Eurosport

Sönmeyen Işık

Ata Atay yazdı: "Sönmeyen Işık"
Eurosport

06/12/2010 @ 18:34Güncellendi 06/12/2010 @ 18:42

Ata Atay, yerinde izlediği Hentbol Şampiyonar Ligi müsabakası Barcelona-Kiel'i anlattı.

Haftanın ilk günü gözler Barcelona’daydı. Sporseverler dünyanın en büyük rekabetlerinden FC Barcelona - Real Madrid maçına odaklanmıştı. Aynı haftanın son günü, yine Barcelona şehrinde bir başka büyük rekabet yaşanacaktı. Bu kez spor hentbol, ekipler geçen sene Avrupa Şampiyonlar Ligi Finali oynayan THW Kiel ile FC Barcelona’ydı.

Bir sporsever olarak Barcelona’daki öğrencilik günlerime başlarken yıllık spor takvimi ve izlemem gereken etkinlikleri işaretlemiştim bile. Aralık ayının başında FC Barcelona Borges - THW Kiel maçını işaretlemiştim. Şampiyonlar Ligi’nde aynı grupta yer alıyordu bu iki ekip ve benim bu maçı kaçırmam imkansızın tanımı olurdu.

Hoş sürpriz

Maç biletini almaya gittiğimde Camp Nou’ya bir başka sürprizle daha karşılaştım. Havalimanlarındaki grev Barcelona futbol takımını zor durumda bırakmıştı. Takım otobüsü Camp Nou’da geç kalan Andrés Iniesta bekleniyordu Pamplona’ya gitmek için. Beş metre uzağımda çocukluk kahramanlarımdan Josep Guardiola dil çıkartıp, el sallayarak uzaklaştı. Hentbol bileti almak için gittiğim stadyumda hoş bir sürpriz oldu.

Maçın biletleri sadece 13 avroydu. Sadece diyorum; çünkü böyle büyük bir maça daha fazla para vermeye hazırdım. Hatta ‘trece’ yi ‘treinta’ olarak algılayıp, 13 avro yerine 30 avro vermeye çalıştım gişede.

Maçın başlamasına yarım saat kala Palau Blaugrana’ya girerken tribünlerin boş olacağını düşünmüştüm. Ancak yanılmışım. Tribünlerde herkes yerini almıştı bile. Birçok bölgesel takım altyapılarındaki sporcuları maça getirmişti. Takım eşofmanları ve koçlarıyla çocuklar bu iki büyük takımın maçını izlemeye gelmişlerdi. Örnek aldıkları, ileride olmak istedikleri sporcuları canlı izliyorlardı. Yaptıkları sporu sevmek, özümsemek için bundan iyi bir şansları olabilir mi acaba diye düşündüm tribünde o kadar fazla çocuğu görünce. Aslında, bu kadar fazla eşofmanlı çocuğu görünce ilk aklıma gelen ne kadar çok sporcu yetiştiği oldu ve imrenerek baktım biraz.

Palau Blaugrana’nın tribünlerinin çoğu dolmuştu ve bir kısmına trampetli, Barcelona forması giymiş çocuklar yerleştirilmişti. Maç öncesi ve maç boyunca tribünleri coşturuyorlardı. Maç öncesi takımlar parkeye çıktıklarında heyecanım tavan yapmıştı. Tribünleri selamladılar, seremoni yapıldı ve maç başlıyordu. Otuzar dakika süren iki yarı sonunda izlenmesi gereken spor müsabaklarından birinin yanına artı koyabilecektim.

Omeyer müthiş başladı

Maça Thierry Omeyer başladı adeta. İlk dakikalarda çıkardığı toplar, takıma ve oyun alanına hükmedişini gördükçe lakabı Das Mauer’e Das Kaiser’i de ben eklemek izledim. Tribünde ‘Barça, Barça’ sesleri yükseldikçe ben Omeyer’e gidip sarılmak istiyordum. Dakikalar ilerledikçe Almanlar golleri bulmaya başladı. İlk yarı boyunca THW Kiel’in üstünlüğü vardı. Barcelona ilk yarı boyunca skor olarak öne geçemedi. İlk yarının sonlarına doğru özellikle Iker Romero’nun kritik anlardaki golleri Barcelona’nın maçtan kopmasını engelledi. Johan Sjöstrand’ın ilk yarının sonlarında oyuna girmesiyle ve son dakikada gelen golle Katalanlar toparlandı ve ilk yarıyı Kiel ekibi 15-13 önde kapadı.

On dakikalık arada tribünleri ve salonu gözlemledim. Sesten etkilenmemesi için bebeğine kulaklık getirmiş anne babalar, maçı tartışan yaşlılar, Pazar günü etkinliği için hentbol maçına gelmiş gençler vardı. Bir kez daha spor kültürünün ne olduğunu, Avrupa Spor Başkenti olmak ile övünmeyi düşündüm. Ne de olsa Avrupa Kültür Başkenti olmuş bir şehrin tarihi tren garı yanabiliyordu. Acaba Avrupa Spor Başkenti olduğunda neler olur diye düşündüm.

İkinci yarı başladıktan sonra Barcelona iyice toparlandı ve ilk kez öne geçti maçta. Maçın son on dakikasına girilirken denge hakimdi. Önce FC Barcelona Borges aleyhine bir iki dakika cezası geldi. Ancak son beş dakikaya FC Barcelona Borges üç fark önde girmeyi başardı. Bu dakikadan sonra taraftar desteği de iyice arttı. Son iki dakikaya girdikten sonra THW Kiel’den de bir sporcu iki dakika cezası aldı ve maç hemen hemen bitti bu dakikadan sonra. Maç 32-29 FC Barcelona Borges’in üstünlüğüyle noktalandı.

Bu maç sonunda THW Kiel gruptaki ilk mağlubiyetini aldı, FC Barcelona Borges rahat bir nefes aldı. Şampiyonlar Ligi’nde yoluna devam etmek adına önemli bir galibiyet elde ettiler. Geçen seneki finalin akıllarında olduğunu söyleyen oyuncular Kiel’i Palau Blaugrana’da altıncı kez yenmeyi başardı.

Ben ise; sporun ve spor sevgisinin tanımını bir kez daha sorguladım. Hayranlıkta takip ettiğim sporcuları ve takımları canlı izleme fırsatı buldum. Palau Blaugrana’dan çıkarken kafamdaki listeden bir maddeyi çiziyordum ve bir sonra üstü çizilecek maddenin ne olacağını düşünüyordum spor sevgisiyle, o hiç sönmeyen ışıkla.