Eurosport

Ligue 1 notları - Yeni sezon #1

Ligue 1 notları - Yeni sezon #1

13/08/2019 @ 15:37Güncellendi 13/08/2019 @ 15:38

Fransa Ligue 1'in yeni sezonunun ilk haftasında olup bitenleri Ozan Can Sülüm değerlendiriyor.

Selamlar. Yeni sezonla karşınızdayız. Aslında bir transfer dönemi özel şeysi de yazacaktım ama sonra “Ya maçlar varken kimsenin umrunda olmuyor, bir de transfer özel mi yazayım” diye düşünüp vazgeçtim. Şaka şaka, üşengeçlikten.

Sezon, benim akıbetini en merak ettiğim iki takımın maçıyla başladı. Lyon, Fekir'den 80-100 kazanmayı bekliyordu, 20'ye sattılar, yeri dolmadı, geçen sezonun en iyi stoper ikilisi olan Marcelo- Denayer ikilisine Andersen'i eklediler, Lille'in gizli kahramanı Mendes geldi, ön tarafsa Fekir'den dolan boşluğu -eğer yerine kimse gelmezse- sezon içinde arayacak gibi. Ha, daha çok merak edilen şeyse sezon başındaki sportif direktör ve teknik adam değişikliğiydi. Sylvinho teknik adam, kulüp efsanesi ve hayatta en sevdiğim oyunculardan biri olan Juninho direktör göreviyle geldi. Amaç yeniden yapılanmak, PSG'yle daha “yarışkan” bir takım yaratmak. Zor iş. Hele ki iyi yerlerde staj yapmış Sylvinho'nun ilk işi olması ve Juninho'nun direktörlük tecrübesi olmadığını düşünürsek, biraz gerilmesi lazım Lyon taraftarının.

Yani gerilmesi lazımdı. Hele ki Monaco maçıyla başlarken. Sylvinho Genesio'nun gözünden düşen Tousart'la savunmayı dengelemiş, Mendes zaten herkes için yeteri kadar tempo yapıyor, Aouar da orta sahanın beyni. Burası tamam. Fakat Bertrand kardeş size bi’ enerji patlaması, bi’ özgüven gelmiş yani. 85 dakika oynamış bir Bertrand Traore'nin sadece dört pas hatası ve iki top kaybıyla büyük maç tamamlaması çok görülmedik bir olay. Kone çat diye oturmuş, Memphis'in kafası yerinde. Böyle gitmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Ama ilk test sonucu olumlu.

Monaco ise Grounhog Day filmiyle girdi vizyona. İki tane 18'lik tecrübesiz oyuncu, komik hatalar yapan tecrübeliler, kırmızıkart gören orta saha beyni... Kartlık bi’ olay yok, onu kabul ediyorum. Ama Glik ve Cesc'in bu takımın kötü oyuncuları olma şansı yok. İyi oynamasalar bile en az vasat oynamaları lazım. Ha bi’ de forvet almaları lazım. Ben Yedder geliyormuş, belki İcardi de. Çok acil yani.

Cesc Fabregas, Monaco-Lyon / Ligue 1

Son sözüm de Lecomte'a. Baktım, ilk kez dört sene önce beğenip yazmışım. O günden beri “Ulan herkes transfer yaptı bi’ bu adam transfer yapmadı, yazıklar olsun!” diye diye geziniyorum. Sen Monaco'ya git, ilk maçında iki tane hatalı gol ye, Benaglio'yu Schmeichel gibi göster. Kendine gel Benjamin.

Bu arada Dembele'yi çıkar, duvar oluyor çünkü, %85 altı pas yapan Lyon'lu yok. Sylvinho hocam mı demeliyiz acaba?

Nasılsın Neymar, keyfin yerinde mi?

Nimes'i geçen sezon sürpriz dokuzunculuğa ve ligin eğlenceli takımlarından biri olmaya götüren yedi kişi takımdan ayrıldı. Takdir edersiniz, yerleri dolmadı. Böyle bir noktada bu takımın ligden düşmesi çok doğal görünüyor ve adamlar ilk maçı Paris deplasmanında açtılar, bir de üstüne 24'te penaltı yediler. Pek tutamıyorsunuz sonrasını zaten PSG karşısında.

Bakın bu Di Maria olayı benim sinirimi bozmaya başladı. Neymar gider, gitsin, onsuz da yaşar PSG, fakat Sarabia'yı 11'e almak da efendim Di Maria'yı oynatmamak, Draxler'i merkez yapmak da efendim atakları onun yönlendirmesi falan, kızdırmayın adamı. Di Maria dünyanın en underrated” adamlarından biri. Skor üretir, sette savunma açar, kontrayı isterseniz başlatır, isterseniz bitirir, duran top, uzaktan şut atar, istikrarlıdır. Ne yapacak abi bu adam artık yerine oyuncu alınmaması için? Kaldı ki Sarabia'ya henüz sağ-sol-orta üçlüsünde tam bir yer bulamadı Tuchel. Bırak bulma boş ver hocam.

Angel Di Maria (PSG)

Koscielny olayından dolayı Bordeaux bu sezon kendisine yer bulamayacak burada. Ama Sousa geldiğinden beri 11 maçta sekiz puanları var. Beter olsunlar :(

Yusuf Yazıcı geldi, Ligue 1'in havası değişti ya! Daha önce hiç Twitter'da toplu Ligue 1 maçı izlendiğini hatırlamıyorum, çok değişik ve keyifliydi. Zeki'nin böyle bir etkisi olmamıştı mesela geçen sezon. Lille çok oyuncu kaybetti ve Şampiyonlar Ligi başladığında bu onların başını ağrıtacak gibime geliyor hâlâ. Müthiş para kaldırdılar, Pepe ve Mendes gibi oyuncularını kaybettiler, Leao gibi bir süperyıldız adayı gitti, fakat ön taraf hala uçak. U17 Dünya Kupası'nda anlatırken bayıldığım Osimhen'i bundan dört sene önce Arsenal denemeye aldığında aha yeni Adebayor geliyor demiştim. Çocuk çok iyi bir kariyer kurdu kendisine. Önce gol atabileceği liglere gitti, şimdi de tam zamanında “Ligue of Talents”a geldi. Süper başladı. Weah, İkone, Bamba ve Osimhen atletizm, patlayıcılık, sinir bozukluğu ve eğlence vadediyor. Her ne kadar İkone'nin oyun zekâsı fazla olsa da, oraya Yusuf gibi sakinlik, üst düzey oyun görüşü ve kontrollü oyun eklenince; bu takımın ön tarafı Pepe'nin skor eksiğini biraz kapatabilir gibime geliyor. Özellikle Yusuf'un oyuna girdikten sonra serbest vuruşla ve iki oyuncu arasından çıkıp öne oynadığı pozisyonla neler katacağı göründü. Galtier reyis de “Geç geldi ama müthiş başladı, şaşırttı” gibi bir şeyler söylemiş. Hoca zor oyuncu beğenir ama kafasına koyduğunu da yüceltir. Çok iyi yerde Yusuf.

Nantes'ta da Vahid Halilhodzic “Hedef büyütecek transfer yapmazsak gideceğim!” dedi, gitti. Yerine Vahid hocanın bıraktığı işi üçüncü kez alan Christian Gourcuff geldi. Evet o Gourcuff'ün babası. Baktım Yoann şu an Concarneau'yla denemeye çıkıyormuş. Nantes'ten bi şey olmaz.

Avrupa'nın en overrated” hocalarından Andre Vilas-Boas'la anlaşan Marsilya da sezona tam anlamıyla Marsilya gibi başladı. Sezon başı para sorunu vardı, transfer yapamadılar, sonra Ocampos gitti, parasıyla Benedetto'yu aldılar ki pek de ne beklememiz gerektiği belli değil bundan. Daha ilginci, geçen seneki en büyük sorun stoperdi, bu sezon Rolando, Abdennour ve son olarak da Adil “Pimp” Rami ayrıldı takımdan, ama stoper almadılar. İlk maç da bize gösterdi ki Caleta-Car ve Kamara önümüzdeki yıllar için değerli, şu anda sorunlu. E Payet yaşlanıyor, Gustavo gidecekti zorla kaldı, Germain desen yararlı ama skorer değil... Ne yapmayı düşünüyorsunuz bu sezon acaba değerli Marsilya taraftarı?

Marsilya taraftarı

Hassan Kamara ne top oynadı yalnız ya.

Bu sezon St. Etienne'i önce Saliba, sonrasında da geçen sezonun mirası hatrına izlemek lazım. Ghislain Printant “Beyler geçen sene ne yapıyor idiyseniz şimdi de aynısını yapın hadi aslanlarım!” diyen bir kadro çıkarmış Dijon deplasmanına. Ahoulou ve ayrılmazsa M'Vila sapasağlam orta saha, e savunma merkezi yıllardır iyi. Debuchy ve Trauco çok iyi bekler. Cabella'yı 12'ye okutup son 10 yılda Payet sonrasında ligin en fazla asist yapan oyuncusu Boudebouz'u 3,5'a kapatmak da muazzam bi’ iş. Yine akar gider bu takım.

Strasbourg üç puan alamasa da özellikle ilk 30 dakikadaki inanılmaz baskısıyla dikkatimi çekti. Herhalde UEFA Avrupa Ligi başlayınca böyle gidemezler tempo olarak. Yalnız bir problemleri var, yemişler hadi bir gol, ama evinde son 15 dakikayı baskılı oynayamadılar. Biraz oyuncu profiliyle alakalı bu tabii ancak geçen sezonki sürpriz çizgisini devam ettirebilecek bir takım varsa o da Strasbourg gibi geliyor bana.

Daha yaz başında Angers taş gibi oluyor demiştim, Jeff kardeşimi ellerinde tutarlarsa zaten bu sezonun ilk sekizine yazacağız onları, Nice'te Vieira'nın elinde oyuncu kalmayacak yakında ama hâlâoyun anlayışından hiçbir şey kaybetmedi ve sonuç alıyor ve son olarak, Montpellier geçen sezonun en iyi oyuncusu Savanier'yi aldı, Savanier birkaç ay yok. Rennes geçen sezon kupa aldı, Niang hariç bütün oyuncularını çaldı büyükler. İkisinin de işi bayağı zor. Julien Stephan çok iyi hoca da, kadro yoksa ne yapacaksın değil mi?

Jeff Reine-Adélaïde / Angers-Stade Rennais / Ligue 1

Bu sezon bir de haftanın 11'ini seçiyorum:

  • Kaleci: Romain Salin (Rennes) - Penaltı ve sonrasındaki kurtarışı ve maç boyu yaptığı müthiş kurtarışlar için.
  • Sağ Bek: Hamari Traore (Rennes) - Sağ kanadı uçak gibi kullandığı yetmiyormuş gibi savunmada da harikaydı.
  • Sol Bek: Hassan Kamara (Reims) - Valla bu lig beklerin ligidir, seçmesi de zordur ama Kamara şov yaptı. Sekiz top çalma ne demek Kamara?
  • Stoper: Loic Perrin (St. Etienne) - Çünkü kendisi bir general. Özellikle M'vila ve Ahoulou'yla uyumu çok güzel.
  • Stoper: Dante (Nice) - Çünkü o da bir general. Sadece üç pas hatasıyla oynamış. Onsuz Vieira'nın geriden top çıkarması imkansız.
  • Orta Saha: Jean Aholou (Monaco) - “Merkez orta sahayı Fransa'dan alacaksın.” demiş bir İngiliz düşünür. Aholou nihayet takımını buldu. Dört hava topu kazanmış, dört top çalmış, üç pas hatası yapmış maç boyu. 11 km koşması da cabası.
  • Orta Saha: Lucas Tousart (O. Lyon) - Bu çocuğun ayağı iyiydi, sonra Genesio buna bir anda "Gonalons'un ayı olanı" muamelesi çekmeye başladı. Sırf kesici değil ki bu. Gördük de. Mendes ve Aouar'la birlikte çok iyi gözüktü, dört top çalma ve %95 pas başarısıyla oynadı.
  • Orta Saha: Jeff Reine-Adelaide (Angers) - Arsenal altyapısından çıkma olduğu nasıl belli aslanımın. Dripling yapıyor (dokuz), anahtar pas atıyor (iki), gol ve asist yapıyor... 20'ye gidecek diyorlardı, bir sezon daha kalırsa 40'a çıkar o. Haftanın oyuncusu.
  • Sağ Kanat: Bertrand Traore (O. Lyon) - Fekir gitmişken takımın ceza sahası çevresinde daha akıllı olmaya ihtiyacı var. Oyunun her anında vardı, kararları bu sefer doğru verdi, en büyük sorununu atlatmış gibi gözüktü.
  • Sol Kanat: Kylian Mbappe (PSG) - Bu abiyi sağa sola merkeze koyacağız bütün sezon, herhalde bunun farkındasınızdır. 2019'un Fransa'da en fazla gol atan adamı. 21 oldu.
  • Forvet: Victor Osimhen (Lille) - Leao gibi bir wonderkid'in yerine gel, 2-1'lik maçta iki golle başla. Özellikle ilk goldeki kontrol, sonra cezasahasındaki sakinliği ve bitirici vuruşu müthişti. Bir yıldız daha kazandı güzide ligimiz.