Getty Images

Nesiller arası

Nesiller arası

07/09/2019 @ 19:50Güncellendi 07/09/2019 @ 22:50

2019 Amerika Açık'ta kadınlar finali bu akşam saatlerinde Bianca Andreescu ve Serena Williams arasında oynanacak. Kadınlar tenisinde açık dönem sonrası bir Grand Slam finalinde en büyük yaş farkına sahne olacak bu mücadelenin satır aralarında neler var? Batuhan Herdem'in yazısı...

Eskiyle yeninin savaşı; tarih, sinema, edebiyat ve spor gibi alanlarda dikkat çekici hikâyelere sahiptir. Tenis, bireysel bir spor olarak bu mücadeleyi seyirciye en iyi yansıtan araçlardan biri... Yıllar geçtikçe kendi oyun tarzlarından ödün vermek zorunda olan sporcular, gençliğin getirdiği kuvvetten güç alıp mücadeleyi sonuna kadar sürdüren raketler, bir turnuvadaki en genç ve en yaşlı şampiyonlar... Liste birçok farklı bakış açısıyla çeşitlendirilmeye müsait.

Yaklaşık on-on iki yıl öncesinde, tenis dünyası kıran kırana bir yeni-eski mücadelesi yaşıyordu. O günlerde bu şekilde adlandırılan çarpışmanın iki cephesi, herkesin yakından tanıdığı Rafael Nadal ve Roger Federer'di. Aynı zamanda abla Venus Williams ve kardeş Serena Williams'ın karşılıklı oynadıkları finaller de heyecanla izleniyordu. Ancak Nadal, Federer ve Serena 30'lu yaşlarına rağmen öyle bir dominasyona imza attılar ki kariyerlerinin her bitti denilen noktasında çıtayı daha da yukarıya çıkarmayı başardılar.

Gelgelelim, o yıllarda Nadal-Federer için eski ve yeni mücadelesi dediğimizde arada sadece beş yaş fark varken artık yeni nesil oyuncularla birlikte bu yaş farkları da ciddi derecede artmaya başladı. Buna en yakın örneklerden biri bu geceki Serena - Bianca Andreescu finali. İki oyuncu arasındaki 18 yıl 8 ay 21 gün, bir Grand Slam finalinde görülen en büyük yaş farkı niteliğinde.

Bundan tam 20 yıl önce Serena Williams; 17 yaşında, geleceği parlak bir oyuncu olarak 1999 Amerika Açık'ta dünya bir numarası Martina Hingis'i saf dışı bırakmış ve kariyerinin ilk Grand Slam zaferini kutlamıştı. O günün üzerinden bir hayli zaman geçti. Serena, bunun üzerine 22 Grand Slam daha kazandı, hedeflerini büyüttü ve durumu tarihin en büyüğü olma noktasına kadar getirdi. Son majör şampiyonluğunu 2017 Avustralya Açık'ta kızına hamileyken elde eden tenisçi, hamilelik dönüşünde oynadığı üç finalde de korttan boynu bükük ayrılan taraf oldu.

Martina Hingis ve Serena Williams, 1999 Amerika Açık finali

Bugün, karşısında kendisinin 20 yıl önceki heyecanını bütün tazeliğiyle yaşayan 2000 doğumlu bir oyuncu, ilk kez bu aşamada sahne alacak. Rakibi; Serena ilk Grand Slam'ini alırken dünyada olmayan, onlu yaşlarının en sonuncusunu henüz üç ay önce kutlayan Bianca Andreescu olacak. Geçtiğimiz yıl sıralamada ilk 200'ün dışında bulunan Andreescu'nun kendisine koyduğu hedef, şimdilik, Serena'ya nispeten biraz daha minimal derecede. Kanadalı raket bu akşamki finali kazanarak, adını sıralamada ilk beş oyuncu arasına son sıradan da olsa yazdırmak istiyor.

Serena, Amerika Açık'ta kazandığı altı şampiyonlukla açık dönem rekorunu Chris Evert ile paylaşıyor. Burada, yaşadığı büyülü anlarla birlikte bazı kötü ve şok edici hatıraları da mevcut.

Amerika Açık’taki son şampiyonluğunu 2014'te kazanan ABD'li oyuncu için geçen yılın finalinde, Naomi Osaka maçında, yaşananlar bunların en tazesi. Serena, ilk seti kaybetmesinin ardından ikinci sette "coaching" alması üzerine maçın hakemiyle tartışma yaşamıştı. Ardından bu sürecin uzamasına olumsuz anlamda katkı verdi ve oyun cezası aldı. Daha sonra ipleri iyice elinden kaçırarak şampiyonluğu, kendisini idol alarak büyüyen 20 yaşındaki Osaka'ya kaptırdı. Böylece Margaret Court'un 24 Grand Slam rekorunu egale etme planını ertelemek zorunda kaldı.

2015'te ise, tenis severler tarafından, Serena'nın evinde kariyerinin ilk takvim Grand Slam'ini yapmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Nitekim, o yılki yarı finalde oyunun tarihindeki en büyük sürprizlerden biri yaşandı. Williams, daha sonra Flavia Pennetta ile birlikte tarihin en İtalyan ve en yaşlı Grand Slam finaline imza atacak olan Roberta Vinci'ye 2-1 yenildi.

New York'ta iyi kötü birçok anı biriktiren rakibine kıyasla 19 yaşındaki Andreescu'nun henüz geçmişe yönelik pek hikâyesi yok. Ancak önünde doldurulmak için bekleyen tertemiz sayfalar var. Nasıl dolduracağını ise önündeki uzun yol belirleyecek. Öyle ki, 15 yaşında Orange Bowl gençler turnuvasını kazandıktan sonra, kendisine Amerika Açık galibiyeti için o yılın turnuva ödül parası değerinde bir çek yazdığını söylüyor.

Bianca Andreescu

"Yarı finali geçtiğimden beri o çeki gözümün önüne getiriyorum. Eğer kazanırsam bu inanılmaz ‘cool’ olacak."

Bu bile oyuncunun kendisini nerede konumlandırdığına dair önemli bir ipucu hüviyetinde.

Geçen yıl kötü bir dönem geçiren Andreescu, koçu Sylvain Bruneau'nun da yardımlarıyla 2019'u çok iyi geçirdi. Öncelikle çıkışının sinyallerini mart ayında Indian Wells şampiyonluğuyla verdi. Genç oyuncu, son olarak Toronto'da oynanan Rogers Cup finalinde bu akşam rakip olacağı Serena Williams'la ilk mücadelesine çıktı. Serena, sadece dört oyunun ardından, yaşadığı sırt sakatlığı sonucu maçtan çekildi. Andreescu tatsız bir galibiyet alsa da 1969'dan beri turnuvayı kazanan ilk Kanadalı tenisçi olarak tarihe adını yazdırdı.

Andreescu, aralarındaki yaş ve tecrübe farkına rağmen, o maçta gözyaşları içindeki rakibinin sandalyesine gitti ve ona, "Seni bütün kariyerin boyunca izledim. Tam bir canavarsın." diyerek destekte bulundu. Burada "canavar" tabiri tabii ki Serena'nın mücadeleciliği ve dayanıklılığına dikkat çekmek için olumlu bir teşbih niteliğindeydi.

38 yaşındaki Serena Williams, kariyerinin sonlarına yaklaştığının farkında. İçinde sayısız hikâyeler barındıran bu kariyerin sonunda kortlara veda etmeden evvel, şimdilik en büyük hayali olan 24. şampiyonluğu yaşamayı her şeyden çok istiyor. Öte yandan, Martina Navratilova'yı idol olarak gören Andreescu ise eski-yeni mücadelesinde yeni jenerasyonun temsilcisi. 2019 Amerika Açık'ta ilkleri yaşayan Kanadalının kendisine yazdığı çekin bankada karşılığı olacak mı, bu gece saatlerinde öğreneceğiz.