Eurosport

Serie A raporu #2

Serie A raporu #2

08/10/2019 @ 09:35Güncellendi 08/10/2019 @ 09:36

Serie A’nın yedinci haftasında olup bitenleri Ant Arın Şermet kaleme aldı.

90’lı yıllarda bisiklet dünyasında adından sıkça bahsettiren Mapei takımının ve şirketinin sahibi İtalyan iş adamı Giorgio Squinzi’nin hafta içi hayatını kaybetmesi sebebiyle Brescia takımı, rakibi Sassuolo’ya saygı göstererek maçın ileri bir tarihte oynanması önünde engel oluşturmadı ve haftayı bir erteleme haberiyle açtık.

Haftanın ilk konuşulması gereken maçı, haftanın değil ligin en önemli maçlarından biriydi. Maçın bu denli önemli olması, üç puan gerginliğinin sahaya olumsuz futbolla yansımasına sebep oldu. Bu sezon istediği futbolu henüz oynatamayan Maurizio Sarri, başarılı olmak için pragmatik olmayı seçmiş gibi görünüyor. Büyük bir risk alarak Paulo Dybala’yı oynatan İtalyan teknik adam, hayal ettiğinden çok daha fazlasını çıkardı Arjantinliden. Maç 1-1 devam ederken Uruguaylı Matias Vecino’nun şutu belki de maçın kırılma anı oldu. O pozisyonla sonuçlanan uzun süreli baskıdan silkinerek kurtulan Juventus, çok sert eleştirilere maruz kalan Gonzalo Higuain ile güldü. Sarri’nin Inter ve zirve kumarı başarıya ulaşırken, Inter için işlerin o kadar kolay olmadığı görüldü.

Gonzalo Higuain, Inter-Juventus

Geçtiğimiz haftanın en etkileyici performanslarından birini ortaya koyan Parma, bu hafta geçtiğimiz haftanın tamamen zıttı bir görüntü sergiledi. Tekım, Spal karşısında oyunun tamamında etkisiz kalırken tabelada, Luigi Sepe sayesinde yalnızca 1-0’lık bir mağlubiyet vardı. Spal tarafına geçecek olursak, Jasmin Kurtic maçın oyuncusuydu. Spal istediği oyunu sahaya yansıtabildiyse bunu Kurtic’e borçlu.

Geçtiğimiz sezon Marco Giampaolo ile sonuç odaklı ve fena da sayılmayacak bir futbol oynayan Sampdoria, Eusebio di Francesco yönetiminde bu sezon yokuş aşağı gidiyor. Altı maçta sadece üç puan alabilen takım, yedinci maçında da etkisiz kaldı ve yine mağlup oldu. Di Francesco için artık yolun sonu yakın görünüyor, aksi halde Sampdoria için yolun sonu görünebilir. Hellas Verona ise Sampdoria’nın yapamadığı ne varsa sahaya yansıttı. İki duran top organizasyonunda birbirinin karbon kopyası iki golle sonuca gitmeleri de olumlu bir not olarak hanelerine yazılabilir.

Milan’daki günleri tartışılan teknik adam Marcı Giampaolo ise Genoa deplasmanında penaltıların öne çıktığı bir maçla kazanıp en azından nefes aldı. Geriye düştüğü maçta bir penaltıyla öne geçen Milan, son dakikalarda kalecisi Pepe Reina’nın yaptırdığı penaltıyı kurtarmasıyla korkuyu ve sevinci aynı anda yaşadı. Ayrıca çok gergin geçen maçta iki takıma da ikişer kırmızı kart çıktı, haftanın açık ara en gergin maçıydı.

Pepe Reina, Genoa-Milan

Fiorentina-Udinese maçı için çok keyifli veya heyecanlı bir maç demek doğru olmaz. Ev sahibi Fiorentina, İtalya’da eylül aynın en iyi oyuncusu seçilen Frank Ribery ile zaman zaman etkili oldu ve maçın son kısmında galibiyeti maçın iyi oyuncularından Nikola Milenkovic’le buldu. Mağlup tarafta ise Danimarkalı Jens Stryger Larsen’in hücum-savunma akışındaki etkili oyunu dikkat çekti.

Cagliari için sezonun Don Kişot’u yorumu yapılabilir. Güçlüye karşısında puan alıyor, daha güçsüz takımlara kaybediyor. Bu hafta başkent temsilcisi Roma, Cagliari’nin yeni kurbanı oldu. Öne geçtiği maçta sonradan topu ağlarında görerek beraberliğe razı olsa da, Cagliari adına iyi bir maçtı. Roma cephesinde ise işler hiç de yolunda gitmiyor. Zor bir sezon onları bekliyor.

Atalanta belki de bu hafta sonu oynanan maçlarda en rahat kazanan takım oldu. Lecce karşısında baştan sona üstün oynarken Papu Gomez’in hücumdaki açlığına Duvan Zapata eşlik edince Bergamo temsilcisi sahadan mutlu ayrıldı ve iyi başlayamadığı sezonda işleri şimidlik yoluna koydu.

Papu Gomez

Bologna-Lazio, bu hafta sonu futbol bakımından en çok şeyi vadeden maçtı ve beklentiler karşılandı. Renato dall’Ara’da masa tenisi maçı gibi bir maç izledik. Kırmızı kartların da çıktığı mücadelede iki takım da çok açtı. Son dakikalarda Lazio bir penaltıdan yararlanamayıp üç puanı elinden kaçırdı. Sonuç olarak haftanın en seyir zevki yüksek, en iyi maçını izledik diyebiliriz. Ayrıca Ciro Immobile bir hücum makinesine dönüştü, her maç gollerini atıyor ve izlemesi en keyifli birkaç oyuncudan biri.

Napoli, sezona en formsuz başlayan zirve adayı. Nitekim Torino karşısında eline geçen çok sayıda fırsatı başta Dries Mertens’le olmak üzere değerlendiremedi. Ev sahibi Torino ise Tomas Rincon ve Cristian Ansaldi’nin hücumdaki etkinliğini Andrea Belotti’yle tamamlamak istedi ama sonuca ulaşamadı. Golsüz bir beraberlik izledik.

  • Haftanın Takımı: Atalanta
  • Haftanın Oyuncusu: Papu Gomez (Atalanta)
  • Haftanın Golü: Paulo Dybala (Juventus)
  • Haftanın Teknik Adamı: Maurizio Sarri (Juventus)
  • Haftanın Maçı: Bologna-Lazio