Eurosport

Güneş batmayan lig #3

Güneş batmayan lig #3

08/10/2019 @ 10:33Güncellendi 08/10/2019 @ 10:36

Mert Demircioğlu'nun kaleminden Premier League'in sekizinci haftasında olup bitenler...

Lordlar Kamarası

Haftanın açılışını yapan Tottenham Hotspur için gemide yeni bir çatlak daha açıldı. Sezonda en istikrarlı performansı gösteren Hugo Lloris’in geçirdiği üzücü sakatlık, Mauricio Pochettino’nun yeni bir problemle uğraşmasına sebep olacak. Brighton karşısında ürettikleri 0.48 xG (gol beklentisi) Spurs’ün ne kadar verimsiz bir maç geçirdiğinin de ispatıydı. Dedikodulara her gün bir yenisi eklenen takımda sorunlar teknik taktikten daha çok mental gibi duruyor. Brighton’ında menajer Graham Potter, takımınını iyi hazırlamasının ödülünü aldı. Maç boyunca Spurs’ün sağ kanadı üzerinden hücum organizasyonlarını gerçekleştiren Brighton, gollerini de bu şekilde buldu. Sonucu da 3-0 ile aldılar.

Liverpool puan kaybetmemeye devam ediyor. Bu hafta Leicester City ile karşılaşan Kırmızılar, en iyi oyununu oynamasa da yine galip gelmeyi başardı. Set hücumlarında sağ kanattan gerçekleştirdikleri organizasyonlarda sonuca gidemeyen Liverpool, savunma arkasına atılan tek topta golü buldu. Leicester’da ise Ayoze Perez’in estetik top kontrolü ve güzel pasını gole çeviren James Maddison öne çıktı. Son dakikada kazanılan penaltıyı James Milner'ın gole çevirmesiyle üst üste sekizinci maçını kazanan Liverpool için sezon mükemmele yakın şekilde devam ediyor. Geçen sezon kazandıkları, kolay maçlarda kaybetmeme alışkanlıklarını devam ettirmeyi sürdürecek gibiler.

James Milner, Liverpool-Leicester City

Haftanın en büyük sürprizini ise Wolverhampton Wandereres, Manchester City karşısında yaptı. Aslında daha ilk yarıda cezayı kesme fırsatlarını ele geçirseler de beceriksizlikleri yüzünden bunu başaramadılar. City’nin kendi oyununu oynamasına hiç izin vermediler ilk 45’te. İkinci yarıda ise City yine kendi oyunundan uzaktı, tek çözümleri çizgiye inilmeden yapılan ortalar gibiydi. Ancak açtıkları 35 orta sonucunda sadece iki isabetli şut bulabildiler. Bu verimsiz görüntüdeki City karşısında Wolves, uzmanlıkları olan kontra ataklarla City’ye darbeyi vurdu. Her ne kadar sezona kötü başlamış olsalar da Büyük Altılı’nın kâbusu olmaya devam edeceklerini tekrar hatırlattılar.

Arsenal kendi evinde ligin en tehlikeli takımlarından Bournemouth ile karşılaştı. Erken bulduğu gol sayesinde büyük avantaj sağlayan Topçular, bu sefer savunmada büyük bir hata yapmayarak üç puanı aldı. Kornerden buldukları gol dışında ciddi bir tehlike yaratamayan Arsenal için şanslı bir gündü. Sezondan başından beri eleştirilen takımın bu galibiyetle beraber üçüncü sıraya yerleşmesi, Liverpool ve City dışındaki diğer takımların seviyelerinin birbirine yakın olduğunun göstergesi diyebiliriz. Bournemouth, gol dışında aksiyonun yaşanmadığı maçta beklentilerin altında kaldı ve sadece iki isabetli şut çekebildi. Unai Emery, kendi bakiyesine birazcık kredi yükledi.

Chelsea, Southampton deplasmanındaydı ve bu sezon ilk kez arka arkaya galibiyet aldı. Transfer yasağıyla başlayan sezonda, çoğunluğun fazla şans vermemesine rağmen güzel futbol ortaya koymaya devam ediyorlar. Mason Mount ve Tammy Abraham ikilisi bu takımın çekirdeği olduklarını kanıtladılar. İstikrarlı performansları bunun en büyük kanıtı. Frank Lampard’ın Derby County’den beri beraber çalıştığı bu gençlere güveni de onlar için büyük bir şans. Soton içinse işler gün geçtikçe kötüye gidiyor. Alamet-i farikaları olan kolay pozisyon vermeme özelliklerini gün geçtikçe yitirmeye devam ediyorlar. Bu sezon ligin alt sıralarında savaş verecek gibiler.

Tammy Abraham, Southampton maçında attığı golü takım arkadaşlarıyla kutluyor

Manchester United, İngiltere’nin en kuzeyinde, Newcastle United deplasmanındaydı. Sahada gösterdikleri oyuna dair fazla yorumda bulunulamaz herhade. Kendi hayallerinde, rakip takımların savunması önünde yarattıkları Hadrian Duvarı’nı geçemeden maçları tamamlamaya devam ediyorlar. Dar kadronun üstüne eklenen sakatlıklar United’ın işini oldukça zora sokuyor ve daha da kötüye gidecek gibi gözüküyorlar. Devre arasında panik transferlerle belki kendilerini daha iyi yerlerde bulabilirler ancak onlar için bu geçici çözümlerin miladı doldu. Newcastle United’da ise Longstaff kardeşler, şehrin çocukları olarak ellerinden gelen her şeyi yaptı. Küçük kardeş Matty’nin kariyerine United’ı yıkan golü atarak başlaması için, bundan daha iyi bir başlangıç olamaz yorumu yapılabilir.

Avam Kamarası’nda göze çarpanlar

Crystal Palace, Roy Hodgson’ın planlaması içerisinde sessiz sedasız yoluna devam ediyor. West Ham deplasmanında çok önemli bir galibiyet aldılar. Premier Lig için biçilmiş kaftan olan Patrick van Aanholt’un performansı bu maçta dikkat çekiciydi. Yedikleri gol onun kanadından gelişen pozisyondan olsa da hücumdaki varlığı takımı için daha büyük önem taşıyordu. Andriy Yarmolenko ve Ryan Fredericks ikilisinin olduğu bir kanatta elinden gelenin en iyisini yaptı. West Ham’ın basit hataları da sayesinde 2-1 kazandılar.

Lige girişi, oynadığı oyunu ve Manchester City galibiyetiyle sükse yaratan Norwich City’de ise işler o kadar iyi gitmiyor. Daha önceden, “Fulham’ın geçen sene yaptıklarını yapmadılar” demiş olsak da savunma konusunda aynısını söylemek oldukça güç. Savunmalarını Premier Lig’e uyarlayamadıkları sürece işleri daha da kötüye gidecek gibi gözüküyor. Aston Villa karşısında aldıkları 5-1’lik mağlubiyet tehlike çanlarının şehirde yankılanmasına sebep oldu.

Everton için Marco Silva kovulmadığı sürece olumlu bir şey yazmak mümkün olmayacak. Burnley’e deplasmanda 1-0 kaybettiler. Silva’nın yyun sistemine yaptığı olumlu herhangi bir ekleme olmaması, sorunlara hâlâ bir çözüm bulamaması işin en ilginç yanı.