Eurosport

Üçlük evrimi

Üçlük evrimi

12/10/2019 @ 15:30

NBA’de üç sayılık atışların altın çağını yaşıyoruz. Takımların hücum stratejilerinde önemli değişimlerin yaşandığı bu çağın temelleri tam kırk yıl önce bugün atıldı. Peki, bu kırk yıllık süreçte üç sayılık atışların gelişiminde neler yaşandı? Kuzey Kılıç’ın analizi…

12 Ekim 1979. Boston Celtics ve Houston Rockets, Boston Garden’da karşılaşıyor. Sakin geçen ilk periyodun bitimine 3:48 kalmışken NBA’in resmi kayıtlarına geçen ilk üçlük, Celtics oyuncusu Chris Ford’dan geliyor. Ve bu maçla birlikte yeni bir oyun anlayışının ilk tohumları atılıyor.

Washington Bullets koçu Dick Motta, bu şut hakkında basına verdiği bir demeçte, “Üçlükler oyundaki her şeyi değiştirecek. Bu değişimin birkaç yıl içinde olacağını söylemek zor ancak otuz yıl sonra bambaşka bir NBA izliyor olabiliriz.” demişti. Tecrübeli koçun bu demecini, bazı sezonlarda ligde kullanılan maç başı ortalama üç sayılık atış sayısı grafiğinden doğrulamak mümkün.

NBA'de üçlük kullanımı

NBA’in ilk süper yıldızlarına baktığımız zaman George Mikan, Kareem Abdul-Jabbar, Bill Russell ve Wilt Chamberlain gibi uzun oyuncuların öne çıktığını görüyoruz. Boyalı alanı her iki tarafta da domine eden bu isimlerin yanı sıra John Havlicek, Elgin Baylor, Julius Erving ve Earl Monroe gibi önemli kısaların ligde büyük etkiler yarattığı söylenebilir. Jerry West’i bir kenara bırakacak olursak, o dönemin önemli kısaları genelde atletizme ve boyalı alana dayalı hücum felsefesini benimsiyorlardı. Yani üç sayılık setler için pek de ideal bir oyuncu havuzu yoktu. Ancak yıllar ilerledikçe işler değişmeye başladı.

Birbirinden değerli süper yıldızların damga vurduğu 1980-2000 arası dönemin günümüz hücum stratejileri üzerinde etkili olduğu söylenebilir. Zira Michael Jordan ve Magic Johnson benzeri oyuncuların tempoyu olabildiğince arttırıp turnike pozisyonlarını hızlandırmaları, atletizmi patlayıcılık dışına çıkarmaları; günümüzdeki kısa forvet ve şutör guard’ların birçok pozisyonda oynayabilmeleri adına önemliydi.

Larry Bird ve Steve Kerr gibi isimlerin nokta şutör kavramını basketbola dahil etmeleri üç sayı devrimi için, Arvydas Sabonis ve Karl Malone gibi pivotların boyalı alanı etki altına almak dışında perde oyunlarını çizgi gerisine kadar getirmeleri ve pas yeteneklerini geliştirmeleri; uzunların yeni dönemdeki rolleri açısından değerli adımlardı.

Üç sayılık atışlar, bu değişimlerin temelinde olan unsurdu.

Geçtiğimiz sezon ligde bir maçta ortalama 32 üç sayılık atış denendi. Bu sayı, üç sayılık atışların resmi kayıtlara eklendiği 1979-1980 tarihinde ise 2,8’di. Kırk yıllık süreçte yaşanan bu artış, beraberinde birçok değişimi getirdi. Takımlar sezon öncesi kadrolarını kurarken ilk olarak nokta şutör ve kendi şutunu yaratabilen şutörleri omurgalarına yerleştiriyorlar. Zion Williamson gibi önemli bir potansiyel olmadığı sürece de NBA Draftı’nda genelde şut kategorisini ayırt edici olarak kullanıyorlar.

NBA Üçlük Kullanımı

Saha içinde yaşanan değişimin ise biraz daha spesifik olduğu söylenebilir. Yukarıdaki grafikte de görüldüğü gibi üçlüklerin oyun içerisindeki yüzdesi artarken hem orta mesafeli şutların hem de boyalı alandan bulunan sayıların yüzdesi azalıyor. Geçmişte set hücumlarının son altı saniyeye kadar beklenildiği görülürken günümüzde, hızlı penetre edebilme ve iyi şut atabilme özelliğine sahip olan kısalar takımı hücuma yerleşmeden üçlük kullanabiliyorlar.

Tabii üç sayılık atışlarda yaşanan gelişimin uzunlar üzerindeki etkisinden de bahsetmek gerek. Kariyerinin ilk yedi sezonunda 268 üçlük deneyen Blake Griffin’in son iki sezonda 844 defa üç sayılık atış kullanması veya ilk sekiz senesinde 32 üçlük deneyen Brook Lopez’in geçtiğimiz sezon 512 defa üç sayılık atış kullanması, verilebilecek en iyi örneklerden.

Steve Kerr yönetiminde son beş yılda üç kez NBA şampiyonluğu yaşayan Golden State Warriors ile tarihin en fazla üçlük deneyen takımlarından olan Houston Rockets gibi takımların üçlük kullanımındaki artışlarına göz atalım.

NBA Üçlük Kullanımı

Kimi taraftarlara göre oyunun güzelliğini azaltan kimilerine göre de basketbol analitiğine zenginlik katan üç sayılık atışlar, zaman ilerledikçe daha stabil bir hâle bürünebilir gibi. Tabii bu stabilizasyonun yüksek rakamlarda olacağını söyleyebiliriz.

Şimdi ise daha önemli bir soruyla karşı karşıyayız. Oyunu değiştiren yeni unsur ne olacak?