Reuters

Bradley Wiggins

Bradley Wiggins: Babasının oğlu
Eurosport

22/07/2012 @ 10:23Güncellendi 22/07/2012 @ 10:37

2012 Fransa Bisiklet Turu şampiyonu Bradley Wiggins'in kendisi gibi bisikletçi olan babası Gary Wiggins'le ilişkisi. İnan Özdemir'in kaleminden....

Dirk Van Hove, bir gün bisikletten emekli olan eski dostu Gary Wiggins'i ziyaret etmeye karar verir. Avustralya'ya gittiğinde uzun zamandır görmediği, yarıştığı dönemde en çok sevdiği bisikletçi olan arkadaşının ne kadar şişmanlamış olduğunu görür. Onu her zaman takıldığı bara götüren Gary, içki masalarından tanıdığı arkadaşlarıyla tanıştırır ve Dirk'e şöyle der: "Onlara benim geçmişte nasıl olduğumu, Avrupa'da neler yaptığımı, neler kazandığımı anlat..."

Yıllar içinde Gary geçmişte yaptıklarından pişman olmuştu. Yetenekli, büyük potansiyelli bir bisikletçiyken, alkol, kadınlar ve madde bağımlılığı nedeniyle dibe sürüklendiğini anlaması çok uzun sürmememişti. Bunu durduramıyordu. En çok da seneler evvel telefonla arayarak terk ettiği karısı Linda ve oğlu Bradley için üzülüyordu. Her fırsatta geçmişe dönüyor, olanları tamir etmeye çalışıyordu.

Hayatına ara sıra girip çıktığı oğlunun bisikletçi olmasından mutluluk duyan Gary, bir gün onu Avustralya'daki çalışmaları sırasında ziyaret eder. Brad, ortalama bir gün geçirir ve babasının gözü önünde fena olmayan bir performans ortaya koyar. Rahat bir gündür onun için, pistteki Avustralyalı ve Britanyalı arkadaşları ile şakalaştığı, kendi performansını pek takmadığı sıradan bir gün. Babası aynı fikirde değildir, arkadaşlarının önünde Bradley'i aşağılar, yaşlı babasının bile bundan daha iyi yarışacağını söyler ve şöyle der: "Ben zamanında Avrupa'da şampiyondum. Sana hiç nasıl bir bisikletçi olduğumu anlattım mı, Brad?"

Hatırlamak ve hatırlanmak. Gary'nin kafayı taktığı konu buydu. Arkadaşları tarafından sevilir, sayılır, yeteneği takdir edilirdi. Basamakları çok hızlı çıkmış, düşüşü de fena olmuştu.

Bradley, babasının bisiklet hikayeleriyle büyümüştü. Bir yandan başarı hikayelerini, diğer yandan doping hikayelerini dinliyordu. Belçika'da yaşadıkları evlerinin önünün cuma akşamları nasıl bisikletçilerle dolduğu, babasının meslektaşlarına nasıl amfetamin satarak para kazandığı anlatılıyordu ona. 17 yaşına kadar bir daha Gary'i hiç görmedi. Daha sonraki yıllarda tükenmeye doğru hızlı yol alan, kısa sürede servetini bitirdiği için çeşitli mesleklere girip çıkan babası ile ilişkisi yok denecek kadar azdı.

Hatırlamak ve hatırlanmak. Bradley'nin kafayı taktığı konu buydu. Pist bisikletinde Oiimpiyat ve Dünya Şampiyonlukları kazanmış, kişisel müzesini harika bir seçkiye dönüştürmüştü. Şimdi tek istediği Fransa Bisiklet Turu zaferiydi. Küçüklüğünde yaşıtları Federasyon Kupası finali için heyecanlanır, Gary Lineker posterleriyle odasını süslerken Wiggo Tur'u seyrediyor, üst üste beş kere Tur'u kazanan Miguel Indurain'i hayranlıkla izliyordu.

2012 Fransa Bisiklet Turu boyunca gelen sorular Britanyalı bisikletçiyi kızdırmıştı. Doping konusunda en sert tavrı olan gazetecilerin ona Tur'un sıkıcı geçtğini anlatmasından nefret ediyordu. Sıkıcı olmasının nedeni, insani olması, temiz olmasıydı ve takdir edilecekleri yerde, eleştirildiklerini düşünüyordu. En çok da iki gün önce ona 2012 Fransa Bisiklet Turu'nun Frank Schleck'in doping testinin pozitif çıktığı, Remy Di Gregorio'nun yakalandığı ve Alberto Contador'un katılmadığı yıl olarak hatırlanıp hatırlanmayacağını soran gazeteciye kızmıştı.

Hatırlamak ve hatırlamak. Bradley'nin kafayı taktığı konu buydu. Son zamana karşı etabında ipi göğüsleyen isim olurken, yumruğunu sıkmış, havaya kaldırmış ve her şeyin bittiğini gösteren adam olmuştu. Babasına, gazetecilere, rakiplerine karşı kendini bir kez daha kanıtlamayı başarmıştı. Hayal kırıklıkları, yaşadığı acılar, geçirdiği sakatlıklar, kazalar son 10 kilometrede aklına tek tek gelmiş ve aslında o hayal kırıklıkları, yaşadığı acılar, geçirdiği sakatlıklar, kazalar onu şampiyon yapmıştı.

Katıldığı ilk organize pist yarışında "Gary Wiggins'in oğlu olarak" tanıtılan küçük çocuk, 109 yıllık Fransa Bisiklet Turu tarihinde şampiyon olan ilk Britanyalı oluyordu. Babasının ne kadar iyi bir bisikletçi olduğunu anlatacak eski bir arkadaş aradığı yaşta, Bradley tarihin en büyük bireysel başarısına ulaşan Britanyalı sporcusu olarak hatırlanacak. Hatırlamak ve hatırlanmak, bazen bütün mesele bu...