Getty Images

"Çığlık, küfür ya da kaçış yok! Yalnızlık var!"

"Çığlık, küfür ya da kaçış yok! Yalnızlık var!"

13/02/2020 @ 10:52Güncellendi 13/02/2020 @ 10:56

Snooker, sporcuların en yoğun şekilde turnuvalara katıldığı sporların başında geliyor. Dolayısıyla oyuncuların sık sık mental problemler yaşadığına şahit oluyoruz. Colin Murray'in "Metro News" sitesine bu konu hakkında yazdığı makale, söz konusu problemin boyutlarını anlamak için yardımcı olacaktır.

Hayal edin ki işiniz rast gitmiyor ve siz, herkes size bakarken bir koltukta saatlerce oturuyorsunuz.

Telefon yok, sizi rahatlatacak bir bardak şarap yok, televizyon yok... Tamamen sessiz ve penceresiz bir odada tek kişilik bir sandalye var yalnızca. Kafanızdaki şüpheler ve pişmanlıklar, sadece sizin duyabileceğiniz ve sizi sağır edebilecek bir seviyeye yükselebilir.

Düzensiz bir şekilde ayağa kalkıyorsunuz, kafanızdaki şeytanları geçici olarak uzaklaştırmak için bir fırsat bu. Sonrasında sizi içeriden ve dışarıdan yiyip bitirecek, kaçan bir fırsat daha... Ve o lanet koltuğa geri dönüyorsunuz.

Maalesef ki, o kaçan basit siyah top sizin en son probleminiz. Sezon temmuz ayında başladı ve siz çok nadir olarak beş günden fazla kendi evinizde kalabildiniz. Evde kalabildiğiniz sürede ise erkenden evi terk etmelisiniz çünkü antrenman masasında saatler harcamak zorundasınız.

Ne kadar iyi oynarsanız, evden o kadar uzun süre uzaktasınız. Ne kadar kaybederseniz, eve gidip kendinizle baş başa kalma süreniz o kadar uzuyor. Sizi kendinizle bırakan bir başarısızlık...

Yakın arkadaşlarınızın ve ailenizin kendi sorunları var. Fakat snooker takıntılı, tüketici ve bencil bir spor. Sürekli olarak suçlu hissediyorsunuz, zira onların yanında değildiniz.

Neil Robertson

Modern bir snooker oyuncusunun hayatına hoş geldiniz! Ve bilmelisiniz ki Sheffield’daki, Crucible’daki dünya şampiyonasından daha büyük, daha sert ve zihinsel anlamda daha zorlu bir yer yok.

Tabii ki işler değişecek, yüzlük seriler yapmaktan bir sandalyeye oturacak fırsat bulamayacaksınız. Fakat şu gece ile gündüz kadar kesin ki, tüm snooker oyuncuları bu (problemli) durumu uzun bir sezon boyunca tecrübe edecekler.

Neal Foulds (eski dünya üç numarası ve sevilen snooker yorumcusu), tüm bunları mükemmel bir şekilde özetliyor: “Kötü olduğunuz zaman sessizce oturmak zorunda olduğunuz bir başka spor bilmiyorum.”

" Çığlık atmak yok, küfür etmek yok, kaçmak yok. Gün ışığı yok, fiziksel olarak boşvermek yok!"

“Daha da önemlisi, eğer kişisel hayatınızda bir problem varsa, kafanız başka bir şeyle meşgulken yine de oyununuza bakmanız gereken bu uzun oyun periyotları var. Sessiz ve mental bir işkence.”

Tabii ki, “kendilerine gerçekten zorlu bir iş bulmayı denemeliler” gibi eski argümanların belirli bir noktaya kadar geçerliliği var. Ancak duruma sportif bağlamda bakacak olursak; bir futbol oyuncusu ter döker, bir rugby oyuncusu vücudunu çarpıştırır, bir boksör yumrukar savurur. Bir snooker oyuncusu ise yalnızca oturur.

Mark Selby

Snooker’a en fazla benzetebileceğim dal kriket. Yaz ayları yabancı soyunma odalarında geçer, top sahanın az farkla dışında kalabilir, ama en azından takım arkadaşlarınız vardır.

Bu oyunun en başarılı isimlerinden Neil Robertson, oyundan bağımsız olarak hayatında zorlu bir dönem geçirdi ve zirveye geri dönmenin, oyunun dışında daha mutlu bir hayata sahip olmanın sonucu olduğunu açıkça söyledi. Eğer Judd Trump, şu sıralar kariyerinin en iyi form durumunu tutturduysa bunun sebeplerinden biri ailesinden birinin -kardeşinin- seyehatlere onunla birlikte çıkması.

Basitçe söylemek gerekirse, en az bir elit oyuncunun sadece o günü kurtarmak için başının belada olmadığı bir turnuva üzerinde çalıştığımı hatırlamıyorum.

Evet, bu hayat ve hepimiz bunu yaşıyoruz. Tüm bunları snooker oyuncularını bugünün kömür madencileri olarak tasvir etmek amacıyla değil; 2019’da 20 sıralama turnuvası ve Masters gibi birkaç davet turnuvası oynanan bu sporun ne kadar tanınamaz olduğunu belirtmek için yazıyorum. Sonsuz bir döngü içindeki eleme maçlarından ve diğer birkaç turnuvadan bahsetmiyorum bile!

Ayakta kalmak için zihinsel dayanıklığın gerektiği bir spor dalında ve o masanın ahşap kısmının ucunda tek başına kalacak kişi, 6 Mayıs Pazartesi orada olacak. Ampuller yavaş yavaş sönerken ve dünya şampiyonluğu kupası ellerindeyken... Çünkü o, orada olmak için rakiplerinden daha fazla savaştı!


Çeviren: Enes KANBUR