Getty Images

Büyük altılı sezon değerlendirmesi - Manchester City

Büyük altılı sezon değerlendirmesi - Manchester City

13/05/2019 @ 14:11Güncellendi 13/05/2019 @ 15:39

Premier Lig şampiyonu Manchester City’nin sezonu nasıl geçti? Hedefler nelerdi, hangilerine ulaşıldı? Eurosport Türkiye ekibinden Enes Koca Manchester City’nin 2018/2019 sezonunu değerlendirdi.

“Onlar bugün Londra’dan trene şampiyon olarak binecekler ve Manchester’a şampiyon olarak gelecekler. Maça da şampiyon olarak çıkacaklar. Biz henüz şampiyon değiliz, şampiyon hâlâ onlar.”

Bu sözler Manchester City Menajeri Pep Guardiola’ya ait. Amazon’un geçtiğimiz yıl yayımladığı ve Manchester City’nin 2017-2018 sezonunu konu alan “All or Nothing” belgeselinin bir bölümünde, Chelsea ile oynayacakları maç öncesi oyuncularını motive etmek için bunları söylüyor tecrübeli çalıştırıcı.

Pep Guardiola

O hafta Chelsea’yi mağlup eden "Maviler" sezon sonunda da hepimizin bildiği gibi şampiyonluğu göğüsledier. Artık sahaya şampiyon olarak çıkma sırası onlardaydı. Yeni sezonda karşılaştıkları tüm rakiplerine son şampiyon olduklarını hissettirdiler. Öyle ki, aralık ayına kadar oynadıkları 13 maçın 11’ini kazanıp diğer ikisinden de beraberlikle ayrıldılar. Bu 13 karşılaşmada 40 gol atarken kalelerinde yalnızca beş gole izin verdiler. Üstelik kolay bir fikstür içinde de yapmadılar bunu. Sırasıyla Arsenal, Tottenham, Manchester United ve West Ham gibi ligin kaliteli kadrolarını alt etmeyi başardılar. Bu süreçte sadece şampiyon olduklarını hissettirmekle kalmadılar, aynı zamanda yeni şampiyonluğun en büyük adayı olduklarını da ilan ettiler. Aralık ayına girilirken puan tablosunun en üst basamağını kimseye bırakmamışlardı.

Aralık ayı işleri karıştırdı. Soğuktan olsa gerek, motor teklemeye başladı. Yılın son ayında çıktıkları yedi karşılaşmanın üçünü kaybettiler. Bu üç mağlubiyet onları liderlikten etti. Zira bir önceki sezon olduğu gibi şampiyonluk yolunda rakipsiz değillerdi. Liverpool yılın son ayına girilirken takip mesafesini iyi ayarlamıştı. City’nin vites düşürmesini fırsat bilen Jürgen Kloop’un öğrencileri, yeni yıla girilirken 54 puana ulaştılar ve yedi puan farkla liderlik koltuğunu City’nin altından çekip aldılar. City için aralık ayının tek olumlu gelişmesi Şampiyonlar Ligi’nde gruptan lider çıkılmış olmasıydı.

İmdada 2019 yetişti. Maviler yeni yılın ilk randevusunda liderliği ellerinden alan Liverpool’la karşı karşıya gelecekti. Bu maç biraz olsun aralık ayındaki kayıpları törpüleyebilirdi. City en ihtiyacı olduğu noktada oynadı "şampiyonluk kartı"nı. Liverpool’u 2-1 mağlup ederek puan farkını dörde indirdi. Maviler üzerine düşeni yapmıştı, artık Kırmızılar'ın hata yapmasını bekleyeceklerdi.

Leroy Sane, Manchester City vs Liverpool

Kışın kalan bölümünü Newcastle United maçı dışında hatasız geçen Manchester ekibini, baharın kapısında liderlik bekliyordu. Liverpool, ocak ve şubat aylarında City’nin umduğu hataları yapmıştı. Maviler, mart ayına girilirken şampiyonluk yoğunluğunu iyiden iyiye göstermiş ve iki puanlık farkla liderlik koltuğunu geri almışlardı. Bundan sonra yol bayır aşağıydı, dikiz aynasını kontrol etme sırası City’e geçmişti.

Şampiyonlar Ligi’nde de işler yolundaydı. İkinci turda Schalke’yle eşleşen City, rakibine iki maçta toplam 10 gol atarak zorlanmadan üst tura yükseldi.

Çeyrek finalde rakip daha sonra finale kadar yürüyecek olan Tottenham’dı. Kuzey Londra ekibinin yeni stadyumunda oynanan ilk maçı 1-0 kaybeden Maviler'in, Etihad’da onları bekleyen sezonun en dramatik maçından henüz haberleri yoktu. Son dakikalarına 4-3 önde girdikleri rövanş karşılaşmasında, üst tura yükselmek için bir gole daha ihtiyaçları vardı. Uzatma dakikalarında Raheem Sterling’in ayağından yarı final golünü bulup, yarın yokmuş gibi sevindiler. Fakat bu sevinç tarihin kursakta kalan en büyük sevinci olarak kayıtlara geçti. VAR’ın ofsayt uyarısıyla Sterling’in golü iptal edilmiş; Şampiyonlar Ligi, Manchester City için bir kere daha kırık hayaller otobanına dönüşmüştü.

Raheem Sterling, Manchester City vs Liverpool, Şampiyonlar Ligi çeyrek finali

Artık en büyük hedef Premier Lig şampiyonluğuydu. Üstelik fikstürün zor bölümü de atlatılmıştı. Kâğıt üzerinde Manchester United deplasmanı haricinde kayıp yaşayabilecekleri bir maç gözükmüyordu. Manchester United’ı deplasmanda 2-0’la geçtiler ama her şey kâğıt üzerinde göründüğü gibi değildi. Leicester City ile oynadıkları maç beklenilenden çok daha zor geçti. Kompany’nin sonsuza giden şutu şampiyonluğu müjdeliyordu. O mucize şut olmasa muhtemelen bu yazıda Manchester City’den şampiyon olarak değil ikinci olarak bahsedecektik.

Vincent Company, Manchester City vs Leicester City

Lig şampiyonluğu mavileri mutlu etti etmesine ama akıllar komşunun kazında kaldı. Sezon başında City taraftarlarına ve futbolcularına "Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu mu yoksa Premier Lig şampiyonluğu mu?" sorusu yöneltilse muhtemelen büyük çoğunluk Şampiyonlar Ligi'ni Premier Lig'e tercih ederdi. Malum; Şampiyonlar Ligi henüz ayak basılmamış bir ada, tüm uğraşlara rağmen zaptedilememiş bir kale gibi duruyor senelerdir karşılarında.

Aynı soruyu, şampiyonluk yarışında onları bir an olsun rahat bırakmayan ve ligi tekerlek farkıyla arkalarında tamamlayan Liverpool cephesine sorsak muhtemelen "Premier Lig şampiyonluğu" cevabını alırdık. Zira dünya üzerinde lig şampiyonluğunu Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna tercih edecek tek camia Liverpool olabilir. Fakat bugün geldiğimiz noktada City lig şampiyonu olurken, Liverpool ise Şampiyonlar Ligi finaline yükselmiş durumda.

Gelelim arabuluculuk kısmına. City cepten vereceği bir puan karşılığında Liverpool’un final oynama hakkını almak ister mi? Çok büyük ihtimal. Liverpool, City’den alacağı bir puan ve dolayısıyla kaldıracağı Premier Lig kupası karşılığında Şampiyonlar Ligi’ndeki final hakkını verir mi? Zor da olsa verebilir. Ancak atı alan Üsküdar’ı geçti. City’nin önünde bir FA Cup finali, Liverpool’un önündeyse zorlu bir Şampiyonlar Ligi var.