Eurosport

Aykut Kocaman: Bursaspor'un şampiyonluğu mucizeydi

Aykut Kocaman: Bursaspor'un şampiyonluğu mucizeydi

24/07/2015 @ 10:50

Konyaspor teknik direktörü Aykut Kocaman, federasyonun hiçbir konuda kendilerinden görüş almadığını söyledi.

Konyaspor Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Fanatik'ten Tunç Kayacı'ya açıklamalarda bulundu;

Anadolu futbolu ve büyük takımlar arasındaki makas açılıyor mu? Gidişatı nasıl görüyorsunuz? Bursaspor’un konjoktürel şampiyonluğu olayın neresinde görünüyor.
Ben, hem futbolcu olarak hem de teknik adam olarak bu olgunun iki tarafında da yer aldım. Bir kere Bursaspor’un şampiyonluğu bir mucizeydi. Bunu sadece Bursaspor adına söylemiyorum Bursaspor’un temsil ettiği Anadolu takımları adına söylüyorum. Ben, daha öncesinde iyimser bir görüşle Anadolu’dan bir takımın şampiyonluğu birçok şeyi değiştirebilir diye düşünüyordum. Çünkü bu şampiyonluktan sonra her Anadolu takımı sezona başlarken antrenör ve yönetim hatta taraftar, ‘Bizde olabiliriz’ der diye düşünüyordum. Ancak bu görüşümün aşırı bir iyimserlik olduğunu gördüm. Bursaspor’un şampiyonluğundan sonra değişen bir şey olmadı. Her şey eskisi gibi devam ediyor. Yani Anadolu takımlarıyla büyükler arasındaki makas zaman zaman açılıp zaman zaman da kapanıp mesafesini koruyacaktır. Anadolu takımları için şampiyonluk yeni transfer statüsü ve mali bütçelere bakarak biraz daha uzaklaştı diyebilirim.

Sistem böyle mi gidecek? Değişmez mi?
Kesinlikle değişmez, ihtimal yok gibi. Kolaycılık bize has bir durum. İmtina ederek konuşuyorum çünkü söylediklerim başka yerlere çekilip başka türlü anlaşılabilir ya da öyle anlamak isteyenler olabilir. Anlamsız tartışmaların içine girmek istemem. Asılda, tartışma-konuşma bu konuları besler, biz bunu pek tercih etmiyoruz. O nedenle mesleğimi düşünüp o işlere yoğunlaşıyorum.

Yabancı serbestliğinde 5’ten 14’e sert bir geçiş olmadı mı? Türk futbolunun geriye gidişini durduramadı.
Birincisi bir örnekle anlatayım. Oyun makinalarında 5 topun bir araya gelmesine benzetiyorum. Bu oyunu oynarken o 5 top mutlaka bir zaman diliminde bir araya gelecektir. O anda orada kim varsa kazanır. Bizim futbolumuz da aynen böyle. Doğru hoca, doğru oyuncular ve doğru zamanda birbirine rastlamasıdır bizim başarılarımız. Burada başarılara ve başarılı olanlara asla haksızlık etmem, emeğe saygılıyım. Aslında ortada ne bir planlama, ne de sistemin getirdiği bir başarı var. Yabancı sayısına gelince; benim zamanımdan beri bir bir artış oldu. 6+2 oldu, 5+0 gibi anlamsız kararlar alındı. Katılığım teknik direktör toplantılarında bu sayıların belirlenmesini anlayamadığımı söyledim. ‘Hangi kriterle bu kararlar alınıyor’ diye sordum. Bizlere danışılmadan yapılıyordu. Hem rezerv lig hem de yabancı konusunda görüşlerimi belirttim. Yabancı konusunda UEFA’nın uyguladığı sistemi biz de uygulayalım. UEFA ne diyor; 25 tane oyuncunun 17’sini nasıl istersen yaz. Ama 4’ü alt yapıdan, 4’ü de yerel ligden olacak. Hiç alt yapı yazmazsan 17 oyuncuyla yarışırsın diyor. Bizde ise 28 ile başlıyoruz, bunun 14 tanesi yabancı oluyor yapabilenler için. Olumsuz tarafı ise biz üreten bir ülke değiliz. Oyuncu ihraç edemiyoruz. Bizdeki oyuncu ihracı Arda’nın gidişi gibi düşünülüyor, yok böyle bir şey. Sürekli Arda gibi oyuncu üretemezsin. Dünyanın her tarafında Bosnalı, Arnavut, Çek, Bulgar bir sürü ülke oyuncusu görev yapıyor. Belki de futbola bu kadar para harcayıp yatırım yapıp, en az oyuncu gönderen ülke biziz.

Bunun sebebi oyuncuların içeride iyi para kazanması olamaz mı?
Bu, birbiriyle iç içe bir durum. Ekonomik durum nedeniyle gitmiyorlar, kotalar yüzünden rakamlar artıyor. Temel neden üretememek. Bütün bunlar yan yana gelince bu yabancı uygulaması bizim için zarar verici olacak. Eğer 5-6 senede yanılırsam olumlu gidiş olabilir. Ne yazık ki bizler yaşadıktan sonra çare arıyoruz. Bunun da yolu alt yapıdan yukarıya üretimi gerçekleştirmek. Yani bu iş denenmeli ve görülmeli.

Yabancı girişinde kriter olmalı mı?
Maalesef kriter getirecek bir futbol ülkesi değiliz. Bunu yaptığımızda yasayı sağından solundan delmenin yollarını arıyoruz, böylelikle yönetmeliğin bir değeri kalmıyor. Yani zihinsel omurga çöküyor. Sert kriter değil, uygulanabilecek kriterler olmalı. Ben federasyonda bu konuyla ilgili şu soruyu sordum biraz absürt olacak ama. Fenerbahçe teknik direktörüyken federasyon bizi 6 Haziran’da bir toplantıya çağırdı. Tarihe dikkat. Bu tarihte lig bitmiş, hangi teknik adam nerede, bir sonraki sezon hangi kulüpte belli değil. Ve bize sorulan soru şuydu. Lig 26 Ağustos’ta mı başlasın, 19 Ağustos’ta mı?.. Milli takım antrenörüne sordunuz mu, sorduk. Antrenörler olarak oybirliğiyle ‘26 Ağustos’ dedik. Sonra not geldi, lig 19 Ağustos’ta başlıyor. Şimdi toplantının tarihi, konusu ve bizim görüşlerimiz ardından çıkan sonuç bunun göstermelik bir toplantı olduğunu gösteriyor. Federasyonlar hafızayı biriktirmeli, bir çalışma yapmalı ve bize dönmeli, futbolu oluşturan tüm unsurlara anlatıp sizin de fikriniz son bir güncelleme olarak sorulmalı. Ama bunlar yapılmayınca söyleşimizin başındaki örnekte olduğu gibi oyun makinasındaki 5 topun bir araya gelmesini bekliyorsun ve yakaladığın zaman da büyük hoca, büyük takım, büyük futbolcu oluyorsun.

Güncele gelirsek sansasyonel transferler için ne diyorsunuz?
İnsanların istediği şekilde bir değerlendirme yapayım. Mükemmel transferler, lige şahane bir renk katacak. Ama biraz matematik kafası olan insanlar aynı şeyi düşünüyor olacak. Yani katı taraftarlıktan sıyrılıp da nasıl karşılandıklarını merak etmiyor değilim. Ama güncel tarafıyla mükemmel transferler.

Bazı oyuncularla yollar ayrıldı. Yeni Konyaspor için neler söyleyeceksiniz?
Şu ana kadar bire bir yerlerini doldurduk gidenlerin. Meha ve Dossa önemli isimler. Biri stoper, biri duran toplarda çok kaliteli. Bu konuda açığımız vardı. Sizin aracılığınızla bir mesaj vereyim futbolcularıma; benim takımımda savunma yapmayan oynayamaz. Bunu söylerken tabii ki mevki ağırlığı neyi gerektiriyorsa öncelik o ama, oyunun bu tarafını benim futbolcum mutlaka yapmak zorunda. İsteyeceğiz, gayret göstereceğiz ve sonrasındaki sonuç kabulümüzdür, saygı duyarız.

Konyaspor çıtayı yükseltecek mi, zamanı geldi mi? Sert bir vurgu yapmalı; çıta neresi?
Konyaspor 13 yıl süper ligde oynamış ve puan ortalaması 1.14. Bir kere sıçramak bir şey ifade etmez. Bunun karşılığı 38-39 puan ortalama demek. Bunu 1.2’e çıkarabilirsen, sonra bunu 1.4’e çıkarırsan çıta yükselir. Bursaspor’a bakın 50 yılda bir kere küme düşmüş. Yıllarca hazırlanmış ve denk gelmiş şampiyon olmuş. Konyaspor için artık Süper Lig’in kalıcı takımı imajı yaratılmalı. Sivasspor, Eskişehirspor bunu yakalamış takımlar. Bizim Konyaspor olarak bunu başarmamız lazım.

Marika’nın durumu nedir?
Çok çalışıyor ama bakacağız durumuna. Bizim için futbolcunun sağlığı önemli. Çünkü 10-12 yıl futbol oynayıp ömürlerini bu birikimleriyle geçiren insanlar hassas bir durum.

Kamp ve fikstür nasıl?
Kamp dönemi hem Erzurum hem de burası çok iyi diyebilirim. Hazırlık maçlarında eksiklerimizi görüp lige iyi bir şekilde girmek istiyoruz. Fikstür dengeli ve iyi gözüküyor. Ama lig başladığında rakiplerinizin o dönemki haliyle değerlendirmek gerekir.