Resmi Siteden Alınmıştır

Kazanamayan çocuk

Kazanamayan çocuk

10/05/2019 @ 13:56Güncellendi 10/05/2019 @ 14:10

"Play-off'ların kaybedeni" etiketi üzerinde taşıyan DeMar DeRozan, bir yandan da depresyon problemleriyle boğuşuyor. Compton’da doğup büyüyen bu çocuk için hayat hiçbir zaman kolay olmadı.

"Gecelerim hep farklı geçer. Küçüklüğümden beri böyledir, davranış şeklim de buradan geliyor. Beni tanımıyorsanız, çok sessizimdir. Bir bakıma, kendi kişisel alanımda başa çıkmak zorunda olduğum her şeye karşı mücadele edebilmek için soğukkanlı kalırım." – DeMar DeRozan

Compton özellikle 90’lı yıllarda, bir çocuğun büyümesi için pek de elverişli bir yer değildir. O dışlanmış yerde hayatta kalabilmek için güçlü olmalısınızdır; zayıf noktalarınızı göstermeden, soğukkanlılığınızı koruyarak. O yıllarda siyahi insanlara karşı yapılan şiddetin zirveye çıkması, orada olan gençlerin sesini duyurma ihtiyacını ortaya çıkarmıştı. N.W.A (Niggaz With Attitudes) bu ihtiyacın sonuçlarından biriydi. Dr. Dre, Eazy-E, Ice Cube, Mc Ren, Dj Yella ve Arabian Prince’den oluşan bu rap grubu, dönemin en önemli figürlerinden birine dönüştü. Compton’ın sesini ve kendi başlarına gelen haksızlıkları tüm dünyaya duyurdular. N.W.A’nın varlığı, Compton’daki çocukların ve gençlerin umudu olmuştu. Bu gençlerden biri de DeMar DeRozan’dı. Kaliforniya’nın karanlık yüzünde doğup büyüyen DeRozan, kendi sesini basketbolla duyurmak istiyordu ve bunu başardı. All-Star olan, ismi MVP yarışında anılan, kendini Toronto şehrine adayan DeRozan; bir yandan da geçmişin izlerini taşıyan sorunlarla yüzleşecekti...

All-Star haftasındaki depresyon itirafıyla DeRozan her şeyin göründüğü gibi olmadığını göstermişti. Büyük paralar kazanan, herkesin yerinde olmak istediği kişilerden birinin böyle bir açıklama yapması insanları şaşırttı. O aslında yalnızdı. Yakın arkadaşı Kyle Lowry’den başka etrafında konuşabileceği kimsesi yoktu. Albert Camus’nün Yabancı kitabındaki Meursault’nun yaşadığı duygu fırtınalarını ve varoluşunu sorgulamasını benzer şekilde içinde yaşayan DeRozan, depresyondan kurtulma mücadelesindeydi. Sezon sonuna gelindiğinde ise Compton'lı çocuk darbeyi en güvendiği yerden, evinden yedi.

Toronto Raptors onu Kawhi Leonard karşılığında San Antonio Spurs’e takaslamıştı. Evi diye tabir ettiği yerden habersiz gönderilmesi, depresyonla mücadele eden DeRozan’ı daha da yaraladı. Compton’dan gelen biri için duygularını göstermek çok doğru bir hareket değildir. Ancak aynı kişi depresyonla da mücadele ediyorsa bu oldukça zordur. Güvenli bölgesinden çıkartılan kişi, kendisini yeni bir mücadelenin içine atar.

Spurs’e geldiğinde kendisine benzer durumda birini buldu: Koç Gregg Popovich. Popovich yakın zamanda eşini kaybetmişti. O dobra ve sarkastik adam daha fazla içine kapanık bir hâle bürünmüştü. Basketbol bu ikiliyi buluşturdu ve iyileşmelerine yardımcı oldu. Herkesin “Artık bu sene play-off yapamazlar.” dediği sene yedinci sıradan play-off'a girdiler. Popovich’in sorun çözümündeki etkisiyle beraber DeRozan’daki değişim tahmincileri yanılttı. Tıpkı Compton’dan gelen sessiz çocuğun, orada hayatta kalmasına ihtimal vermeyenlere ya da basketbolda bir yerlere gelemeyeceğini iddia edenlere yaptığı gibi...

DeMar DeRozan (San Antonio Spurs)

“Her ne kadar yıkılmaz gözüksek bile, gün sonunda insan olduğumuzu gösteren şeylerden biri bu. Hepimizin duyguları var. Bazen bu sizi yenik duruma düşürüyor ve tüm dünyanın ağırlığı üzerinizdeymiş gibi hissediyorsunuz.” – DeMar DeRozan

Play-off'larda Denver Nuggets ile karşılaşan Spurs, birçoklarına göre serinin favorisi değildi. Yine de beklentilerin aksine seriye oldukça iyi başlayan Spurs, ilk maçta Denver Nuggets’a "Play-off'lara hoş geldiniz.” mesajını vererek onları gerçekle tanıştırdılar. DeRozan ise üzerindeki "play-off kaybedeni" etiketiyle ilk kez farklı bir takımla sahaya çıkmıştı.

DeRozan normal sezonda yaptıklarının aksine, play-off'lar başlayınca çaylak duvarına çarpmış oyuncular gibi eli ayağına dolanan bir oyuncu oldu. Özellikle geçen sezon franchise tarihinde ilk kez Doğu Konferansı'nı lider bitirdikleri ve "Bu sefer farklı olacak, Doğu’nun yeni hâkimi Kuzey Krallığı!” dendiği zaman bile işler değişmedi. Kobe’de, Jordan’da ve daha birçok lider oyuncuda olan saha içindeki “katil içgüdüsü"nden yoksun olduğu söylendi ve en önemli anda yine sessiz çocuk oldu.

Bu sezon yedi maçta kaybedilen play-off serisinde DeRozan, yine kendisinden beklenen performansı ortaya koyamadı. Buna karşın potansiyeli belli olan Compton’lı çocuğun bir ümidi var: Sözleşmesini üç sene daha uzatan Popovich’ten kazanmayı öğrenmek. Onunla geçireceği her dakika, kariyerinin son zirve döneminde DeRozan’ın hatıralarda güzel bir anı bırakmasına yardımcı olabilir. Kim bilir, belki de Meursault’nun yaşadığı sonun aksine DeRozan “katil içgüdüsüne” bu şekilde ulaşabilir ve Compton’a yüzüğüyle dönebilir...

Hazırlayan: Mert DEMİRCİOĞLU