Resmi Siteden Alınmıştır

Kenan Sipahi: Neredeyse Barcelona'ya gidiyordum / Özel

Kenan Sipahi: Neredeyse Barcelona'ya gidiyordum / Özel
Eurosport

09/03/2012 @ 06:53Güncellendi 09/03/2012 @ 16:21

Tofaş’ın 17 yaşındaki yıldız adayı Kenan Sipahi, Türkiye’de izlemeyi sevdiği takımlardan, bugüne kadar aldığı tekliflere, NBA hedefinden, A Milli Takım’a kadar Eurosport.com Türkiye’ye özel açıklamalarda bulundu.

Sezona Mersin BB karşısında yaptığı sekiz asistle başlayarak dikkatleri bir anda üzerine çeken Kenan Sipahi, “Artık yetişmiyor” denilen oyun kurucu pozisyonunda belki de Türkiye’nin geleceği olabilecek düzeyde olduğunu her geçen gün biraz daha gösteriyor. Hedefleri çok büyük. Artık onun zamanın yavaş yavaş gelmeye başladığını çok iyi biliyor...

Kosova’dan Türkiye’ye geliş sürecin nasıl oldu ve Türkiye’deki kariyerine nasıl başladın?
Abim Uludağ Üniversitesi’nde okuyordu. O zamanlar da Uluğ Kaçaniku Tofaş A Takımı’nda oynuyordu. Çok yakın arkadaşlardı abimle. Ben abimi ziyarete gelmiştim çünkü Türkiye’ye gelmeyi çok istiyordum. Geldiğimiz zaman Uluğ Kaçaniku’nun antrenmanını izlemek istedim. Kenarda birkaç şut attıktan sonra antrenmana çıkmamı istediler. Bir gün sonra antrenmana çıktım, “Bir hafta kalsın” dediler. Bir hafta kaldım. Sonrasında annem ve babam da geldi. Çok ani oldu. Uluğ Kaçaniku’nun da kalmamda büyük payı var.

Bu sezona Mersin Büyüşehir Belediye maçındaki sekiz asistinle başladın. Böyle bir başlangıcı bekliyor muydun?
Ondan bir hafta önce Erzurum’da Türkiye Kupası elemeleri vardı. Mersin’e karşı oynarken bizim guardımız sakatlandı. Son beş dakika girdim. Fena da geçmedi. Sonra bir hafta boyunca “Oynayacaksın, hazırlan, bu pozisyonda böyle yapacaksın” diye telkinde bulundular. O hafta çokça fırça da yedim ama ben de dinledim tabii. Tomislav Ruzic de o zaman sakat değildi. Pick and Roll oynayıp, terse verince zaten asist oluyordu. Süper geçti. Beklemiyordum çünkü heyecan da vardı. Lige iyi girmek gerekiyordu, rakip de Mersin olunca mutlaka iyi başlamak lazımdı. O maç Bursa’da olsa belki o kadar iyi geçmezdi benim için. Çünkü ben deplasmanlarda, baskı altında daha iyi oynuyorum.

Sezon ortalarında aldığın süreler düşmeye başladı. Bunu neye bağlıyorsun?
Onu ben de anlayamadım (gülüyor). Ama guardımız çok iyi oynuyordu. 35 dakika yorulmadan sahada kalıyordu. Ben de beş dakika oynuyordum zaten. Bir de üst üste galibiyetler alınca koç da düzeni hiç bozmadı. Kaybetseydik oynayabilirdim belki. Oh, şimdi gireceğim diye beklerken bir bakıyorum dördüncü periyot bitmiş. Tamam deyip kendi kendi oturmaya devam ediyordum. Sonra o sakatlanınca benim sürem arttı. Devamında da ben sakatlandım sağ omzumdan. Normalde dönmemin uzun sürmesi bekleniyordu. Ama kimse olmadığı için döndüm. Şimdi de hiç sakatımız yok.

Şu anda play-off potasındasınız. Bu sezon için hedefleriniz nedir?
Bu sezon çok iyi gidiyorduk. Şampiyonluk yarışındaki dört takımdan üçünü yendik. Galatasaray’ı yenemedik. Fenerbahçe maçından sonra ara vardı. Döndüğümüzde üç sakat birden verdik. Önümüzde kazanabileceğimiz maçlar var ve geçen sene de kıl payı play-off’u kaçırmıştık. Fikstür sonlara doğru zorlaşıyor. Ama play-off’a gideceğimizi düşünüyorum. Bu sakatlıklar olmasaydı çok daha emin konuşacaktım. Beş veya altıncı sıradan gidebilirdik. Çünkü takımda gençler de dahil herkes tecrübeli.

AA

Eurosport