Getty Images

Flaman ulusal bayramı: Ronde van Vlaanderen

Flaman ulusal bayramı: Ronde van Vlaanderen

06/04/2019 @ 10:49Güncellendi 08/04/2019 @ 16:21

Sezonun ikinci anıtsal klasiği Ronde van Vlaanderen geldi çattı. Bu büyük klasiğin doğuşunu, gelişimini, kendine has parkurunu ve bu yılki favorilerini Eurosport Türkiye bisiklet yorumcusu Sarper Günsal yazdı.

Yarışın kendi dilindeki tam adı “Ronde van Vlaanderen, lakabı ise “Vlaanderens Mooiste”. Bisikletin diğer kadim dillerinde Tour des Flandres, Giro delle Fiandre, Vuelta a Flandes ve Tour of Flanders diye anıyorlar. Şöyle böyle 40 yıldır bu güzel spora sırt çevirmiş bizler ise Flandre Turu adını kullanıyoruz. Flamanların ulusal gururunu yansıtan bu bayram tek kelimeyle RONDE olarak biliniyor.

1830’larda bağımsızlığını kazanan Belçika uzun süredir kültürel ve yönetsel olarak Fransızca konuşan Valonların egemenliği altında yaşamaktaydı. Hatta Flaman dilinde kitap yazmak aileden kovulmayı gerektirecek kadar büyük bir ayıp olarak görülüyordu. Kömür madenleri ve çelik sanayi ile birlikte ekonomi Valon bölgesinde büyüyor; Flandre, ticaret yollarını kapatan Hollanda yüzünden sadece tarımla uğraşabiliyor, halk fakirlik içinde yaşamını sürdürüyordu. 1860’larda başlayan milliyetçi hareket sonucunda Flaman dili 1898’de Belçika’nın ikinci resmi dili olarak kabul edildikten sonra Flaman olmanın utanılacak bir şey olmadığı, gurur duyulması gereken bir haslet olduğu kuzeydeki halka işleniyordu. Kendi dillerinde yayınlanan kitap ve dergilerin sayısının artmasıyla Flamanca spor dergileri de çıkmaya başlıyordu.

Ronde’nin (RvV) doğuşu, birçok başka yarışın hikayesi gibi bir gazetenin satışını artırma düşüncesiyle başladı. 1912 Eylül’ünde çıkan Sportwereld gazetesi ve başındaki Karel van Wijnendaele, ilk sayısından altı ay sonra tamamen Flaman topraklarında koşulacak bir bisiklet yarışı düzenleyeceğini sayfasından duyurmuştu. Van Wijnendaele yarışın tanıtım ve halkla ilişkilerini yürütürken yardımcısı Leon van den Haute de yarış detaylarını çözümlüyordu. İkilinin ortak kararıyla ilk “Ronde van Vlaanderen” tüm Flaman topraklarından geçmeli, bütün halk yarışı görmeliydi. İlk Ronde parkuru Gent, Sint-Niklaas, Aalst, Zottegem, Oudenaarde, Kortrijk, Ieper, Oostende, Roselare, Brugge ve Mariakerke bölgelerinden geçiyordu. Bugün ilk RvV diyince ilk akla gelen şey; yarış müzesinin bulunduğu, finiş kenti Oudenaarde’nin ilk edisyonun kentten geçmesine izin vermemesi ve sonrasında şehir sokaklarında yarışın nötralize edilmesi talebi. Bu durum ironik bir anı olarak önümüzde duruyor. 25 Mayıs 1913 sabahı 06:15’de başlayan yarışı 12 saat sonra Paul Deman kazanmıştı.

Ronde van vlaanderen

Ronde I. Dünya Savaşı süresince yapılamadı ama, istatistiklere bakarsanız II. Dünya Savaşı’nda düzenlenmeye devam ettiğini görürsünüz. Diğer büyük yarışlarda görmediğimiz bu devamlılık, savaş sonrası yarışı düzenleyenlerin Nazi işbirliğiyle suçlanmasına kadar varmıştı. Karel van Wijnendaele bu suçlamadan kurtulmak için Müttefik komutanı General Montgomery’den gizli operasyonlara yardım ettiğini gösteren bir teşekkür mektubu göstermek zorunda bile kalmıştı.

1913’ten 1948’e kadar biri hariç tüm yarışları Belçikalı sporcular kazandı. Bunların arasında bugün efsane düzeyinde olanları saymak gerekirse; ilk ağızda Gaston Rebry, Briek Schotte, Achiel Buysse ve elbette Rik van Steenbergen’in adlarını anmak gerek. Bu şampiyonlar aynı zamanda “Flandrien” diye anılan bir bisikletçi tipinin de başlıca karakterleri oldular. Az konuşan, şikayet etmeyen, yağmur soğuk dinlemeden antrenman yapan, hava şartlarına aldırmadan sonuna kadar yarışan, kaybetse de asla vazgeçmeyen, acı çekmeyi bilen, gücünü sonuna kadar kullanan, inatçı bisiklet yarışçısı…

Flaman olmayan ilk Flandrien 1949’dan başlayarak üç yıl üstü üste Ronde şampiyonu olan İtalyan Fiorenzo Magni’ydi. Magni o dönem için inanılmaz gözüken bu başarısıyla birlikte yaşam boyu sürecek bir lakap da kazanmıştı: “Flandre Aslanı”. Magni ve Achiel Buysse ile birlikte yarışı üç kez kazanan diğer isimler Eric Leman, Johan Museeuw, Tom Boonen ve Fabian Cancellara. Bu arada, pazar günü Ronde’de yarışacak 175 isim arasında yarışı iki kez kazanan sadece Stijn Devolder var; ama o da artık 39 yaşında.

Peki o zaman bu yılın parkuruna ve favorilerine bakarak yazıyı bitirelim. Antwerp’den başlayacak yarış 270 km sonra Oudenaarde’de bitecek. Yol üstünde yedi adet parke taşlı bölüm (kassien) ve 17 de yokuş (hellingen) var. Berg” ya da hellingen” dediğimiz bu yokuşlar 500-2000 m uzunluğunda asfalt veya “pavé” döşeli dar, sert ve kısa yokuşlar. Yarışın zorluğu hem uzunluğundan, hem berg’lere önde girmek için yapılan mücadeleden hem de hellingen ataklarına cevap vermek için gereken güçten geliyor. Üstelik bu işi 17 kez yapmak ve her berg’den sonra da nabzı çabuk düşürmek zorundalar. Çok zor bir iş. Bu gerçek azap festivalinin başrolündeki arkadaşlardan da sadece birer cümleyle bahsedeyim ki eurosport.com.tr editörleri yazımı kesip biçmek zorunda kalmasınlar.

Peter Sagan: Sezon başından beri bir türlü istediği zaferleri kazanamıyor. Ama çok güçlü ve son gruba kalacaktır.

Zdenek Stybar: Bahar klasiklerinin hep kenarından geçmişti. Bu sezon Omloop ve E3’ü kazandı. Bence yarışın bir numaralı favorisi.

Greg van Avermaet: Çok istiyor ve çok formda ama yeni takımı CCC ona yeterli desteği veremiyor gibi.

Bob Jungels: Taşlı klasiklerde ilk sezonu ama çok formda. Deceuninck QST yarışı Jungels ile dağıtacak gibime geliyor.

Niki Terpstra: Geçen senenin şampiyonu da yeni bir takımda. Aynı motivasyonu var mı bilinmez, üstelik artık Quick Step’de olmadığından tüm gözler üstünde.

Philippe Gilbert: Sanırım kalan tek kurşununu gelecek haftaki Paris-Roubaix’ye saklayacak.

Wout van Aert: Müthiş genç yetenek. Podyumda olması beni hiç şaşırtmayacak.

Mathieu van der Poel: “Müthiş genç yetenek 2”. Mesafe biraz uzun gelebilir. Eğer bu sene ilk ona girerse önümüzdeki on yıl podyumdan inmez.

Alexander Kristoff: Gent-Wevelgem cehenneminden zaferle çıktı. Burada daha önce de kazandı.Yarışın hızlı ve yıpratıcı geçmesi halinde şansı artacak.

Michael Matthews: Nedense benim gizli favorim. Katalonya Turu’nun tozunu attı. Bahis oranları da süper yaramazın…

Oliver Naesen: Bronşit olduğu haberi var. Eğer doğru değilse kazanabilir.

Tiesj Benoot: İlk onda her zaman yeri var, zor yarışların insanı ama sanki bu sene o sene değil.

Diğer isimler arasına Y.Lampaert, Luke Rowe, Matteo Trentin, John Degenkolb, Alberto Bettiol ve Matej Mohoric’i de yazayım.

Yılın ikinci anıtsal yarışı yedi saatlik bir yayınla Eurosport 1 ekranlarında olacak. Seyirci olsam kaçırmazdım.