Eurosport

Yeniden zirvedeler

Yeniden zirvedeler

03/04/2019 @ 11:52Güncellendi 03/04/2019 @ 12:00

Avrupa kupalarında yaklaşık 50 yıl aradan sonra Premier League'in altı temsilcisi çeyrek finalde yoluna devam ediyor. Ada futbolunun Avrupa arenasındaki yükselişini Eurosport Türkiye spikeri Emre Özcan kaleme aldı.

İngilizlerin Şampiyonlar Ligi’nde dört, Avrupa Ligi’ndeyse iki takımla çeyrek finale kalmaları 1970/1971 sezonundan sonra ilk kez Avrupa kupalarında bu aşamaya altı temsilciyle girmeleri anlamına geliyor ve bu durum Premier League’in göğsünü kabartıyor. Özellikle devler ligindeki başarı, on yılı aşkın süredir bu performansı gösteremeyen İngilizleri fazlasıyla heyecanlandırmış gibi görünüyor.

2000’li yılların başında Premier League, ekonomik kriz içine giren İtalya’nın Serie A’sından dünyanın en iyi ligi olma hüviyetini ele geçirmiş ve bunu da istikrarlı performanslarıyla sağlama almışlardı. 10 yıllık süreçte iki şampiyonluk elde eden İngilizler, şampiyonlarının dışında dört de finalist çıkardılar ve birçok sezonda çeyrek finale üç ya da dört takımla kalmayı başardılar. Fakat UEFA’nın Financial Fair Play düzenlemelerini yavaş yavaş Avrupa’nın büyüklerine dayatmaya başladığı dönemde fazla açıldıklarını fark eden İngilizler kendi içlerine dönmeye karar verdiler ve çılgın transfer harcamalarını -Arapların City’yi satın alması ve sonrası dışında- tamamen bıraktılar.

Daha önce Şampiyonlar Ligi’ni domine eden Manchester United, Liverpool, Chelsea ve hatta Arsenal gibi kulüpler bunun sonucu olarak güç kaybetti ve Avrupa’da paranın el değiştirmesi bu süreçte Real Madrid, Bayern Münih, Barcelona ve Juventus gibi yeni devler çıkardı. İngilizlerle yer değiştiren bu takımlar uzun bir süre boyunca Şampiyonlar Ligi’nde finalleri ve şampiyonlukları tekellerine aldılar. Fakat bu gerçeğin de bu sezon itibarıyla yavaş yavaş değişmeye başladığını görüyoruz.

Öncelikle İngilizler yeniden para harcamaya başladılar. Pep Guardiola’nın gelişiyle birlikte tekrar gaza basan Manchester City, o pedaldan bir süredir ayağını hiç çekmeyen Manchester United ve özellikle son bir yıl içerisinde önce stoperde, sonra da kalecide dünya rekoru kırmaktan çekinmeyen Liverpool, kadro kalitelerini sürekli yükselttiler. Ekonomik gücün yayın anlaşmalarıyla zirveye çıkması sonrasında tüm yüksek profilli kulüplerin dünyanın en elit teknik adamlarını göreve getirmesiyle birlikte bu güç maksimize oldu ve yaklaşık iki sezondur İngilizler tekrar Şampiyonlar Ligi’nde etki yaratmaya başladı. Geçtiğimiz sezon Liverpool’un final oynaması sonrasında bu sezonki başarı, 2000’li yılların ortasındaki resmin tekrar alışkanlık yaratmaya başlayacağını müjdeliyor olabilir.

Ne var ki tek başarı Şampiyonlar Ligi’nde değil. Avrupa Ligi’nde Chelsea ve Arsenal’in çeyrek final görmesi, yaklaşık 50 yıl aradan sonra büyük bir istatistiki başarının tekrarlanmasını beraberinde getirdi. Fakat bunun doğal bir sonuç olduğunu söylemek mümkün. Özellikle Premier League’de "Top 6" adı verilen ve Avrupa’nın üst düzey standardının dahi üzerinde olan mini lig takımları, kadroları gereği Avrupa’nın ikinci kupasınıdomine edecek yeterliliğe sahip. Şampiyonlar Ligi’ne dört takımın gidiyor olması Top 6’dan iki takımı düzenli bir şekilde Avrupa Ligi’ne atacak ve bu da çeyrek finallerin geldiği Nisan ayında Şampiyonlar Ligi’ndeki başarıya göre 5 ya da 6 takımlı İngilizleri daha sık göreceğimiz anlamına gelecek. Bunun yanında bir sonraki sezon Şampiyonlar Ligi katılımı için Avrupa Ligi’nin son yıllarla birlikte önemli hale gelmesi de bu kupadaki motivasyonu yükseltmeye devam edecek gibi görünüyor.

Avrupa’nın zirvesinde Real Madrid, Atletico Madrid ve Bayern Münih gibi son yılları domine eden üç büyük takımın çeyrek final görememesi Avrupa’daki güç dengelerinin değişiyor olduğunu gösteriyor. Yeni güç yeniden Premier League dolaylarına geçiyor ve bir süre daha oradan çıkmayacak gibi. United ve City’nin yıllık gelirinin 600 milyon euro’yu geçtiği ortamda diğer liglerin büyüklerinin dahi bu takımlara karşı mücadele şansı azalabilir. Bu altılının önümüzdeki dönemde Avrupa’ya hükmedeceği kesin fakat Premier League’deki orta sınıfın bu elit ligin çok altında olması, uzun vadede başka problemleri de beraberinde getirebilir.