Eurosport

Ligue 1 notları #3

Ligue 1 notları #3

05/09/2019 @ 13:17

Ozan Can Sülüm, Fransa Ligue 1'in dördüncü haftasında olanları bitenleri yazıyor. Ligue 1 notları 2. sezon 3. bölüm sizlerle...

PSG'nin Metz'i yenmesi haber değil ama transfer döneminin sonunda Icardi'yi alması haber. Aslında oradaki haber normal bir takımda ne olurdu biliyor musunuz? 2012'de “Messi'yle ilgileniyor musunuz?” diye soru sorulduğunda “Biz Messi'yi almak değil, Messi'mizi yetiştirmek istiyoruz diyen PSG başkanının bu sezon takımdan – FFP'den kurtulmak için – yolladığıyedi altyapı oyuncusu. Magazin milli takımı cidden PSG. Wanda-Icardi'nin gelişi de buna katkı sağlayacak. 2002 doğumlu Adil Aouchiche ilk 11'de başladı ki bayağı da top oynadı. PSG tarihinin A Takım’da oynayan en genç oyuncusu olmuş. Adamlarda öyle bir altyapı var ki şansa, sürekli topçu çıkıyor. Fransa havuzu abi, normal. Bence esas sorun herkesin ölesiye övdüğü, nihayet olması gereken yerde falan diye yerlerden yerlere atladığı Sarabia'nın henüz felaket oynuyor olması. Transferin son günü yollanan, hatta sanırım PSG'de kimsenin nereye gittiğine bile bakmadığı, dolayısıyla resmi transfer açıklamasında yanlış kulübün adı yazılan Jese - Sporting'e gitmesine rağmen “Celta Vigo'ya transfer olan oyuncumuz” yazılmıştı resmi sitede - gibi olmaz sonu umuyorum.

Son üç sezonda Lyon'a karşı deplasmanda daha fazla topa sahip olabilen sadece bir takım vardı: PSG. Artık oraya Bordo'yu da ekleyeceğiz. Kırmızıya kadar her şey normal bir Lyon-Bordo maçı, tek eksik Lyon'un ikinci golü atamaması. 61'den sonrasıysa felaket. Her ne kadar 10 kişi kalmış olsa da son yarım saatte rakibin %70'le topla oynamasına, 11 şut pozisyonu vermesine, tamamen yok olmasına anlam veremiyorum Lyon'un. Bu tabii ki Sylvinho'nun ilk tecrübesi, acılar da sancılar da olacak. Bu da işin bir parçası. Fakat acil durum ve B planı konusunda neler var cebinde, pek bi’ şey göremedik.

Lyon - Bordeaux

Abi ben Monaco'yu izlerken sürekli aynı maçı izliyor gibi hissediyorum ya. İyi birkaç dakikalık sekans, gol atılıyor ki sürekli Slimani atıyor şu an, öne geçiliyor ama yok, yakalanıyor takım. Leonardo Jardim'in alamet-i farikası neydi o inanılmaz sezonda? Monaco ilk yarı öne geçer, ondan sonra öldürsen pozisyon vermez, kontradan seni paramparça ederdi. Şimdi niye olmuyor? Çünkü bir, orta saha sert değil. Bakayoko'nun gelişi az bir şey değiştirebilir bunu. İki, tabii ki Bernardo Silva yok, üç Lecomte nasıl olduysa Hayrettin'e bağladı. Her şeyi yiyor. İnsan kahroluyor valla. Bu arada Strasbourg'la ilgili ufak bir çekincemi belirtmek isterim; Avrupa'ya veda ettiler, bir hayal kırıklığı illa ki olacaktır, yalnız bundan kurtulamazlarsa ekim sonuna kadar felaket fikstürleri var, düşmemeye oynamak demek devre arası Lala'nın Thomasson'un, Ajorque'un kaçması falan demek olabilir. Kendinize dikkat edin.

Birisi Twitter'dan kupon istedi, dedim kupon yok ama Nice büyük ihtimal yener Rennes'i. Tabii bu son saniyede gol atacaklarını bildiğim anlamına falan gelmez. Vieira bu maçları öldürüyor. Tahmini de çok zor. İçeride daha normal bir takım, dışarıda saha karmakarışık oluyor Nice'le oynarken. İş fiziğe ve atletizme kalıyor. Savunmanın önünde altıtane adam var, koşuyor bunlar. Geriye, kanada, kendi sahana... Sıkıştırıyorlar seni. Böyle dümdüz anlatabilirim herhalde. E Rennes de Niang'ın skor üretimine bağımlı bir takım. 2019'daki Rennes gollerinin %47'sinde o var, gol ve asist olarak. O tam gününde olmayınca çıkmıyor pek bi’ şeyler.

Geçen hafta Yusuf için çok kritik dönem, henüz pek adapte olamadı falan demiştim. Bu maçta gerçekten çok kötüydü. Beş kez top kaptırdı, %70 pas başarısıyla oynadı, 52'de atıldı. İkisi de çok gereksiz olan iki sarı kart gördü. Bu onun Fransa Ligi'ndeki hıza tam ayak uyduramadığını gösteriyor. Herkes koşar abi orada. Herkes sen kayarak müdahale yaparken bir kez ekstra dokunup o sarı kartı aldırır. Girme öyle. İşin kötüsü bir de bunun üstüne sakatlanmış milli takımda. Umuyorum fiziksel olarak sorun yaşamaz dönüşünde ve daha iyi döner. Ben yerini kaybedeceğini düşünmüyorum ama olabilecek en kötü başlangıcı yaptı. Bundan sonra yukarı gider. Bu arada Rajkoviç zamanında bu Milinkoviç-Saviç, Andrija Zivkoviç, Marko Grujiç'in olduğu ve Sırbistan U20 Milli Takımı'nın dünya şampiyonu olduğu takımın kalecisi ve turnuvanın da en değerli kalecisiydi. Sonra niye bilmiyorum Maccabi Tel Aviv'e gitti. Nihayet büyük bir ligde kendisini gösterecek ve iyi başladı. Bir bakın, iyi kaleci.

Rajkovic

Marsilya nihayet Valentin Rongier'ye kavuştu. 2019'da Payet ve Depay dışında en fazla gol pozisyonu üreten oyuncu. 95 kez gol fırsatı yaratmış. Orta sahaları eksikti, üç pozisyon için dört oyuncuları vardı merkezde. Şimdi biraz daha derinlik yarattılar, daha da önemlisi Payet ve Thauvin hariç hücumda bir şeyler yapabilecek üçüncü bir oyuncu giriyor 11'e. Bence kısırlığı biraz giderecek. Gonzalez-Kamara ikilisi ısınıyor, Benedetto'nun da kendine güveni biraz arttı son iki haftada. Vilas-Boas'ın Marsilya taraftarıyla arası şimdilik iyi olacak. Sonrasında bakarız.

Bu arada nazar değdirdik ya Laporte'a. İlk kez çağrıldı falan filan diye övdük, adam gidip sakatlandı. Çok üzüldüm valla. Demek ki kısmet değil bu adamın Fransa Milli Takımı'nda oynaması.

Haftanın 11'i:

Kaleci: Predrag Rajkoviç (Reims) - Bu sezonun ana faktörlerinden biri olmasını bekliyorum zaten Reims'te. Üç kurtarış, biri penaltı, hepsi kritik toplar.

Sağ Bek: Fabio (Nantes) - Geçen hafta da bayağı top oynamıştı da onun yerine Hamari Traore'yi almıştım. Bu hafta görüp artırdı. Takım ondan çıkıyor. Yetmiyor, bütün kritik müdahaleleri o yapıyor. Altı kere top çalmış. Hobbit gibi adam, sürekli kafa topu almış. Helal olsun.

Stoper: Romain Thomas (Angers) - Angers iç sahada oynadığı her hafta savunmadan adam sokacak galiba. Yönetici bu Thomas. Dripling'le Angers savunmasına geliyor rakipler, diyorlar ki "Yöneticiyle görüşmek istiyorum.” Thomas geliyor alıyor topu.

Stoper: Thiago Silva (PSG) - 122 kez topla buluştuğu (en fazla topla buluşan oyuncu) Metz deplasmanında 109 başarılı pas, iki dripling. Sadece kesmeyip bir de oyun kurunca bu adam tadından yenmiyor.

Sol Bek: Racine Coly (Nice) - Bir bekin en fazla topla buluşan oyuncu olması, en fazla mesafe kat eden oyuncu olması, %90 üstü pas başarısıyla oynaması derken bir de maçı kazandıran gol atması falan bunlar nasıl şeyler...

Orta Saha: Gana Gueye (PSG) - PSG'nin Matuidi gittiğinden, Motta sakatlandığından ve Rabiot'nun annesi kontrat görüşmelerine girdiğinden beri bir savunma önü orta alan sorunu var. Marquinhos çözemedi, diğerleri çare olamadı, nihayet Gana geldi. Hop beş tane top çaldı, pat altı tane hava topu kazandı, onların hepsini olumlu kullandı falan derken bir anda dünya varmış dedi PSG taraftarı. Ha bu Metz deplasmanı tabii, durum bakalım.

Orta Saha: Abdoulaye Toure (Nantes) - Ön libero "Touregiller"in yenisi bu. Defansif sayıları gerçekten muazzam, sezon başı hafif kilo fazlası vardı o da gitti. Bir de üstünde maçı getiren golü attı.

Sağ Kanat: Zinedine Ferhat (Nimes) - Bu hangi Zinedine kardeşim? Biraz zorladım tamam, orta saha değil bu adam ama önce Monaco maçını getirdi, şimdi bu hafta ilk golünü attı. "Hiçbir şeyden tam değil her şeyden biraz” tanımı şu anda rakiplerin kafasını karıştırıyor. Yalnız bi kişi de önüne çıkmadı golde be.

Sol Kanat: Angel Di Maria (PSG) - Neymar gider, biz kalırız, biz Arjantinli underrated Di Maria'yız. Siz konuşun başkalarını. Icardi falan. Di Maria kazandırır size maçı.

Forvet: Dario Benedetto (Marsilya) - Marsilya'nın gol atmasına sebep olan herkesin buraya girebilmesi lazım. Hem ceza sahasında çok etkili, hem de Payet ve Thauvin'in hızına ve topu getirme şekline çabuk ayak uydurdu. Rongier de gelince daha efektif olabilir.

Forvet: Islam Slimani (Monaco) - Bunun ne işi var burada diye mi soracaksınız? Haftanın oyuncusu Slimani. İki gol, direkten dönen bir top, ceza sahasına getiriyor, dağıtıyor, atıyor, öne geçince alıyor savunmayı sırtına gidiyor falan... Monaco'da kariyerini kurtaracak gibi. Ha Monaco'yu kurtarabilir mi, orası ayrı soru.