Getty Images

Tenis, kriket, yine tenis ve Roland Garros şampiyonluğu

Tenis, kriket, yine tenis ve Roland Garros şampiyonluğu

09/06/2019 @ 14:00Güncellendi 09/06/2019 @ 14:09

Cumartesi günü kadınlar Rolland Garros finali yeni bir şampiyon çıkardı. Kariyerlerinde ilk kez Grand Slam final tecrübesi yaşayan Marketa Vondrousova ile Ashleigh Barty’i karşı karşıya getiren mücadele Barty’nin üstünlüğü ve şampiyonluğu ile sonlandı. Eurosport Türkiye ekibinden Kuzey Kılıç, Barty’nin depresyondan şampiyonluğa uzanan hikayesini yazdı.

Avustralya kıtasının yerlileri olan Aborjinler’in kendine has özellikleri, gelenekleri vardır. Örneğin halk üyelerinin isimleri bize bir hayli enteresan gelir. Bu halk arasında yer alan Ngaragu kabilesi ise kıtanın en köklü topluluklarından birisidir. Bu bilgilerin Ash Barty ile ne ilgisi olduğunu düşünüyor olabilirsiniz, şöyle açıklayalım: Barty, Ngaragu’nun köklü bir üyesi. Hatta geçtiğimiz aylarda bu kabileye resmi kayıt bile yaptırdı. Oradaki takma adı ise “balkabağı burunlu, zeytin tenli”.

1996 yılında radyografi yazarı Jodie ve hükümet çalışanı Robert’ın en küçük çocuğu olarak Ipswich’te doğan Barty, dört yaşına geldiğine ailesine tenis raketi aldırır. İki kız kardeşi Sara ve Ali netbol oynarken o, bu sporu asla sevmez. Hatta Ash’in babası Robert, kızının netbola olan ilgisizliğine dair ‘’Netbolun kızlara uygun olduğunu düşündüğü için onu asla sevmedi. Farklı şeyler yapmak istiyordu’’ der. Bu farklı şeyler yapma isteği, Barty’nin yaşamını tenis koçu Jim Joyce ile kesiştirir.

West Brisbane Tenis Merkezi’ne beş yaşında kaydolan Barty, oradaki lider tenis koçu Jim Joyce’un ilgisini çeker. Joyce’a göre Barty, el/göz koordinasyonu normalin üstünde olan çok potansiyelli bir tenis oyuncusudur. Joyce, ‘’Barty, kendisinden iki üç yaş büyük olan 9-10 yaş kategorisindeki çocuklardan bile üstündü. Kuralları, oyunun inceliklerini her şeyi kısa sürede öğrendi. Aslında o, tam bir golf oyuncusu profiliydi. Ama sadece tenis oynamak istedi.” diyerek Barty’nin potansiyelini gözler önüne serer.

Ash Barty 9 yaşına geldiğinde kendisinden altı yaş büyük olan erkeklerle antrenman yapıyordu ve 12 yaşında yetişkin erkeklere karşı maçlara çıkıyordu. Yeteneği ve zekası o kadar büyüleyiciydi ki 14 yaşında, yanında ailesi olmadan uluslararası turnuvalara gönderildi. Ama ailesinden uzak olmak onu epey yıpratıyordu. Ne de olsa lise çağına bile gelmeden kıtalar arasında tenis turnuvalarına katılmaya başlamıştı. 14 yaşındayken Adidas oyuncu geliştirme ekibi tarafından Las Vegas’a davet edilen Barty için orada Steffi Graf ve Andre Agassi gibi iki efsane tenisçiyle tanışması ayrıcalıklı bir fırsat oldu. Barty, ‘’Bu yolculuk bana çok fazla güven kazandırdı ve mükemmel bir tenis oyuncusu olmam için nelere sahip olmam gerektiğini, fedakarlıkları hepsini öğrendim’’ demişti.

Ashleigh Barty, 2011

Avustralyalı, 15 yaşında Wimbledon tekler junior kategorisinde Grand Slam zaferini elde etti. Bu zafer gelecek adına büyük bir ışıktı, ta ki depresyon kapısını çalana dek… Basının ve sosyal medyanın ilgisini iyice çeken Barty, 16 yaşına geldiğinde kendi evinde yapayalnız 27 gün geçirdi. Melbourne South Yarra’daki dairesinde iyice depresif bir havaya giren genç yıldız, 2014 ABD Açık’ın ardından tenise ara vermek istediğini söyledi. Barty, ‘’Genç yaşta çok fazla seyahat ediyorum. Hayatı normal bir genç kız olarak deneyimlemek istiyorum, gerçekten de sadece normal olmak istiyorum’’ dedi. Robert, kızının hastalığını bipolar, manik depresyon ve obsesif kompulsif bozukluk olarak tanımladı. Bütün bunların ardından Barty’yi medya ilgisinden uzaklaştıracak bir spor olan kriket ufukta göründü…

Kadınlar Ulusal Ligi takımlarından Queensland’a katılan Barty, orada da dikkatleri kendine çekti. Teknik direktör Andy Richards, ‘’Barty mükemmel bir karakter. Becerisi her antrenörün dikkatini çekecek düzeyde’’ diyordu. Ash, iki sene boyunca kriket arenasında da izleyenleri etkiledi. Şubat 2016’ya geldiğinde ise ‘’Benim asıl aşkım tenis, benim yapmam gereken bu’’ diyerek kortlara geri döndü.

Barty; 2017 Malezya Açık’ta kariyerinin ilk WTA turnuvası şampiyonluğunu kazanarak, sıralamada ilk 100’de başladığı yılı ilk 20’de bitirdi. 2018 başlarında ise Avustralya Yerli Tenis Elçisi oldu ve gittiği her yerde “Ben gerçek yerli bir kadınım.” diyerek karakteristik özelliğini bir kez daha gösterdi. Tabii bu süreçlerde kendisine destek olan Evonne Goolagong Cawley’i de unutmamak lazım. Barty gibi Avsutralya Aborjini olan Cawley, 1971 yılında önce Rolland Garros, ardından da Wimbledon zaferleri yaşamıştı. Wiradjuri kabilesinin üyesi olan Cawley, Barty’nin depresyon süreçlerinde de kendisine yardımcı oldu. Wimbledon’da yaşadığı junior şampiyonluğunda Barty’nin bir nevi koçu olan Cawley, cumartesi günü gelen Rolland Garros zaferinde de onun en büyük destekçisi oldu. Cawley, ‘’Barty tenise ara verdiği zaman ‘Hey güzelim, git ve dinlen’ dedim. Tenise döndüğünde ise ‘Hey güzelim, korta çık ve rakiplerini mahvet’ dedim. Rolland Garros’ta da aynen bunu yapacak’’ demişti.

Ashleigh Barty

Evet Cawley’in de dediği gibi Barty, Rolland Garros’ta rakiplerini birer birer eleyerek zafere ulaştı. Peki onun oyununu mükemmel yapan şeyler ne? Barty, diğer kadın oyunculara kıyasla alışılmadık bir tarza sahip. Birçok oyuncu şuta dayalı oynar, ama Barty için oyun tamamen zekaya bağlı. Yani şutun gücü veya kalitesinden ziyade topun nerede öleceği onun için daha kıymetli.

Birçok oyuncu yan hareketlenmeye giderken Barty daha çok dikey ve drop shot oyununa dayanan hareketlenmeyi seçiyor. Harika bir ivmesi ve dönüş gücü var, ayrıca çok özel bir slice’a sahip. Backhand’ı fazla etkili değil ancak forehand ile kazandığı puanlar onun en ölümcül silahları arasında. YouTube’da yer alacak nitelikte estetik top kurtarmaları ve sayıları da bulabiliyor. Markéta Vondroušová’ya karşı sergilediği derin ve güçlü oyun da bütün bu sayılanları tamamlıyor. Tabii etkili olduğunda ölümcülleşen servislerini de unutmamak lazım. Paralel topları hem göndermekte, hem karşılamakta ve return esnasında odaklanmakta bazen sorunlar yaşıyor ancak artıları eksilerinden oldukça fazla.

‘’Cowley’in olağanüstü başarısı beni tenise daha da aşık etmişti. Sadece somut kupa değil; yerli halkına yardım etme ve gösterdiği gururlu karakter… Ben bunları seviyorum’’

Ash Barty’nin karakterini anlatırken, yukarıdaki kısa demecini paylaşmak yeterli olacaktır. Evet, o küçük bir yaştan itibaren tecrübeli bir oyuncu gibi tenis oynadı ve oynuyor ancak kendisini özel kılan ve başarıya götüren karakteri 23 yaşındaki tenisçi için çok daha özel.