Eurosport

Tapas: Atıştırmalık La Liga #4

Tapas: Atıştırmalık La Liga #4

03/12/2019 @ 13:23

İspanya Ligi’nde 15.haftayı geride bıraktık. Real Madrid ve Barcelona zorlu deplasmanlardan üç puan ile dönerek liderliği paylaşmaya devam etti. Sevilla’nın zirve takibi sürdürdüğü haftada iki de derbi heyecanı yaşandı.

Cumartesi günü, yoğun yağmur altında oynanan Alaves-Real Madrid maçıyla bize merhaba dedi. Temsilcimiz Galatasaray karşısında deplasmanda elde ettiği galibiyetle beraber yükselişe geçen Real Madrid, bu karşılaşmada da rakibine göre üstün bir oyun sergiledi. Buna rağmen Sergio Ramos ile buldukları gole kadar Madrid ekibi açısından her an geriye düşebilecekleri bir maç izledik. Skorda üstünlüğü yakalayan Real için daha kolay bir maç olacağı düşünülürken Sergio Ramos’un yaptığı penaltıyı Lucas Perez maskeli bir kutlama ile süslendirdi. Yediği gole muhteşem bir reaksiyon verip üstünlüğü kısa sürede yeniden elde eden Real Madrid, üç puanı zor da olsa elde etmeyi bildi. Zinedine Zidane’ın ilk 11’deki Gareth Bale tercihi ise geçen hafta yaşanan Bale-taraftar gerginliğine çekilmiş bir ateşkes bayrağı olabilir. Taraftarın cevabını önümüzdeki hafta Espanyol karşılaşmasında göreceğiz. Alaves’in ise keyif verici oyun kimliğinden uzak bir görüntü sergilediği karşılaşmada, alamadığı puanlar değil etkisiz ve her zamankinden uzak görüntüsü hayal kırıklığı yarattı.

Carvajal | Alavés-Real Madrid | La Liga

La Liga’da beş tane Bask bölgesi takımı olunca, sezon boyunca birçok Bask derbisi izleme şansımız oluyor. Geçen hafta Real Madrid karşısında gösterdiği performansla büyük hayal kırıklığı yaratan Real Sociedad, bu hafta bir Bask derbisine ev sahipliği yaptı. Eibar karşısında baştan sona üstün bir oyun sergilediği karşılaşmayı dört gollü galibiyetle taçlandıran San Sebastian ekibinde, Martin Odegaard maçın yıldızıydı. Kendisini 16 yaşında Madrid’e getiren potansiyeline göz kırpan genç oyuncu, karşılaşmayı muhteşem bir gol ve bir asistle tamamladı. Eibar ise Sociedad savunmasının hatasıyla skoru dengeleyecek golü bulsa da maç boyunca adeta yokları oynadı. Neyse ki, rakipleri Celta Vigo ve Mallorca onları küme düşme hattına itmeme konusunda ısrarcı davranıyorlar. Fakat bu ısrar çok da uzun sürmeyecek gibi gözüküyor.

Derbi de la Comunitat (Topluluk Derbisi) veya Valensiya Ülke Derbisi... Valencia-Villareal maçında, adına yakışan dört dörtlük bir mücadele vardı. İlk dakikadan itibaren karşılıklı pozisyonlara sahne olan karşılaşmada, cumartesi akşamı maç izlemek isteyen bir futbolsevere vadedilebilecek her şey vardı. Santi Cazorla’dan yoksun Villareal’in kaçırdığı penaltı ve karşılıklı kaçan pozisyonlar ile golsüz sona eren bir ilk yarı izledik Mestella Stadyumu’nda. İkinci yarı başında Rodrigo’nun akıl dolu golüne hemen cevap veren Villareal, son haftalardaki kötü geleneğine devam etti ve birçok pozisyona girmesine rağmen ikinci gole ulaşamadı. İyice gün yüzüne çıkan bitiricilik problemine bir çözüm üretmeleri gerektiği aşikar. Bana kalırsa bu derbinin hakkı beraberlikti fakat dengeyi bozan son haftaların formda ismi Ferran Torres oldu. Ders niteliğinde bir takım organizasyonuyla golü bulan genç oyuncu, takımına ve taraftarlarına üç puanı hediye etmiş oldu.

Ferrán Torres | Valencia-Villareal | La Liga

Pazar gününün açılış maçı Sevilla-Leganes’i üç bölümde incelemek daha doğru olacaktır: Karşılaşmanın ilk yarısı, Sevilla golüne kadar ikinci yarı ve Sevilla golü sonrası ikinci yarı. İlk yarının başından itibaren maçı adeta Leganes kalesine yıkan Sevilla, golü bir türlü bulamadı ve şaşırtıcı şekilde golsüz beraberlikle sonuçlanan bir ilk yarı izledik. İkinci yarı ise ilk yarıya göre siyahla beyaz kadar farklıydı. İlk yarıdaki Sevilla rolünü üstlenen Leganes, girdiği pozisyonları golle bitirebilse çok daha farklı bir sonuç görebilirdik. Leganes atakları sonrası, kullandığı ilk köşe vuruşundan gol çıkaran Sevilla, golle beraber ilk yarıyı tekrar eden bir oyun sergiledi ve Leganes’e başka pozisyon vermeden galibiyeti elde etti. Geçen hafta da Barcelona’ya duran top golüyle yenilen Leganes, ligde kalmak istiyorsa büyük takımlara karşı duran top savunmayı öğrenmeli.

Haftanın kapanış mücadelesinde, Wanda Metropolitano Stadyumu açıldığından beri bu statta birbirine diş geçiremeyen iki takımı karşı karşıya geldi. Atletico Madrid, sakatlıktan dönen Joao Felix önderliğinde maça görkemli bir başlangıç yaptı ve ilk yarım saati domine eden bir oyun ortaya koydu. Belki de Barcelona kalecisi Ter Stegen epik bir kaleci performansı göstermese, Atletico maçı erkenden koparacak ve rahat bir galibiyet elde edecekti. Yarım saatin sonunda Lionel Messi-Luis Suarez ikilisi önderliğinde maça ortak olan Barça, Atletico kalesinde ciddi tehlikeler yaratırken, bu kez de sahnede Jan Oblak vardı. Özellikle ikinci yarısında adeta bir Rus ruletine dönen karşılaşmanın kör düğümünü kimin çözmesini bekleriz? Tabiki de Lionel Messi... Messi’nin attığı golü izlediğinizde çok basit bir gol gibi gelebilir fakat onun bize yaklaşık 15 yıldır yaptığı bu değil mi zaten? En zoru bile aşırı kolay göstermek! Attığıbu güzel gol ile taraftarlarına üç puanı hediye eden Arjantinli “haksız rekabet”, takımının zirve yarışındaki yerini korumasını sağladı.

Leo Messi | Atletico Madrid - Barcelona | La Liga

  • Haftanın Takımı: Real Sociedad
  • Haftanın Oyuncusu: Lionel Messi (Barcelona)
  • Haftanın Golü: Martin Odegaard (Real Sociedad)
  • Haftanın Teknik Direktörü: Zinedine Zidane (Real Madrid)
  • Haftanın Maçı: Atletico Madrid-Barcelona

Hazırlayan: Umut Can GÜNGÖR