AFP

Unutulmaz Macaristan Grand Prix’leri

Unutulmaz Macaristan Grand Prix’leri

03/08/2019 @ 16:49Güncellendi 03/08/2019 @ 16:52

Formula 1’de yaz arası, bu hafta sonu Macaristan’da yapılacak olan yarış sonrası başlayacak. Monza ve Monaco’yla birlikte yarış takviminin daimî üyesi arasında yer alan Hungaroring, Formula 1 tarihinin tozlu sayfalarına birçok unutulmaz anı yerleştirdi.

Ağustos ayı spor dünyası için futbolun başlangıcı, basketbol turnuvalarının devamı, teniste Amerikan Açık turnuvasının hazırlığı ve Formula 1’in yaz arasına girmesi anlamlarını ifade eder.

Son üç yarıştaki rekabet ortamının yanı sıra ardı arkası kesilmeyen sürprizlerle tadı damağımızda kalan Formula 1’de 2019 sezonu, yaklaşık dört hafta sürecek olan yaz arasına girecek. Bu ara öncesindeki son yarış Macaristan’da bulunan Hungaroring pistinde yapılacak. Bu pistin bazı unutulmaz anlarına göz atalım.

Britanyalıdan efsanevi zafer!

Alt başlığı okuduğunuz zaman aklınıza ilk olarak Lewis Hamilton gelebilir. Veya biraz geçmişe gidersek Jenson Button, daha da geçmişe gidersek Damon Hill hatta Jim Clark bile aklınızda belirebilir. Takvimi o kadar geriye sarmaya gerek yok. 30 yıl önceye dönelim.

1989’da Ferrari’siyle Macaristan’da unutulmaz bir zafer elde eden Britanyalı yıldız sürücü Nigel Mansell, yarışa 12. sıradan başlamıştı. Mansell, sıralama turlarında virajlarda bazı hatalar yapmış ve podyum sırasından çok uzak bir yere konumlanmıştı. Yarış gününde ise adeta bambaşka bir Mansell vardı. Start anında inanılmaz bir kalkış yapan kurt pilot, henüz ilk viraj dönülürken dört sıra birden yükselmişti bile. Rakiplerinden bazılarının mekanik sorun yaşayarak yarış dışı kalması da Britanyalının ekmeğine yağ sürdü. Mansell bu fırsattan yararlanarak önce podyum sıralamasına girdi ardından da Ayrton Senna’yı geçti ve yarış sonuna kadar elinden bırakmayacağı liderliği aldı.

Nigel Mansell

Sürpriz, drama ve tartışma…

2014 Macaristan Grand Prix’ini üç kelimeyle özetleyecek olursak “sürpriz, drama ve tartışma” kelimelerini seçebiliriz. Yarışa saatler kala başlayan şiddetli yağmur, kısa bir sürede pisti tamamen ıslatmıştı. Tabii durum böyle olunca grid’in tamamı geçiş lastikleriyle yarışa başlamıştı. O zamanlar Red Bull koltuğunda olan ve kendisini yeni yeni kanıtlamaya başlayan Daniel Ricciardo, yarışa dördüncü sıradan başlarken ilk iki sıra Nico Rosberg ve Sebastian Vettel’e aitti. İngiliz yıldız Lewis Hamilton ise kalkışını pit yolundan yapacaktı. Red Bull’un düzlüklerde büyük fark yaratacağı pist, Ricciardo’nun kirli taraftan kalkması nedeniyle takıma bir dezavantaj yaşattı. Avustralyalı sürücü ilk turlarda üç sıra kaybetmiş ve zafer ümitleriyle geldiği yarışta podyum şansını dahi kaybetmiş gibiydi. Durum böyle olunca yarışın Rosberg-Vettel çekişmesi altında geçmesi bekleniyordu. Ancak güvenlik aracının piste çıkması her şeyi değiştirdi…

O ana kadar ilk dört sırada yer alan Rosberg, Vettel, Veltteri Bottas ve Fernando Alonso, arkalarındaki grupla 15 saniyelik bir fark açmıştı. Üstelik bu dört pilot pit’e de girmişti. Güvenlik aracının piste girmesiyle beraber arka grup ilk pitlerini yapıp piste döndükten sonra ilk dört sırayla aralarındaki farkı eritmişlerdi. Yani yarış yeniden başlıyordu.

Yarışın ilerleyen bölümlerinde güvenlik aracı bir kez daha sahne aldı. Artık ilk on sırada yer alan bütün pilotlar tamamen yakınlaşmıştı. 38. tura kadar ortalıkta fazla görünmeyen Hamilton, o turda pite gelerek sıfır set lastikleri taktı ve böylece start anında yaşadığı dezavantajı az da olsa giderebilme şansını yakaladı. Ricciardo ise erken taktığı yumuşak lastiğin artılarıyla beraber liderliğe yerleşmişti. Yarışın son on turunda işler iyice çığırından çıktı.

Son on tura girilirken Alonso, aşınmış lastikleriyle liderdi. Arkasındaysa Hamilyon vardı. Ricciardo ise birkaç tur içerisinde Rosberg, Raikkonen ve Massa’yı geçerek üçüncü sıraya kadar yükseldi. Hamilton ve Alonso’yla liderlik yarışına girerken Ricciardo, büyük bir hızla bu ikiliye yaklaştı ve önce Hamilton’ı ardından Alonso’yu harika ataklarla geçerek liderliği aldı. Hamilton felaket geçen sıralama turlarının ardından yarışı üçüncü tamamlarken Alonso, podyuma bile girmesi güç görünen yavaş Ferrari’siyle ikinci oldu. Ancak finiş çizgisindeki en mutlu isim şüphesiz ki Ricciardo olmuştu…

Fernando Alonso (Ferrari), Daniel Ricciardo (Red Bull), Lewis Hamilton (Mercedes) -  2014 Macaristan GP

Devlerin savaşı

Macaristan’ın ev sahipliğindeki ilk efsanevi yarış 1986’da yapılmıştı. Formula 1’in çiçeği burnunda pisti, Nelson Piquet ile Ayrton Senna arasındaki dev kapışmayla birlikte ilgileri toplamıştı. Hungaroring, iki yıl sonra yani 1988 yılında ise ileride bir mit olarak anılacağının sinyallerini veriyordu. Zira F1 tarihinin en büyük rekabetleri arasında yer alan Ayrton Senna-Alain Prost düellosu, Budapeşte’deki randevularında da izleyenlere keyif verdi. Senna, sıralama turlarında rahat bir sürüşle birlikte pole pozisyonunu almıştı. Prost ise Senna’nın hızına yaklaşamadı ve yedinci sırayı aldı. Pole’de yer alan Brezilyalı yarışın büyük bir bölümünde liderliği elinden bırakmadı. Fransız takım arkadaşı Prost ise yukarılara tırmanarak ikinci sıraya kadar yükselmişti. Son turlara girilirken Prost, Senna’nın önüne geçti ancak son tur içerisinde her viraj dönüşünde liderlik el değiştiriyordu. Start düzlüğüne gelinirken önde olan isim Ayrton Senna’ydı. İkincilik ise liderin yalnızca 0,5 saniye ardında kalan Alain Prost’un olmuştu.

Alain Prost ve Ayrton Senna

Fernando Alonso hem tarih yazdı hem de Michael Schumacher’e tur bindirdi!

2003’teyiz. İspanyol sürücü Fernando Alonso ve mavili sarılı Renaul’u başrolde. Şimdilerde Formula 1’in emeklilerinden olan İspanyol pilot, 2003 Macaristan Grand Prix’sinde turbo hibrit çağını geride bırakırsak tarihin en dominant sürüşlerinden birine imza atmıştı. Alonso, cuma günü yapılan antrenman seanslarından itibaren ne kadar hızlı olduğunu herkese gösteriyordu. Cumartesi günü sürprize mahal vermeden pole pozisyonunu almış, ikincilikse Ralf Schumacher’e gitmişti. Efsane Michael Schumacher, berbat geçen sıralama turlarında sekizinci sırayı almıştı. Start anından itibaren inanılmaz bir ivme yakalayan Alonso, en yakın takipçisine 16 saniye fark atarak zafere ulaştı. 22 yaşındaki sürücü böylece yarış kazanan en genç sürücü olarak Formula 1 tarihine (Bu rekor şu anda 2016 yılında henüz 19 yaşındayken Grand Prix kazanan Max Verstappen’in elinde.) geçti. Tabi bir de Michael Schumacher’in Ferrari’sine tur bindirdi…

Hazırlayan: Kuzey KILIÇ