Eurosport

Türkiye spor medyasında kadın olmak

Türkiye spor medyasında kadın olmak

08/03/2019 @ 12:44Güncellendi 08/03/2019 @ 16:24

Toplumsal cinsiyet ekseninden "medyada kadın olmak" üzerine pek çok araştırma bulunabilir belki ama spor medyası içinde kadın olmanın nasıl bir şey olduğunu anlatan fazla inceleme yok.

Yakın zamanda Galatasaray Üniversitesi’nde yapılan bir akademik çalışma, spor medyasına emek veren kadın ekran yüzlerinin toplumsal cinsiyet bağlamında içinde bulundukları sektörle ilgili deneyimlerini ortaya çıkardı.

Tamamı 40 yaşının altında ve sektörde en az üç yıldır aktif olarak çalışan kişilerden seçilen kadınlarla derinlemesine görüşme tekniğiyle yapılan araştırmaya göre, medyanın genelinde olduğu gibi spor medyasında da kadınların aleyhine toplumsal cinsiyet bağlamında bir ayrımcılık var.

Araştırmadan elde edilen bulgulara göre;

  • Spor medyasında çalışan kadınlar, çocuk yaşlarından itibaren spora meraklı kişilerden oluşuyor.
  • Sektörde çalışan kadınların erkeklere oranı artsa da halen %10-20 seviyesinde.
  • Spor medyasında kadınlar en fazla ekran önünde kendilerine yer buluyor. Araştırmaya göre, içeriğe ilişkin ya da teknik bilgi gerektiren departmanlarda kadınlar değerlendirilmiyor. Son dönemde canlı yayın yönetmenliği gibi reji alanında kadınların sayısının arttığı tespit edilmiş olsa da bu sayı erkeklere oranla oldukça az.
  • Kadınların üst düzey iş konumlarına ve yönetim kademelerine ulaşamaması anlamına gelen “dikey ayrımcılık” spor medyasında son derece yaygın. Görüşme yapılan kadın ekran yüzlerinin hiçbiri, bir kadın yöneticiyle çalışmıyor.
  • Araştırmaya göre kadın ekran yüzleri, sundukları programlarda yorum yapma konusunda daima ihtiyatlı davranıyor. İzleyicilerin kendilerine erkek spikerlere göre daha az toleranslı olduklarını düşünüyorlar.
  • Spor medyasında ekran önünde çalışan her on kadından dördü, birlikte yayın yaptıkları isimler ya da çalışma arkadaşları tarafından bilgilerinin sorgulandığını hissettiklerini belirtiyor.
  • Görüşme yapılan tüm ekran yüzleri kadın oldukları için çalıştıkları kurumlarda ayrımcılığa maruz kaldıklarına dair deneyimlerini paylaşsalar da doğrudan yöneltilen “Kadın olduğunuz için bir ayrımcılığa maruz kaldınız mı?” sorusuna yalnızca üçü evet yanıtını veriyor. Dolayısıyla yaşadıklarını olağan kabul etme durumuyla karşı karşıya kaldıklarını söylemek mümkün.
  • Spor medyasındaki kadın-erkek eşitsizliğinin gerek sayısal gerekse nitelik bağlamında nasıl ortadan kaldırılabileceğine ilişkin görüşme yapılan isimlerin %50’si bu eşitsizliğin giderilemeyeceğini belirtiyor.

Süreç içinde spor medyasında kadın sayısı artsa da maç anlatımı, kurgu vb. teknik alanlar, editoryal alanlar ve yönetim kademeleri kadınlara hâlâ kapalı. Spor medyasında ekran yüzü olarak çalışan kadınların tamamı hata yapma ihtimallerinin olmadığını söyleyerek, erkek meslektaşlarına göre daha fazla çalıştıklarını söylüyor ve spora ilişkin bilgilerinin “Ofsayt nedir?” seviyesinde olmasa da sorgulanmaya devam ettiğini düşünüyor.

Spor medyasında eşit temsil konusuna dair görüşme yapılan kadınların yarısı ileriye dönük pesimist bir yaklaşım sergilerken, diğer yarısı ise yakın gelecekte kadınların bugün olduğundan daha fazla spor medyasında temsil edileceğine olan inancını koruduğunu belirtiyor.

Hazırlayan: Duygu Coşkunseda