Getty Images

Milenyum yıldızı: Bianca Andreescu

Milenyum yıldızı: Bianca Andreescu

03/09/2019 @ 15:55

Kadınlar tenisi son yıllarda birçok genç yeteneği sahneye çıkardı. Bu isimlerden bazıları sosyal yaşamın ve şöhretin etkisine kapılıp başarıları sürdüremedi. 2000 doğumlu Bianca Andreescu ise yeni jenerasyonun yıldızı olmak için önemli bir aday.

Bianca Andreescu, bir yıl önce Amerika Açık’a dünya 208 numarası olarak katılmış ancak belinden yaşadığı sorunlar nedeniyle elemeleri geçememişti. Bianca, ilk çeyrek final aşamasına geldiğimiz Amerika Açık’a dünya 15 numarası olarak katıldı. Bir başka genç yetenek Taylor Townsend’i eleyerek adını çeyrek finale yazdırdı. Tabii bu sezon 17 Mart’ta Angelique Kerber’i yenip Indian Wells’i kazandığını ve Amerika Açık hazırlıkları kapsamında Serena Williams’ı Rogers Cup’ı kazandığını eklemek gerekir. Peki, 365 günde katedilen 193 sıranın ve elde edilen iki önemli zaferin sırrı neydi?

Andreescu’nun gen bakımından başarıya yatkın olduğunu söylemek mümkün. Zira Romanya’da mühendis olarak çalışan ve Kanada’daki büyük bir şirketten gelen teklifi kabul eden baba, ve yine Romanya’da başarılı üniversite kariyerinin ardından Toronto’daki önemli bir firmadan şeflik teklifi alan anne; Bianca’nın ebeveynleri.

Bianca, ailesinin iş durumu nedeniyle hayatının ilk altı yılını Kanada kenti Ontario’da geçirdi. Ailenin daha sonra yeniden Romanya’ya dönmesiyle birlikte hayatında önemli bir değişim yaşayacaktı. Piteşti’de tenis antrenörlüğü yapan Gabriel Hristache, Andreescu ailesinin ilgisini çekmişti. İş yoğunluğundan dolayı çocuklarına fazla zaman ayıramayan ebevenyler, onu tenise yönlendirmenin iyi olacağını düşündü. Ve öyle de oldu.

Raketi eline alır almaz bu sporu çok seven Bianca, ailesinin iş durumları nedeniyle yeniden Kanada’ya dönmesinin ardından bu sevgini meslek hâline getirmeye karar verdi. Ontario’daki akademilerde yıldızının parladığı söyleniyordu. 11 yaşındayken Kanada Tenis Akademisi’ne katılmasıyla birlikte kariyerinde daha ciddi adımlar atıyordu. Junior kategorilerinde elde ettiği başarıların ardından 2015 yılında ilk kez ITF tecrübesi yaşamış ve 2019 Amerika Açık çeyrek finaline kadar uzanan bir kariyeri inşa etmeye başlamıştı.

Bianca Andreescu

Bianca, Indian Wells’te Kerber’i mağlup edip kupaya ulaştıktan sonra, “Geçtiğimiz sene yaşadığım sakatlıklar beni inanılmaz zorladı. Üzgündüm. Korkuyordum. Tenise biraz geç başladım ancak o benim her şeyim. Birçok önemli turnuvada da bulunamamak benim için gerçekten de zorlu bir süreçti. Şimdiyse adımı inanılmaz şampiyonların yanında görüyorum. Rüyalarım gerçeğe dönüşüyor.” açıklamasını yapmıştı.

Aslında onun hikâyesi, diğer birçok genç yeteneğin hikâyelerine benzer. Ancak Bianca’nın hem oyun stili hem de kort dışı davranışları diğerlerinden çok daha farklı.

Tenis efsanelerinden Martina Navratilova, “Bianca’nın raket hassasiyeti inanılmaz bir seviyede. Topa sanki raketle değil eliyle vuruyor gibi. Oyunu kendi alanında yönetebiliyor, rakiplerini çok zorluyor. Onu izlemesi büyük bir zevk.” demişti. Agresif oyunuyla izlemesi gerçekten de keyifli olan Bianca, filenin önüne bıraktığı drop şutları ve paralele gönderdiği sert forehand’leriyle çok etkili. Rakibini hataya zorlamak için elinden gelen her şeyi yapıyor ve bunları savunmada başlatması, genç tenisçi için önemli bir artı.

19 yaşındaki Bianca, şu an için sosyal medyanın ve şöhretin cezbedici etkisine kapılmamış gibi görünüyor. Son birkaç yıl içerisinde parlayan ancak disiplini koruyamayıp başarılarını sürdüremeyen genç isimleri düşünürsek Bianca’nın çok daha özel bir kariyere sahip olması muhtemel.

Hazırlayan: Kuzey KILIÇ