Eurosport

Serie A raporu #1

Serie A raporu #1

01/10/2019 @ 12:32Güncellendi 01/10/2019 @ 13:26

Serie A’nın altıncı haftasında olup bitenleri Ant Arın Şermet kaleme aldı.

İtalya’da son sekiz sezonu şampiyon tamamlayan Juventus’un sancılı geçiş dönemi, zor elde edilen galibiyetlerle devam ediyor. Önce Antonio Conte, ardından Massimiliano Allegri’yle sekiz sezonun neredeyse tamamında dominasyon kurarak şampiyonluklar kazanan Torino temsilcisi için sezonun zor alınan üç puanı bu hafta Spal karşısında geldi.

Pjanic’in haftanın golü olmaya aday şutuyla Spal defansının kilidini açtıktan sonra ikinci yarıda Ronaldo ile çok sayıda pozisyondan faydalanamadı Juventus. Maçın son 15 dakikasında Ronaldo, Dybala’nın sol kanattan kestiği ortaya iyi yükselince tabela 2-0’ı gösterdi ama Juventus iyi bir oyun sergileyememeye devam etti. Sarri’nin önünde iki yol olduğunu söyleyebiliriz: Bu sezonki en büyük rakibi Antonio Conte gibi pragmatist olmak ya da Sarriball için çok fazla puan feda etmek.

Juventus’un bu seneki bir numaralı rakibi gibi gözüken Conte’li Inter ise pragmatist futbolunun karşılığını, puan kaybetmemeye devam ederek aldı. Sampdoria, Inter’e karşısında maçın tamamında yönlendirilen taraf oldu. Yaz arasında Sassuolo’dan Inter’e katılan Stefano Sensi’nin yükselen form grafiği, Sampdoria karşısında açılış golünü atmasıyla ve Alexis Sanchez’e asist yapmasıyla beraber daha da iyi hâle geldi. Orta sahaya kattığı akıl ve tempoyla dikkatleri üzerine çeken Sensi’nin etkinliği, Inter’in sezon ilerledikçe hangi noktada olacağı konusunda çok önemli bir ayrıntı olacak.

Stefano Sensi - Inter

Gelelim haftanın iyi takımlarından biri olan Atalanta’ya. Son üç dört sezondur gelişmekte olup geçtiğimiz sezon artık bu gelişimin meyvelerini toplayan Atalanta, zorlu Sassuolo deplasmanında geçtiğimiz sezonu hatırlatan performansıyla 4-1 kazandı. Sezona istediği gibi başlayamayan Bergamolular için bu galibiyet hem önemli bir üç puan hem de Şampiyonlar Ligi haftasından önce önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Teknik direktör Gian Piero Gasperini’nin en güvendiği birkaç isimden olan Papu Gomez’in performansı ise Atalanta’nın form tutmaya başladığının bir göstergesi.

Pazar gününün ilk maçıda Napoli, Brescia’yı ağırladı. Son maçında Cagliari karşısında sürpriz bir iç saha mağlubiyeti alan Napoli, bu maça oldukça ciddi başladı ve bunun karşılığını Dries Mertens ve Kostas Manolas’ın golleriyle aldı. Fabian Ruiz’in orta sahadaki kendinden emin tavrı dikkat çekti. Oyunun ikinci yarısında hâkimiyet kısmen Brescia’ya geçince daha heyecanlı bir mücadele izlediğimizi söyleyebiliriz. Sandro Tonali’nin uzak mesafeden çıkardığı iyi şut kaleci Ospina’nın bakışları arasında ağları buldu. Ancak Napoli maçı böyle bitirdi. Lider Inter’le aradaki altı puanlık farkın böylesi kısa sürede oluşması, ilerleyen haftalarda daha cesur bir Napoli izleme ihtimalimizi arttırıyor.

Kostas Manolas | Napoli-Brescia

Formda bir Lazio Serie A’daki en izlenesi takım oluyor belki de. Bu hafta iyi geçiş oyunu oynadılar ve Genoa’yı 4-0’la geçtiler. Formda bir Ciro Immobile ve Lazio, ligin izlenirliğini arttırıyor.

Roma, Lecce deplasmanında yine beklentileri aşmakta zorlandı ama Edin Dzeko sayesinde kazandı. Lecce için bu sezon ligde kalma mücadelesinin hiç kolay olmayacağını da bu mücadeleyle net bir şekilde görüldü. Roma için Şampiyonlar Ligi potasında kalabilmek adına her maça ayrı bir konsantrasyonla çıkmak gerekecek gibi.

Udinese, Bologna karşısında Watford’dan kadrosuna kattığı Stefano Okaka’yla öne geçti. Oyunun kalan yaklaşık 60 dakikalık süresi ise iki takım için de mayın tarlasında gezintiye çıkmak gibiydi. Baskı ve heyecanın eksilmediği mücadelenin son düdüğünden sonra hakemle arasındaki gerginlik yükselen Roberto Soriano kırmızı kartla oyundan atıldı. 2010’lu yılların başında Fenerbahçe-Galatasaray derbilerinde kulübede kırmızı kart gören Milan Baros’u hatırlatan bir hareket oldu bu.

Sezona en flaş başlangıcını yapan takım konusunda bir anket yapılsa gelecek cevapların büyük bir çoğunluğu Cagliari olacaktır. Her sezon performansının minör seviyede de olsa geliştiren Cagliari bu sezon “nasıl hücuma çıkılır” ve “nasıl gol atılır” sorusunun cevabını da öğrenmiş gözüktü. Hellas Verona karşısında 1-1’lik sonuçla istediğini alamamış olsalar da bu yıl sürpriz işler yapacaklar gibi duruyor. Hellas Verona ise ilk yarıda etkisiz kaldığı hâlde ikinci yarıda neredeyse Cagliari’ye top göstermedi. Geçtiğimiz haftalarda kaybetseler de dişli bir takım olduklarını ispatlamışlardı.

Joan Pedro (Cagliari) | Cagliari-Hellas Verona

Pazar gününün son maçında Milan, San Siro’da Fiorentina’ya mağlup oldu. Sezonun ilk dakikasından beri ne oynadığı konusunda net bir fikri olmayan Milano temsilcisi, savunmadaki kontrolsüzlüğünden daha çok çekecek gibi. Fiorentina karşısında iki penaltı yaptırıp saçma bir kırmızı kart görmeleri de bunu destekler nitelikte. Marco Giampaolo için çanların çaldığı söylenebilir. Fiorentina’da ise sezon sonu takımdan ayrılmasına kesin gözüyle bakılan Federico Chiesa’nın performansı ilgi uyandırırken ona tecrübeli Fransız Frank Ribery eşlik edince izleyenlerde bir hayranlık uyandırdı takım. Ayrıca bu sezon kaleye geçen Polonyalı Bartlomiej Dragowski de sahanın en iyilerinden biriydi.

Pazartesi maçları genelde tatsız geçer. Fakat Parma-Torino bir istisna yarattı. Bol gol, kırmızı kart, penaltı, kaçan penaltı, düşmeyen tempo, bireysel ve takım halinde iyi performanslar… Parma hem nicelik hem nitelik olarak üstün oynadığı maçtan, 88. dakikada Roberto Inglese’nin vuruşuyla üç puan çıkardı.

  • Haftanın Takımı: Lazio
  • Haftanın Oyuncusu: Ciro Immobile (Lazio)
  • Haftanın Golü: Miralem Pjanic (Juventus)
  • Haftanın Teknik Adamı: Gian Piero Gasperini (Atalanta)
  • Haftanın Maçı: Parma-Torino