Eurosport

NBA karnesi #2

NBA karnesi #2

04/11/2019 @ 14:02

NBA'in geride bıraktığımız haftasında kimler derslerini geçti, kimler sınıfta kaldı? Melih Cavkaytar, ligin iyilerine ve kötülerine karne dağıtıyor.

Ligin ikinci haftasını geride bıraktık. Şimdiden yeteri kadar kan, ter ve gözyaşına şahit olduk. NBA’de maç temposu oldukça hızlı olduğu için her şeyi yakalamak zor oluyor. Hadi diyelim yakaladık; hepsini buraya yazmaya kalksak, yazının yarısında canınız sıkılır ve sayfayı usulca kapatırsınız. Bunun olmaması adına, kıssadan hisse geçtiğimiz hafta göze çarpanlar için buyurun.

Hepsi pekiyiler

  • Philadelphia 76ers

Ligin tek namağlup takımı olarak yollarına devam ediyorlar. Kavga ve dövmeyle alakalı şaka yapmam diyordum ama kaçamıyorum; cidden dövüyorlar. Hatta bildiğiniz üzere Joel Embiid hızını alamayıp Karl Anthony Towns’a daldı hafta içinde. Oyuna dönecek olursak, rakipleri savunmada fizikleriyle hırpalıyorlar. Hücum yapan takımlar bazen kendilerini sahada değil de akşam saatinde metrobüste sanabilirler.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi üstüne Matisse Thybulle diye bir çaylak bulmuşlar, savunma konusunda tek kişilik dev kadro... Yalnız Thybulle’un şut atmaması lazım, bir de şut atmaya başlarsa Furkan Korkmaz’ın sürelerine zarar gelebilir. Furkan da son iki maçta harika gözüktü, son maçta da galibiyeti getiren basketi atarak ümitlerimizi arttırdı. Takım olarak bundan iyisi, Ben Simmons’ın üçlük atabildiği bir dünya.

Furkan Korkmaz, Philadelphia 76ers
  • San Antonio Spurs

Güller kırmızıdır, menekşeler mor… Eğer bir takımın başında Gregg Popovich varsa, o takım başarılıdır(Amerikan Basketbol Milli Takımı hariç). Fikstürleri kolay başlamış olabilir ama bu takımın lige dört galibiyet iki yenilgiyle de başlamaması lazım. Derrick White’tan sonra Dejounte Murray de koçun son dönem eserlerinden olacak. Daha ne denebilir ki?

  • Kendrick Nunn

Hassan Whiteside bugün ulaştığı mertebeye gelmeden önce NBA’de etkisiz iki sezon geçirmiş, üzerine Lübnan ve Çin liglerinde boy göstermişti. Sonrasında Miami formasıyla lige döndüğünde kendini bulup güzel bir masala imza atmıştı o dönem. Bu sezon aynı formayla boy göstermeye başlayan Kendrick Nunn’ın o kadar dolaşmasına gerek kalmadı ama gelişi de Whiteside’ın lige döndüğü yaşa denk geldi. Merak etmeyin “Whiteside’ın fethettiği yaştasın” demeyeceğim, sonra işler sıkıntıya giriyor. 24’lük çaylak oyuncu, masalın ilk sayfalarına güzel başladı. Umalım ki devamını Whiteside gibi doldurmasın.

Kendrick Nunn, Miami Heat

Otur sıfırlar

  • Orlando Magic

Muhtemelen yaz başlarken yönetimde şöyle bir konuşma geçmiş olabilir: “Biz bu kadroyla bilet satıyor muyuz? Satıyoruz. Doğuda play-off yapıyor muyuz? Yapıyoruz. O zaman çok uğraşmayın, aynen devam.” Bu duruma sadık kalıp, kim serbest kalıyorsa kontratı verip kadroda tuttular. Aynı kadroyla sezona başladılar, hatta geçen sene takımın en büyük eksiği olan oyun kurucu pozisyonuna da Markelle Fultz geldi ama takım bir yerlerde kaldı. Yazın kontratı kapan ve takımın skor yükünü çekmesi beklenen oyunculardan olan Terrence Ross, paranın faizini hesaplamaktan sezona gelemedi. Bravo aynen devam.

  • Aron Baynes

“Ne alaka?” dediğinizi duyar gibiyim, haklısınız ama bir şans verin. Golden State Warriors’ın acılı bir sezon geçireceği ilk maçlardan anlaşıldı. Stephen Curry mevcut duruma sinirlenecek, seyrek de olsa rakip takımlara karşı acayip performanslar sergileyecekti. Bu performans onları üst düzey bir takım yapmayacaktı ama biz keyiften dört köşe olacaktık. Maalesef bu senaryo rafa kalktı ve Warriors’ın ilk beşini sayamayacak hale geldik. Hepimizde oluşan hayal kırıklığını biri üstlenmeli, Aron Baynes senin orada ne işin vardı cidden?

  • Adam Silver

Öncelikle şunu kabul edelim, eski komisyoner David Stern ceza konusunda elde cetvel takılan bir beyefendiydi. Oyuncular o dönemde salona girerken gömleklerini içeri sokup, çiçek öğrenci gibi takılıyorlardı ve bu durum oyunun ruhuyla bağdaşmıyordu. Stern hegemonyasından sonra Adam Silver gelince lig biraz rahatladı. Serbest kıyafet dönemi başladı ve cezalar kara cuma indirimine girmiş ürünler gibi düştü.

Joel Embiid ve Karl Anthony Towns arasındaki kavga

Silver iyi, ılıman bir beyefendi ama cezalar kısmında yanlış yaptığı kesin. Stern geçmişte sıra dayağından geçirirken, Silver’ın cezaları “aman ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey” tadında oluyor. Mücadelenin olduğu yerde gerilimin olmasından daha doğal bir durum olamaz ama işin şiddete dökülmemesi, dökülürse hakkıyla cezalandırılması gerekir.