnunum. Kızlar çok iyi çalıştılar, takım içi atmosfer son derece pozitif. Bence tam anlamıyla hazırız.

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi voleybol antrenörü olarak anılmak nasıl bir duygu?
Bu büyük bir meydan okuma. Ben öğretmeyi seviyorum. Dünyaya voleybolu anlatmayı, voleybol konuşmayı seviyorum. Voleybol benim hayatım. Ne zamana kadar bu işli yapmayı sürdüreceğimi şu an bilmiyorum. Gelecek ne getirecek bilemiyorum ama işimi, voleybolu çok seviyorum.

Voleybol haricinde nasıl bir hayatınız var? Atlara, özellikle de binicilik sporuna meraklı olduğunuzu biliyorum. Türkiye’de yaşamak hakkında, gelecek planlarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Ze: Ben hayvanları, özellikle de atları çok seviyorum. Kendim de bir biniciyim. Binicilik sporuna dresaj ile başladım. Show Jumping ve Dresaj yarışmalarını hâlâ keyifle takip ediyorum. Atları, binicileri tanırım. Vakit buldukça Eurosport’ta binicilik yayınlarını izliyorum. Ben en son 4 ay önce ata bindim ve ata binmeyi inanın çok özlüyorum. Maalesef burada fırsatım olmuyor çünkü tamamen Fenerbahçe Universal’in başarısına konsantre olmuş durumdayım. İstanbul’da binicilik kulüplerinin olduğunu biliyorum elbette ama gece yatarken bile sadece voleybol düşündüğüm bir dönemdeyim. Çalıştırmakta olduğum Brezilya Kadın Voleybol takımını bile düşünmüyorum. Mayısın 2.haftasında Olimpiyat elemeleri var ama ben şu an milli takımla ilgili hiçbir şey bilmiyorum, rakipler ne yapıyor ilgilenmiyorum. Umarım Fenerbahçe Universal olarak Şampiyonlar Ligi’ni kazanırız ve bundan sonra da ben ve Brezilya Milli Takımı için Olimpiyat süreci başlayacak. Olimpiyat sonrasında kendime biraz zaman ayırmaya çalışacağım. Bir süredir kafamda olan bir düşünce vardı. 1 haftalığına Belçika’ya gidip arkadaşım Nelson Pessoa’yı ziyaret etmek istiyorum.

Nelson Pessoa ile ilgili not: ( Brezilya’nın yetiştirdiği en ünlü binicilerden olan Nelson Pessoa, 2004 Atina’da Olimpiyat şampiyonu olan Rodrigo Pessoa’nın babasıdır. Halihazırda Belçika –Fleurus’ta dünyaca meşhur bir binicilik okulu işletmektedir.)