Eurosport

Sadece 15

Sadece 15

16/04/2019 @ 15:44

2008 Amerika Açık'ta kazandığı 14. majör şampiyonluğun ardından Tiger Woods için her şey çok iyi gidiyordu. Rekora bir adım daha yaklaşmıştı. Ancak işler beklenildiği gibi gitmedi. Woods, 15. şampiyonluk için 11 yıl kadar bekleyecekti. Aradan geçen zamanın hikayesini ve Tiger Woods'un geri dönüşünü Aras Yetiş yazdı.

Tiger Woods 2008 Amerika Açık’ı kazandığında, bir süredir yaşadığı diz sakatlığı hariç her şey güllük gülistanlık gözüküyordu. 33 yaşında 14’üncü majör kupasını kaldırmış ve efsanevi Jack Nicklaus’ın 18’lik rekorunu tam manasıyla menzile almıştı. Kendisine küçük bir çocukken uzatılan mikrofonlara, “Nicklaus’ı geçmek istiyorum.” demesini sağlayacak kadar içselleştirdiği hedefe artık yakındı. Zaten dürüst olmak gerekirse 1997’den beri kasıp kavurduğu golf dünyasında onu bu amaçtan alıkoyabilecek kudrette bir rakibi de yoktu. Phil Mickelson, Vijay Singh ve Ernie Els gibi muazzam yetenekler dahi kazanmak için Tiger’ın tökezlemesini bekliyorlardı. Kısaca, spor tarihinin en büyük hakimiyetlerinden birisi tüm acımasızlığıyla sürüyordu.

Şimdi dilerseniz zamanda on yıl civarı bir sıçrama yapalım ve 2019 Masters’ın kupa seremonisi için Augusta’ya gelelim. Şampiyona verilen özel ceket yine Tiger Woods’un omuzlarında. Herhangi bir moda otoritesine sorsanız tepkiyle karşılaşacağınız kadar birbirine zıt iki renk, Tiger’ın meşhur kırmızısı ve Masters’ın ikonik yeşili bir kez daha birbirlerine yakıştıkları tek yerde buluşmuş durumda. Yani manzara tanıdık. Normal şartlar altında bunun kimseyi şaşırtmaması, Woods’un da aşağı yukarı 25’inci majör zaferine ulaşmış olması gerekirdi. Geride kalan on senede yaşananlar ise bu senaryoyu bir hayalden ibaret kıldı. Zira Woods’un ışıltılı yolculuğuna gölgeler de eşlik eder olmuştu. İzlediğimiz sahneler bir hegemonyanın devamını değil, devrik bir efsanenin geri dönüşünü simgeliyordu. Peki işler nasıl olmuş da bu noktaya gelmişti?

Tiger Woods

2006 yılında “en büyük destekçim” şeklinde tanımladığı babası Earl’ü kaybedişi Woods’un kamusal hayatındaki ilk büyük krizdi. Onu günün birinde dünyanın en büyük golfçüsü olacağına ikna eden ve bunu gerçekleştirmesini sağlayan adam artık yoktu. Bu kayıp, Tiger’ın duygusal zırhındaki ilk deliği açtı ama golf oynarken sahip olduğu katil içgüdüsüne zarar veremedi. Tiger hâlâ dünyaları kazanıyordu; hatta 2006 Britanya Açık şampiyonluğunu gözyaşları içinde babasına adayacaktı. Talepkâr swing hareketi sebebiyle bir süredir kendisini gösteren diz sakatlıları ise, ufak tefek operasyonlara sebebiyet verir duruma gelmişti. Tiger fiziksel sorunların ondan götürdükleriyle bile zirvenin tek sahibiydi ancak dışarıdan pek belli olmayan bazı aksaklıklar onu içten içe tüketiyordu.

İşlerin gözle görülür biçimde sarpa sardığı sene 2009 oldu. Öyle ki, o tarihe kadar birlikte mükemmel evlilik fotoğrafı verdikleri eşi Elin Nordegren’i aldattığına dair haberler gündeme bomba gibi düşmüştü. Ortaya saçılan yasak ilişkileri sadece evliliğini bitirmekle kalmayacak, epey süredir taşıdığı "dünyanın en çok kazanan sporcusu" unvanına da sekte vuracaktı. Zira Gatorade, AT&T ve Gilette gibi milyonluk sponsorları artık yanında değildi. Üstelik tüm bu çalkantılara bu kez golfünü tehdit edecek düzeydeki fiziksel problemler de eşlik etmeye başlamıştı. Şimdilerde bile zaman zaman ortaya çıkan boyun ve sırt sakatlıklarının doğuşu o günlere tekabül ediyordu. En güçlü özelliği olan mental kuvveti bile ona ihanet edecekti. Tiger Woods bir aralar en iyi yaptığı şeyi, yani golf turnuvaları kazanmayı mumla arar olmuştu. Yaklaşık bir on sene kadar...

Tiger Woods

Dolayısıyla 2019 Masters’ın şampiyonluk seremonisi, mevzuya biraz dışarıdan bakan birisinin “Yine mi Tiger Woods kazanmış?” algısıyla yaklaşabileceği ama aslında bundan çok daha fazla şey temsil eden bir sekans. Tıpkı Roger Federer’in 2017 Avustralya Açık’ta, Ronnie O’Sullivan’ın 2012 Snooker Dünya Şampiyonası’nda o ünlü klişeyi hatırlattığı gibi, “bir şampiyonun yüreğini hafife almama” dersi. Efsanenin üzerini çizenlere, “Bir daha asla bildiğimiz Tiger Woods’a dönüşemeyecek.” diyenlere verilmiş tokat gibi bir cevap. Ve iki gündür dünya basınında sık sık dillendirildiği gibi, spor tarihinin en büyük geri dönüşlerinden birisi. Bir yandan da Tiger’ın sadece 15’inci majör turnuva şampiyonluğu. Yani çocukken arzuladığı gibi, Jack Nicklaus’ı geçmek için daha birkaç büyük kupaya ihtiyacı var. Başarabilir mi? En azından ben aksini söylemeye cesaret edemem.