Eurosport

NBA karnesi #6

NBA karnesi #6

02/12/2019 @ 10:03

NBA'in geride bıraktığımız haftasında kimler derslerini geçti, kimler sınıfta kaldı? Melih Cavkaytar, ligin iyilerine ve kötülerine karne dağıtıyor.

Sezon başından bu yana dur durak bilmeden devam eden takvim, şükran günü sebebiyle bir gün ara verince açıkçası canlar sıkıldı. Sezona daha yeni başladık ama maçsız gün geçirince insan boşluğa düşebiliyor. İyi ki varsın NBA!

Bu güzel lige şükranlarımızı sunduktan sonra iyisini kötüsünü ayırmaya kaldığımız yerden devam edelim. Buyrun notlara…

Hepsi pekiyiler

  • Brooklyn Nets

Geçen sezon büyük isimler olmadan sonuç aldıkları formüle zoraki bir dönüş yaptılar ve son dönemde alınan galibiyetlere bakacak olursak bu formülün çalıştığı kesin. Kevin Durant, Caris Levert ve Kyrie Irving’den sakatlıkları sebebiyle yoksun kalan Nets, Spencer Dinwiddie-Jarrett Allen ikilisinin iyi oyunlarıyla gemiyi su üstüne çıkarmayı başardı.

Kyrie muhteşem yeteneklerle bezenmiş bir deli olduğunu bu sefer de yokluğuyla kanıtlamaya devam ediyor. Sakatlıktan geri döndüğünde bu takımın olumlu havası yine bozulursa, onu eleştirenlerin sayısı günden güne artmaya devam edecektir. Kendisi bir aralar dünyanın düz olduğuna inandığını belirtmişti, bu kafayla giderse düz dünyasının sınırlarına ulaşabilir.

  • Portland Trail Blazers

Geçtiğimiz hafta içinde üç maçlık galibiyet serisi yakalayıp en azından olumsuz havayı dağıtmış oldular. Bu serinin mimarlarının Carmelo Anthony ve Hassan Whiteside olması ise rakiplerin gücünü bize biraz anlatabiliyor. Üç maçın ikisinde Chicago Bulls ve kalan maçta da Oklahoma City Thunder ile oynadılar. Kısacası dertler bitmiş değil fakat bu gidişatı değiştirmek için uğraşıyorlar.

Carmelo hâlen daha yeni basketbolun felsefesini benimseyebilmiş değil, benimsememe olasılığı da oldukça yüksek. Felsefe kısmını bir kenara bırakacak olursak onu sahada görmek hâlâ mutluluk veriyor. Ligde kimler kimler sahaya çıkıyor, Carmelo da batmasın bir zahmet!

Carmelo Anthony | Portland Trail Blazers
  • Toronto Raptors

Bu kısma klişe bir başlık gerekirse, “Raptors bildiğiniz gibi” seçeneği oldukça kullanışlı olabilir. Geçtiğimiz sezonun şampiyonu sezona hâlihazırda iyi bir açılış yapmıştı, bu tempoya hız kesmeden devam ediyorlar. Kyle Lowry ve Serge Ibaka’nın yokluğunda az personelle çok iş yapan Raptors, elindeki seçenekleri de arttırmaya başladı.

Pascal Siakam ve Fred VanVleet başta olmak üzere her oyuncunun son terine kadar mücadele ettiği bu takımda Chris Boucher, Rondae Hollis Jefferson ve Terence Davis gibi isimlerin elini taşın altına koyabilmesi oldukça değerli. Bu üç isim de bir takıma seviye atlatacak düzeyde değiller ama tempolu oynayan takımları için sahada sonuna kadar mücadele ettikleri kesin.

Otur sıfırlar

  • Nikola Jokić

Denver Nuggets takım olarak gayet iyi durumda, herhangi bir sakat oyuncu da yok. Fakat Jokić kendi düzeyinde oynamıyor. Rakamları rezil bir durumda değil, kimi zaman maçı kazandıran şutu atıyor ve kimi zaman üstün performanslar da sergiliyor ama sezonu tam anlamıyla açtığını söylemek büyük bir yanlış olur. Bazı maçlarda o kadar gamsız ve kötü oynadı ki, içimdeki “play-off geldiğinde kendine gelsin yeterli” argümanını yerle bir etti. Fazla kilolarına lafımız yok ama en azından oyunu biraz daha ciddiye alsın.

Nikola Jokic | Denver Nuggets
  • Chicago Bulls

New York Knicks senelerdir başarısızlıktan dolayı eleştirilir ama Chicago Bulls da birkaç sezon dışında beklentilerin hep altında kaldı. Bu sezonun da farklı olmayacağı şimdiden belli oldu. Takımın eğitim subayı Jim Boylen, genç oyuncular tarafından derdest edilmiş ve Knicks koçu David Fizdale ile “ilk kovulacak koç ödülü” için yarışır hale gelmiş durumda.

Daha ne denilebilir bilmiyorum ancak elimde güzel bir bilgi mevcut. Bulls’un bu zamana kadar galibiyet aldığı takımları saymak durumu oldukça netleştiriyor: Memphis Grizzlies, iki kez Detroit Pistons (bir maçta Blake Griffin yoktu), Atlanta Hawks, New York Knicks ve mucizevi bir şekilde geri döndükleri Charlotte Hornets.

Jim Boylen | Chicago Bulls Baş Antrenörü
  • Atlanta Hawks

Peş peşe 10 maç kaybederek konferansın dibine vurmuş durumdalar. Bu sene belki de gelişmekten başka hedefleri yoktu. Sonuçta oldukça genç bir kadrodan bahsediyorum ama John Collins’in doping cezası onları çok kötü gösteriyor.

Sezon içi dereceleri çok kötü olsa da maçları genelde keyifli geçiyor. Bunun başlıca sebebi tabii ki Trae Young. Genç oyun kurucunun bu dönemdeki performansı takımın mevcut hâli yüzünden biraz geri planda kalsa da, bu takım geliştikçe hak ettiği övgüleri almaya devam edecektir.