Eurosport

Nedir bu biatlon? Bir bilene sorduk: Söz biatlon tüfeğinde!

Nedir bu biatlon? Bir bilene sorduk: Söz biatlon tüfeğinde!

06/03/2019 @ 13:30Güncellendi 06/03/2019 @ 16:24

2019 Biatlon Dünya Şampiyonası'nın başlamasına saatler kala biatlon sporuna ilişkin temel soruları Ozan Can Sülüm'ün sürpriz konuğu yanıtladı.

2019 Biatlon Dünya Şampiyonası başlarken Eurosport Türkiye olarak herkesin aklına gelen “Tamam yani ama nedir biatlon?” sorusunun cevabını en iyi şekilde nasıl veririz diye düşündük. Toplantı tıkanmışken stajyerlerimizden biri “Fatma Babaanne anlatsın mı?” diye bağırdı. Kendisini odadan çıkartıp arayışımıza devam ettik. Aklımıza eski bir şampiyonla röportaj yapmak ve ona kuralları anlattırmak geldi. Ole Einar Björndalen bizi meşgule attı, Magdalena Neuner tünele girmiş numarasıyla mikrofona tık-tık yapıp kapattı... O sırada aklımıza “Madem öyle, geniş düşünelim, turnuvanın önemli figürlerinden biriyle röportaj yapalım.” dedik. Sert mizacı ve gergin yapısı sebebiyle oldukça gergin şekilde başladığımız söyleşi beklediğimizden de keyifli geçti. Umarız sizler de eğlenirsiniz…

Öncelikle bu yoğun takviminizde bize süre ayırdığınız için çok teşekkürler Sayın Biatlon Tüfeği. Şampiyonanın başlamasına az bir süre kala kendinizi hazır hissediyor musunuz?

Doğrusu hayır. Buraya gelirken Stockholm Havaalanı’nda ufak bir yanlış anlaşılma olduğu için bir süre sorguya çekildim. Polisler beni normal tüfek sandığı için emanete almak istediler. Sporcu olduğuma inandırmam uzun sürdü. Ayrıca Stockholm’den bayağı uzak bir yer şampiyonanın yapılacağı Östersund. Bir de benim migrenim var, acayip rüzgârlı ortalık...

Şampiyona hazırlıklarınızı kötü etkilemez umarım?

Hayır, sonuçta profesyoneliz. Buraya hedef ve hedefler vurmaya geldik. Yalnız bu rüzgâr işi sıkıntılı. Bildiğiniz gibi hava şartlarından acayip etkilenen bir spor bizimkisi.

Östersund Biathlon

Onu soracaktım aslında yarışlara geçmeden önce. Koşulları nasıl buldunuz?

Otel güzel. Kontinental kahvaltı çıkıyor. Tabii ufak bir yer, yapacak bir şey yok pek ama zaten turnuvaya geldik. Şimdi burası aslında bayağı klasik bir biatlon merkezi. Dünya Kupası’nda da yıllardır kullanılan zor parkurlu duraklardan biri. Şampiyona boyunca yarış saatlerinde -10 ila -7 derece arası bir sıcaklık, 10 km’ye yakın esecek bir rüzgar bekleniyor. Bunlar özellikle benim için zor. Yani tam hedefe odaklanıyorsun, pat bir rüzgâr esiyor, hedef kaçıyor. Hani derler ya; soğuk değil de, rüzgar çok kötü. (Gülüşmeler...)

Anlıyorum. Bu ıska olayından bahsetmişken, sizi ve sporunuzu çok tanımayan okuyucularımız için biraz kurallardan da bahseder misiniz?

Ya aslında öyle çok zor bir şey yok baktığın zaman. Erkekler ve kadınlarda dörder bireysel yarış, ayrıca ikisi karışık olmak üzere dört de takım yarışı var. İşte start alıyorsun, kayarak ilerliyorsun atış bölümüne kadar. Sonra ben çıkıyorum, ayakta veya yerde beş hedefi benimle vurmaya çalışıyorlar. Beşte beş yaparsan devam, ama kaçırınca yarışın türüne göre sıkıntı var...

Biathlon: IBU stellt "Whistleblower-Portal" vor

Biraz daha açar mısınız?

Açarım. Şampiyona sprint dalıyla başlar. Erkeklerde 10, kadınlarda ise 7.5 km’lik kısa ve hızlı bir yarış bu. Biri ayakta biri yerde iki atış bölümü vardır. Iska yapan ekstra 150 metrelik ceza turu atar. Kısa yarış olduğu için tabii bayağı zor onu toparlaması. Sonra takip yarışları var. Sprintte ilk 60’a girenler burada start alıyor. Fark şöyle; ben biraz daha fazla görünüyorum çünkü iki ayakta iki yerde toplam dört atış bölümü var. Bireysellerin ise şöyle bir farkı var; orada ıskaya ceza turu yok, bir dakika ekleniyor sürenize. Sen bir dağıldın gibi, n’oldu?

Hafif karışık geldi...

Şimdi tabii anlatınca aynısı olmuyor, izlemen lazım. Zaten sizin spikerler yardımcı olacaktır. Yarış bir başladı mı zaten o atmosferle falan çok acayip olacak emin ol.

Sizin bu kurşunlar plastik değil mi?

Deneyelim istersen?

Yok biz devam edelim. Peki seyircilerimiz kimleri izlesinler, hangi yarışları ön plana alırsınız?

Valla hepsi de benim çocuğum gibi. Sırtımda taşıyorum yıllardır. Erkeklerde Martin Fourcade, Fransa’nın en başarılı olimpik sporcusu. Ama bu sene başında ufak tefek ailevi sıkıntılar yaşadı -ulu orta söylenmez şimdi- o yüzden Dünya Kupası’nda Norveçli Johannes Thingnes Bö ortalığı mahvetti, 18 yarışın 12’sini alarak… Fourcade bana “Bütün amacım Dünya Şampiyonası.” demişti, o yüzden güzel bir kapışma olacak gibime geliyor. Onların dışında Almanya’dan Benedikt Doll, Arnd Peiffer, Simon Schempp ve Johannes Kühn takımı var. Pyeongchang’da bayağı kötü kaybetmişlerdi takım yarışında, yavrum Schempp namlumda ağladı. Onlar enteresan olabilir ve bir de ev sahibi İsveç’in takımı çok genç ve sürpriz olimpiyat şampiyonu onlar, arada bir şeyler çıkarabilirler.

Martin Fourcade and Johannes Thingnes Bø

Kadınlarda ise ortalık karışık. Boyuna başka biri kazanıyor. Her yarış için 5-6 altın madalya favorisi, 10 tane de podyum adayı var gibi. Bir isim versem öteki kızar, öyle diyeyim. Ama siz İtalya’dan Lisa Vittozzi ve Dorothea Wierer ikilisine, Norveçli Marte Olsbu Röiseland ve İsveçli Hanna Öberg’e dikkat edin.

Vakit ayırdığınız için çok teşekkürler. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Yok. Fazla bereniz varsa alırım ama.