Eurosport

Güneş batmayan lig #2

Güneş batmayan lig #2

01/10/2019 @ 11:28

Mert Demircioğlu'nun kaleminden Premier League'in yedinci haftasında olup bitenler...

Lordlar Kamarası

The Beatles’ın efsane Abbey Road albümünün 50. yıl dönümünde, Liverpool Sheffield United deplasmanındaydı.The Beatles’ın arka planında kalan Ringo Starr’a selam çakarcasına, Liverpool’un modern Ringo Starr’ı Georginio Wijnaldum sahneye çıkıp Liverpool’a galibiyeti getirdi. Öndeki üçlünün arkasında kalıp tempoyu ayarlayan Wijnaldum, takımını yine zor bir durumdan çekti aldı. Sheffield’ın alan vermeden yaptığı savunmayı genç kaleci Dean Henderson’ın da hatasıyla açtılar. Gününde olmadığı bir maçta kazanmak, Liverpool için çok önemliydi. Sheffield açısından önlerindeki nispeten kolay fikstürden alacakları puanlar, morallerini toparlayıp ligde tutunmalarına yardımcı olabilir.

Manchester City, Everton deplasmanında Kevin De Bruyne’nin resitaliyle 3-1 kazandı. Riyad Mahrez’in Everton savunmasının bütün dengelerini bozması City’nin işlerini kolaylaştırdı. Pep Guardiola, kadrodaki her oyuncudan alabileceği maksimum verimi almaya devam ediyor. Gabriel Jesus ve Mahrez bu hafta kendilerine ilk 11’de yer buldular ve Pep’in yüzünü kara çıkarmadılar. Merseyside’ın mavi tarafına geçtiğimizde ise işler tam tersi durumda. Everton’ın oyuncu havuzunu olabilecek en verimsiz şekilde kullanmaya devam eden Marco Silva için artık söylenecek çok bir söz yok gibi.

Tottenham, Southampton’ı ağırladı. Serge Aurier’in neden güvenilir bir ilk tercih olmadığını gösterdiği maçta 2-1 kazandılar. Mantıksızca yaptığı iki faulle oyundan atılan Aurier, bizlere kariyerinin bir özetini sundu adeta. Spurs adına sezonun en istikrarlı performansını gösteren Hugo Lloris’in yaptığı hatayla gol yenmesi taraftarları en huzursuz eden şey olabilir. Soton’un maç boyunca bulduğu fırsatları değerlendirememesini ise golcü kalitesiyle bağdaştırabiliriz. Ralph Hassenhüttl’ın hücum verimliliğine de el atması gerektiği bir gerçek.

Hugo Lloris | Tottenham-Southampton

Chelsea kendi evinde Brighton & Hove Albion’la karşılaştı. Sezon başından beri sol bekini aktif olarak gol aksiyonları içerisinde kullanan Frank Lampard, bu maçta da bundan vazgeçmedi ve Marcos Alonso’nun içinde olduğu birçok fırsat yakaladı. Ancak golü bulamadılar. Bu sezon değişen kuralla birlikte görmeye alıştığımız hatayı Adam Webster tekrarladı ve penaltıya sebebiyet verdi. Maçın kontrolünü de bırakmayan Chelsea kendi evinde 2-0 kazandı. Böylece Lampard, futbolcuyken sayısız galibiyet kazandığı Stamford Bridge’de teknik direktör olarak da ilk galibiyetini almış oldu.

Haftanın maçı Manchester United-Arsenal’dı. İlk 40 dakika izleyenlere bu tercihini sorgulatan maçın 40-45 arası inanılmaz tempo kazananmasını kimse beklemiyordu. United, o kargaşadan Scott McTominay ile golü buldu. İki hocanın da geleceklerini güvence altına almak adına aldıkları savunma önlemleri sıkıcı futbolun nedeniydi belki de. Gol atmaları gerektiği ikinci yarı aklına gelen Unai Emery, takımının birazcık daha risk almasını istedi ve golü buldu. Mattéo Guendouzi harika bit oyun oynasa da tek başına kalması, Arsenal’in maçın kontrolünü ele almasına engel oldu. Maç sonunda bakıldığında, United’ın gelişi güzel futbolu ile Emery’nin anlam verilemeyen tercihlerinin bizlere sıkıcı bir maç izlettiğini söyleyebiliriz.

Avam Kamarası’nda göze çarpanlar

Portekiz’den sonra metrekare başına en çok Portekizlinin düştüğü Wolverhampton şehrinin temsilcisi Wolves, ligdeki ilk galibiyetini Watford karşısında 2-0’la aldı. Nuno Espirito Santo, geçen sene Wolves başındaki ilk sezonunda beklentileri bir hayli aşmıştı. Ancak bu sene, en iyi yaptıkları şey olan ve oyunlarını tanımlayan savunmayı unutmaları puan kayıplarının nedeni oldu gibi. Watford’da tekrar göreve gelen Quique Sánchez Flores içinse işler hiç kolay gözükmüyor. Geri döndükten sonraki ilk maçında City hezimeti yaşadıktan sonra işleri toparlaması için “tesislerde yatıp kalkması” gerekiyor gibi gözüküyor.

Wolves | Wolverhampton Wanderers - Watford

Leicester City bildiğiniz gibiydi. Tabi Newcastle United’ın erken 10 kişi kalması işlerini kolaylaştırsa da, ligin en iyi beklerinden biri olan Ricardo Pereira’nın açılışı yaptığı maçı, konsantrasyonlarını kaybetmeden 5-0 kazandılar. James Maddison’ın yokluğunda hücumda sıkıntı yaşamamaları, Brendan Rogers’ın doğru işleri yaptığının göstergesiydi. Vardy’e atılan savunma arkası topları Leicester’ın işlerini kolaylaştırdı. Newcastle United’ın şu hâlini görmek, Rafa Benitez’in geçmiş sezonlarda yaptıklarının ne kadar büyük iş olduğunu bizlere hatırlatıyor. Newcastle’ın sahibi Mike Ashley’nin taraftarlar tarafında günah keçisi seçilmesi çok da yanlış olmaz herhalde.