Eurosport

Fenerbahçe ve Galatasaray rekabetinin az bilinen yönleri

Rekabetin az bilinen yönleri

18/10/2014 @ 07:39Güncellendi 18/10/2014 @ 08:59

Galatasaray Fenerbahçe derbisinin az bilinen yönleri için sizi geçmişin tozlu sayfaları arasında küçük bir gezintiye çıkarıyoruz.

Türk futbolunun iki büyük çınarı Galatasaray ve Fenerbahçe bu akşam bir kez daha karşılaşacaklar.

1909'de başlayıp bugüne kadar süren rekabette Galatasaray - Fenerbahçe rekabetine pek çok istatistiği okudunuz ve gözden geçirdiniz. Peki ya bu derbinin geçmişin tozlu sayfalarında kalan yönlerine de bakmaya ne dersiniz? Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinin az bilinen yönlerini sizler için derledik.

1907 Fenerbahçe'nin kuruluşu
Türk gençliğinin toplum üzerinde baskı kuran Sultan Abdülhamit rejimini yıkmasına çok az bir dönem kalmıştır. Osmanlı'nın çöküşüne birkaç sene kala İstanbul'da gençler şehrin her tarafından çıkan hafiyelerden fırsat buldukları her anda futbol oynuyorlardı. Yabancı gençlere her şeyin serbest olduğu ama Türk gençlerinin sokağa doğru dürüst çıkmasının bile mümkün olmadığı yıllarda önce Galatasaray Lisesi'nin öğrencilerinin kurduğu Galatasaray Kulübü, 1908'de İstanbul Ligi'nde yer almaya başlarken, 1907'de İstanbul'un diğer yakasındaki gençlerin kurduğu Fenerbahçe de 1910'da İstanbul Ligi'nde yer aldı.

Ali Sami Yen Fenerbahçe'nin kurulduğu dönemle ilgili yazdığı hatıralarını "Fenerbahçe'nin kurulması bizim için yabancı bir memlekette rastlanılmış bir dost bulmak gibiydi. O yüzdendir ki Fenerbahçe'yi takviye etmek ve yeni bir rakip yaratmak için bizden ayrılanlara gücenmedik" şeklinde yazmıştı.

En farklı sonucun hikayesi
Herkesçe bilinen iki takım arasındaki en farklı galibiyetin Galatasaray tarafından 12 Şubat 1911'de 7-0'la alındığı maç çok şiddetli lodos altında oynandı. Bu nedenledir ki Galatasaray'dan 5 oyuncu Kadıköy'e geçemedi ve Galatasaray sahaya 6 kişiyle çıktı. Fenerbahçe ise maça 10 kişiyle çıktı. Başlama vuruşundan sonra maçın 10. dakikasında Ali maça yetişti ve Galatasaray sahada 7 kişi oldu.

Fenerbahçe ise ilk yarının ortalarında büyük bir talihsizlik yaşadı. Kaleci Ali Said sakatlandı ve oyun dışı kaldı. Rakibi gibi sahaya eksik çıkan Fenerbahçe'nin yedek oyuncusu da yoktu. Bu yüzden Fenerbahçeli futbolcular kalan dakikalarda sırayla kaleye geçtiler.

Galatasary bu şansı iyi değerlendirdi. 9 kişi kalan rakibine karşı 2 kişi eksik mücadele etse de deneyimli bir kalecisi olmayan Fenerbahçe'yi 7-0'la geçen Galatasaray, 4 hafta sonra İstanbul Ligi Kupası'nı bir kez daha müzesine götürdü.

Galatasaray'dan ilk 8 maçta 8 galibiyet 28 gol
Galatasaray ile Fenerbahçe arasında yapılan ilk maçlarda Galatasaray'ın ciddi bir üstünlüğü göze çarpıyor. İki takım arasında oynanan ilk 8 maçın tamamını Galatasaray kazandı. İki takım arasındaki en uzun arka arkaya kazanma rekoru henüz kırlamadı.

İlginç olan bir diğer nokta ise bu 8 maçta 28 gol atan Galatasaray'ın kalesinde hiç gol görmemesi. Bugün istatistiklere bakınca Fenerbahçe'nin hem galibiyet sayısı hem de atılan gol sayısında üstün olduğunu düşünürsek, Fenerbahçeli taraftarlar Galatasaray'ın bu başarısını kendilerinin onlara verdiği bir avantaj olarak düşünebilirler.

İstanbul Şildi yüzünden çıkan tartışma
Balkan Savaşları sebebiyle düzenlenmeyen 1912-13 sezonunun ardından ilk kez düzenlenen İstanbul Futbol Ligi'nin bu sezonunu da Fenerbahçe şampiyon olarak tamamladı. Ertesi sezonun başında kadrosunun zayıflığı sebebiyle lige katılamayacağını belirten Fenerbahçe sezon ortalarına doğru lige katılmak istese de diğer kulüplerin buna karşı çıkması üzerine ekip, İstanbul Futbol Şampiyonluğu Ligi'nde mücadele etti.

Bu ligde şampiyonluğu Fenerbahçe, diğer ligde ise Galatasaray elde etti. Bu sayede 1914-15 sezonunda İstanbul'un iki şampiyonu olmuş oldu. Galatasaray; kendi liginin, önceden düzenlenen liglerin devamı niteliğinde olduğunu ve şilde kendi isminin kazınması gerektiğini belirterek, Fenerbahçe'de bulunan şildi almak istedi. Kulübün şildi vermemesi üzerine Galatasaray başkanı Ali Sami, rakip takıma gönderdiği mektupla iki takım arasında bir maç yapılmasını ve kazananın gerçek şampiyon olarak kabul edilmesini teklif etti. Fakat bu teklifi reddeden Fenerbahçe, şilde dördüncü kez ismini kazıdı.

Galatasaray ve Fenerbahçe karmaları
Dönem dönem her iki takımın oyuncularından oluşan karma takımlarla çeşitli takımlara karşı maçlar oynandı. Buna ek olarak takımların çıktığı yurt dışı turnelerinde kadroya başka takım oyuncularından da takviye yapılmaktaydı. Bunun nedeni iki takım oyuncularının güçlerini birleştirerek özellikle yabancı rakiplerine karşı kaybetmek istememeleri ve birlikte çıktıkları maçlarda daha fazla gelir etmeleriydi. Türk karmalarla ise iki ekibin karması gösteri maçları için sahaya çıktılar. Bu maçların forması ise ortası sarı bir yanı kırmızı diğer yanı lacivert olan 3 renkli formaydı.

Eylül 1911'de çıktığı Avusturya-Macaristan turnesiyle birlikte yurt dışına çıkan ilk Türk takımı olan Galatasaray, kadrosuna geçici olarak Fenerbahçe oyuncularından Galip ve Bekir'i takviye etti.

1921 Ağustos'unda ikinci yurt dışı turnesine çıkan ve İsviçre, Almanya, Çekoslovakya ve Macaristan'da toplam 17 maç yapan ve bu maçlarda 3'er galibiyet ve beraberlik ile 1 yenilgi alan takımın kadrosuna yapılan takviyeler arasında Fenerbahçe'den İsmet Uluğ, Galip Kulaksızoğlu ve Zeki Rıza Sporel vardı.

Galatasaray-Fenerbahçe karması 1924'te Ferencvaros, 1925'te Slavia Prag ve Viyana karması, 1927'de Slavia Prag, 1929'da Al-Ahly takımı, 1931'de Yunan karması ve Slavia Prag, 1932'de Yunanistan karması, Selanik karması ve Racing Club Paris, 1935'te Beşiktaş-Güneş karması 1940'ta Ankara karması ve İzmir karması, 1948'de Bratislava karmasıyla ve 1955'te Adalet-Beşiktaş karması ile karşılaştı ve bu maçların çoğunda galibiyet elde etti.

1926 ve 1940 yıllarında Fenerbahçe ve Galatasaray oyuncularından oluşan karma bir takım, Mısır'a bir seyahat düzenledi ve burada 1924'te 6, 1940'ta 2 maç yaptı.

Galatasaray ve Fenerbahçe Bayramı
Galatasaraylı ve Fenerbahçeli sporcular ilki 25 Mayıs 1913, sonuncusu ise 1 Mayıs 1951'de ve altısı futbolda olmak üzere toplam sekiz kez düzenlenen bu etkinlikte amaç, iki kulübü kaynaştırmak hatta daha da öteye giderek birleştirmek için düzenlendi. İki kulüp belki birleşmedi ama taraftarların yanyana oturması, devlet adamlarının stadlara gelerek yarışmaları izlemesi ve iki kulübün kaptanlarına şiltler vermesi, ezeli rekabeti yumuşatmış, sporun futboldan ibaret olmadığını halka gösterdi.

Galatasaray ile Fenerbahçe'nin bu bayram dolayısıyla yapılan karşılaşmalarda ise Galatasaray 6 maçı da kazanmayı başardı.

Öz Fenerbahçe Dergisi
1950'li yıllarda çıkan "Öz Fenerbahçe Dergisi"nde yer alan "Galatasaraylılar" sayfası derbi tarihinin az bilinen bir başka yönü. Galatasaray haberlerinin, hatta marşlarının yer aldığı bu sayfalar uzun yıllar yayınlandı. Özel bir sayfa ayrıldığı gibi, yine bu derginin birçok kapağında da Gündüz Kılıç misali Galatasaraylı bir futbolcunun tam sayfa fotoğrafı bulunuyordu. Bugün düşünülmesi bile zor olan şeyler o tarihlerde rakip takıma ait derginin kapağını süsleyebiliyordu. Hatta 1947 yılına ait Galatasaray takım kadrosu bile bu derginin kapağında yer bulabiliyordu.

Hükmen galibiyetler ve mağlubiyetler
Bugüne kadar iki takım da çeşitli nedenlerden ötürü hükmen galip ya da mağlup sayıldılar.

* 12 Nisan 1918'de Fenerbahçe'nin 2-1'lik üstünlüğüyle sona eren maçın ardından, I. Dünya Savaşı sebebiyle kadrosu eksilen Galatasaray'ın bu maçta Alman askerlerini oynatması sebebiyle maç sezon sonunda Fenerbahçe'nin hükmen galibiyetiyle tescillendi.

* 1937-38 sezonunda iki takım da Millî Küme'de oynamaya hak kazansa da beşinci haftada kendi isteğiyle ligden çekilen Fenerbahçe, ikisi de Galatasaray'a karşı olmak üzere kalan maçlarında hükmen mağlup sayıldı.

* 27 Eylül 1942 ve 3 Ocak 1943'te oynanması planlanan İstanbul Futbol Ligi karşılaşmalarına, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile yaptığı maçlarda stadın yarısını doldurduğu hâlde eskiden olduğu gibi hasılattan pay alamamasını gerekçe göstererek çıkmadı ve hükmen mağlup sayıldı.

* 6 Şubat 1944'te oynanması planlanan karşılaşmaya Galatasaray'ın, oyuncusu Enver Arslanalp'in cezasının kaldırılmamasını boykot ederek çıkmamasından ötürü Fenerbahçe bu maçı da hükmen kazandı. Bu protesto sebebiyle Galatasaray Maarif Mükâfâtı'na katılma hakkını yitirirken, Fenerbahçe sezonu lig şampiyonu olarak tamamladı

* 19 Nisan 1953 günü Çanakkale Şehitleri Anıtı'nın yapılması için düzenlenen turnuva kapsamında oynanan maçta Galatasaray, rakibi Fenerbahçe'yi 3-1 yense de, turnuva tertip komitesinin ertesi gün yaptığı toplantıda Galatasaray'ın iki lisanssız oyuncu oynaması sebebiyle maçı Fenerbahçe'nin hükmen kazandığı kararı verildi.

* 1953-54 sonundaki 7 maç, yabancı takımlarla temaslar ve Türkiye'nin katılacağı 1954 FIFA Dünya Kupası nedeniyle federasyon tarafından, sıralama değişmeyeceği öne sürülerek hükmen karara bağlanmıştı. Bu maçlar arasında olan Fenerbahçe-Galatasaray maçı da Galatasaray'ın hükmen galibiyetiyle neticelendi.

Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye yangın desteği
7 Haziran 1932 günü Fenerbahçe Spor Kulübü'nün yaşadığı yangın felaketi ile birlikte, merkez binanın yanı sıra kulübün hemen hemen tüm mal varlığı da yanmıştı. Fenerbahçe'ye yardım kampanyalarının beklenenin üzerinde ilgiyle karşılanmış olması, Fenerbahçe takımına büyük bir moral olurken, daha önceden maç anlaşması yapılan Selanik Mutteliti ile oynanacak olan maç iptal edilmemiş, ne var ki maça da borç aldıkları formalarla çıkılacağı da kesinleşmişti.

Fenerbahçe Stadı'nda maçın başlamasına saatler kala, Yunan takımına maçın iptalini bildirmek için ise artık çok geçti. Bu kara bulutlar arasında ne yapılacağı düşünülürken, kapı açılmış, içeri; önde Galatasaray kaptanı Aslan Nihat olmak üzere Galatasaray'ın, altı ünlü futbolcusu girivermişti. Aslan Nihat, üzgün Fenerbahçeli futbolculara bakarak şöyle demişti; "Bu kara gününüzde sizi yalnız bırakamazdık. Bizleri de aranıza kabul ederseniz, ben ve takım arkadaşlarım bu maçta sizlerle birlikte Fenerbahçe forması altında oynamaya hazırız". Takım kurmakta zorlanan Fenerbahçeli futbolcular, bu nazik teklifi teşekkürle kabul etmiş ve maç, Galatasaray takviyeli Fenerbahçe'nin, Selanik Mutteliti'ni, 4-0 yenmesiyle sonuçlanmış, günün hasılatı olan 910 Lira ise Fenerbahçe Kulübü'nce Kızılay'a bağışlanmıştı.

Paylaşılan kupa
30 Mart 1958 tarihinde İnönü Stadı'nda kazananın kupasını, dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in elinden alacağı "Başbakanlık Kupası" karşılaşması oynanacktır. Ne var ki; her iki takım uzatmalar sonucunda da 1-1'lik skoru değiştiremez. Vakit de hayli olmuştur ve gecikmekte olan Başbakan Menderes ise o gün bu işi sonuçlandırmak ister.

Yapılacak tek bir şey kalmıştır; Tek olan kupanın, bir demirci çağrılarak ortadan ikiye bölünmesi. Tarihin pek çok noktasında kaderleri bir yazılan bu iki takımın yarım da olsa aynı isme sahip birer kupası vardır. Bir yarısı Galatasaray Müzesi'nde, diğer yarısı ise Fenerbahçe Müzesi'nde sergilenmektedir.