Eurosport

Özel Röportaj | Zach LeDay

Özel Röportaj | Zach LeDay

01/11/2019 @ 13:44

Zalgiris Kaunas’ın ABD'li yıldızı Zach LeDay, Fenerbahçe Beko maçı öncesinde Eurosport Türkiye ekibinden Kuzey Kılıç’ın sorularını yanıtladı.


NCAA’de South Florida ve Virginia Tech gibi değerli takımlarda oynayan LeDay, dört senelik kolej kariyerinde 130 maça çıkmış ve 10,5 sayı, 5,6 ribaund ortalamalarını yakalamıştı. Ancak 2017 NBA Draftı’nda draft edilmemesi nedeniyle yaşadığı hayal kırıklığının ardından rotasını Avrupa’ya çevirmişti. ABD’li forvet, geçtiğimiz sezonu Yunan ekibi Olympiacos’ta tamamladı ve bu yaz arasında Zalgiris Kaunas’la anlaştı.


Zalgiris Kaunas’taki ilk sezonunu geçiriyorsun. Şu ana kadar geçen süreç hakkında neler söylemek istersin?

Öncelikle burada olmaktan dolayı çok mutlu olduğumu söylemem gerekiyor. Avrupa’nın en büyük kulüplerinden birisindeyim. Şu ana kadar oynadığımız maçlarda iyi performanslar sergiledik. Ancak maçtan galip ayrılmakta bazen zorluklar yaşadık. Bence bu sorunu çözeceğiz. Çünkü yetenekli bir takımız ve harika bir antrenöre (Sarunas Jasikevicius) sahibiz.

Amerika Birleşik Devletleri’nde kolej basketbolunun önemli okullarından olan South Florida ve Virginia Tech’te forma giydin. Oradaki günlerin nasıldı?

NCAA’e dair en sevdiğim şey her gün kendinizi geliştirmek için size yeni fırsatlar vermesiydi. Her antrenmanda yeni bir şey öğreniyorsunuz, oyununuzu geliştirmek için akıllı çözümler buluyorsunuz ve yüzlerce farklı seti genç yaştayken görüp tecrübe ediniyorsunuz. Ayrıca koçlarımdan ve antrenör ekibimden bir basketbol takımından daha fazlası olmayı, aile olmayı öğrendim.

2017 NBA Draftı’na girmiş ancak seçilmemiştin. O günün ardından kariyerini yönlendirirken nelere dikkat ettin?

O yıl maalesef draft edilmedim. Çok öfkeli ve üzgündüm. Çünkü gerçekten de iyi bir kolej kariyerine sahiptim. Draft edilmememden dolayı yaşadığım öfke duygusunu her gün antrenman yaparken aklıma getirdim. Böylece daha iyi seviyelere çıkıp takımların isteyeceği oyuncu olabilirdim. O yaz Avrupa basketbolu ilgimi çekti. Ve buradaki çoğu takıma iyi katkı yapabileceğimi düşündüğüm için Avrupa’ya geldim.

Bu yaz arasında Zalgiris Kaunas’la anlaştın. Seni buraya çeken şey neydi?

Koçları ve taraftarları. Şehirde yaşayan insanlar basketbola inanılmaz derecede bir tutku besliyor. Takım kaybettiğinde onlar da bir şeylerini kaybetmiş gibi üzülüyorlar. Takım kazandığında ise kutlamalar yapıyorlar. Bu bence bir takımın başarılı olmasını sağlayan en önemli şeylerden biri. Koç Jasikevicius’un yanı sıra teknik ekipte bulunan antrenörlerin kariyerleri ve Zalgiris’in oyun sistemi buraya gelmemi sağladı.

Zach LeDay, Zalgiris Kaunas

Peki, Sarunas Jasikevicius’la çalışmak nasıl bir his?

İnanılmaz. O inanılmaz bir koç. Genel planda harika bir düzen yakaladıktan sonra detaylara odaklanıyor ve en iyisini yapmak istiyor. Oyuncularından beklediği kusursuz performansı kendi detaylarında da yakalamak istiyor. Klasik setleri derinleştirip rakipleri şaşırtıyor. Kritik anlarda çoğu koçun yapmayacağı riskli hamleleri yaparak maçı kazanmasını biliyor.

Modern basketbolda kısa forvet ve uzun forvetlerin pivot pozisyonunda oynadığını görüyoruz. Ayrıca maçta kullanılan üçlüklerin sayısı arttı, tempo yüksek ve adam değişim savunması önem kazandı. Bu değişimi nasıl yorumluyorsun?

Ben kolejdeki ilk yılımda kısa forvet pozisyonunda oynuyordum. Şutum ortalama seviyedeydi. İkinci yılımda atletizm konusunda geliştiğim için uzun forvet oynadım. Ama şut menzilim hâlâ daha çizgi gerisine kadar çıkıyordu. Son iki senemde ise hem uzun forvet hem de pivot olarak oynadım. Koçlar bazı maçların son dakikalarında beni pivot oynatmayı seviyorlardı. Çünkü hem atletizm yeteneğimle hem de şut konusundaki ortalama seviyemle oyuna derinlik katabiliyordum. Ancak sahanın diğer tarafında yani savunmada bazı eksikliklerim vardı.

Modern basketbolun son beş yıldaki gelişimi bence mutluluk verici. Çünkü insanlar farklı şeyler görmek istiyorlar. Hızlı ve heyecanlı setler izlemek istiyorlar. Şu an oynanan oyunda bunu görebiliyoruz. Bu onlar için mutluluk verici. Bizim için ise her zaman bir değişim gerekiyor. Buna ayak uydurmamız lazım.