Eurosport

Türkiye'nin kadın ragbicileri hem rakiplerini hem de ön yargıları yıkıyor

Türkiye'nin kadın ragbicileri hem rakiplerini hem de ön yargıları yıkıyor

08/03/2019 @ 15:08Güncellendi 08/03/2019 @ 18:55

Türkiye’de popülerliği yavaş yavaş artan ragbide kadınlar oldukça başarılı. "Ragbi erkek sporudur, kadından ragbi oyuncusu mu olur?" diyenlere inat, sahada mücadele eden kadın sporcularla konuştuk.

Türkiye'de henüz pek bilinmese de ragbi, Britanya’dan yayılarak Avrupa’da en çok takip edilen spor dallarından biri konumunda. Rugby Union”, Rugby League” ve 7’li Ragbi” olmak üzere üç farklı dalda devam eden mücadeleleri milyonlarca kişi izliyor. Ülkemizde ise bu spora gönül vermiş az sayıda insan, bir kültür yaratmaya çalışıyorlar.

Türkiye'deki ragbi severler arasında kadınlar da var. "Sert ve darbeli spor” olarak tanımlanan ragbi ile üniversitelerde kurulan takımlar vasıtasıyla tanışan yüzlerce kadın, her sene ÜNİLİG'de şampiyonluk için mücadele ediyor.

İlgi her sene daha da artınca, Kadınlar Ragbi Ligi de iki yıl önce start aldı. Yeni kulüpler kuruldu, Türkiye'nin farklı şehirlerinde yüzlerce maç yapıldı. Bu sene de ligin ismine, 25 Şubat’ta henüz 22 yaşındayken kanser sebebiyle hayatını kaybeden ragbi hakemi Özge Kanbay'ın ismi verildi.

Toplam üç etaptan oluşan lig, gelecek hafta sonu Ankara Kızılcahamam'ın ev sahipliği yapacağı ikinci etap maçlarıyla devam edecek. 7'li Ragbi dalında ter döken Kadın Ragbi Milli Takımı da 8-9 Haziran'da Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de Trophy Cup’ın ilk ayak maçlarına çıkacak. Lizbon'daki ikinci ayak maçları ise 22-23 Haziran'da oynanacak. Grand Prix'nin bir alt kategorisi olan bu kupada başarılı olması hâlinde Milli Takım olimpiyatlara katılma şansı elde edecek.

“Kadından ragbi oyuncusu mu olur?”

Ligde mücadele eden takımlardan Kadıköy Ragbi Kulübü’nün oyuncusu Şafak Öztürk, altı yıl önce başladığı ragbi kariyerinde iki uluslararası şampiyonluk kazandığını belirtirken, altyapıya verdikleri önemi vurguladı. U18 takımının kurulma aşamasında olduğunun müjdesini veren başarılı sporcu, "Ragbide son zamanlarda talep artışı var. Biz daha çok altyapıya yönelmek istiyoruz. Orta okul ve lise düzeyine inmiş durumdayız." dedi.

Ragbiye ve kadınların ragbi oynamasına dair insanlardan gelen görüşleri de aktaran Öztürk, "İnsanlar ragbinin ne olduğunu bilmiyor, biz anlattıktan sonra ise 'Kadınlar da oynuyor muydu?' gibi sorular geliyor. Survivor'da yarışan Mustafa Kemal Kurt arkadaşımız sayesinde halkımız çok fazla bilinçlendi ama yine de bu sporu sadece erkeklerin oynadığı düşünülüyor. Olumsuz tepki aldığımız da oluyor, 'Kadından ragbi oyuncusu mu olur?' gibi... Kadıköy halkından çok fazla destek alıyoruz. Ama tabii ki Kadıköy dışında çok fazla rahat olduğumuz söylenemez. " ifadelerini kullandı.

Sponsor yokluğu nedeniyle maddi sıkıntılarla da yüzleştiklerini ve masrafların çoğu zaman oyuncular tarafından karşılandığını vurgulayan Öztürk, "Ailemin de çok büyük bir desteği var, ancak biz kendi cebimizden harcadığımız için onlar da bir yerden sonra haklı olarak 'Nereye kadar gidecek bu?' diye sormaya başladılar." diye konuştu.

"Her şeye rağmen, inatla devam ediyorum"

Türkiye'de ragbiyle üniversitede tanışan Beyza Gürel ise Hacettepe Üniversitesi Gençlik ve Spor Kulübü'nde forma giyiyor. Bir arkadaşının tavsiyesiyle ragbiye başladığını söyleyen Gürel, oyuncu sıkıntısı çektiklerini, ancak her şeye rağmen devam etmek istediklerini söyledi.

Kadınlara ön yargılı şekilde bakıldığını ifade eden Gürel, "Bence ragbinin darbeli bir spor olmasından dolayı çekiniliyor. Ragbiyi zaten ya seversiniz ya da nefret edersiniz. Bir mevkiiniz yoktur, herkes her şeyi yapmak zorunda. Bu durumdan ötürü çok fazla oyuncu alımı yapamıyoruz, alsak da onları devam ettiremiyoruz. Ya ragbiyi seviyorsunuz ve devam ediyorsunuz, ya da nefret edip bir daha uğraşmıyorsunuz." şeklinde konuştu.

Gürel, ragbiye başladığı yıllarda insanların bu durumu garipsediğini belirterek "Ben ragbiye milli sporcu olma hedefiyle başladım ve oldum. En büyük destekçim ailemdi, beni her zaman desteklediler. Ama bu süreçte çevremden de çok büyük tepkiler aldım. 'Erkek oyununu neden oynuyorsun?', 'Sen kadınsın, kadınsal özelliklerini kaybedersin. Erkeksi mi görünmek istiyorsun?' dendi. Ama herkese, her şeye inat devam ediyorum, kadınsal özelliklerimi kaybetmeden. Bu tamamen disiplinle alakalı." dedi.

Sporda kadınların daha fazla yer alması çağrısında bulunan Gürel, "Kadınlar Türkiye'de spora veya başka herhangi bir etkinliğe yönelmiyorlar. Yönelenlerin sayısı çok az. Her zaman kadınlar geri planda kalıyor. Bunun değişmesini istiyorum, en başta da sporda. Kadınların fiziksel görünüşleriyle ön plana çıkması yerine, gerçekten sağlıkları için spor yapmalarını istiyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

Röportaj: Alperen DELİBAŞ