Eurosport

Gerçek Miami

Gerçek Miami

26/03/2020 @ 11:03

Miami Heat formasıyla NBA’de unutulmaz anlara imza atan Udonis Haslem, The Players Tribune’de koronavirüsün yoksul çocuklar üzerinde yaratacağı etkiye dair yazdı.

Dostum, sana emin olduğum bir şey söyleyeceğim.

Bu çocuklar, hayatlarında bir gün bile aç kalmadılar.

Onlar için en büyük endişe basit bir sınavdan ibaret. Ama bir salgının ortasında hâlâ daha buraya, devletimize, geliyorlar ve hiçbir şey olmamış gibi mi davranıyorlar??

Ben genellikle bu tür şeyleri yapan bir adam değilim… Çok fazla makale yazmam. Ama benim şehrimle dalga geçersen bu konu hakkında konuşacağım.

Bu yüzden burada birkaç saniye kalıp sözümü söyleyeceğim.

Bu çocuklar, South Beach gibi yerlerde birkaç gün parti yapmak için uyuşturucu kullanıyorlar ve o bölgelerin tüm Miami olduğunu düşünüyorlar. Ama onlar aslında gerçek Miami’yi görmediler. Liberty City’e gitmediler. Yaşamın zor olduğu bu tarafı hiç görmediler. Bu şehir, yemekten arta kalan taraf.

Ve sana bir şey söyleyeceğim dostum, her şehrin bir Liberty City’si var. Düzenli mücadeleleri olan düzenli insanlar. Ve bunu herkesin dinlemesini nasıl sağlayacağımı bilmiyorum ama bunu kalbimin derinliklerinden söylüyorum: Miami’de büyüyen gerçek insanlar??? Bu kriz sırasında hepimiz gibi savunmasızlar.

Ve sana bu insanlar hakkında bir şey daha söyleyeceğim, eğer aklında bu insanların koronavirüsten aç kalacağı fikri varsa, onlar zaten açtılar. Bütün bunlardan çok önce. Bir sonraki yemeğinin nereden geleceğini, gece nerede yatacaklarını veya bir sonraki doları nasıl kazanacaklarını bilmiyorlardı.

Sana söylemek istediğim şeylerin bir kısmı buydu. Çünkü herkes, aptalca konuşan bir grup çocuğun dedikleriyle şehrin tamamını görüyordu ve bu beni yiyip bitiriyordu.

Burası senin plajın değil dostum.

Bu senin bahar tatilin değil.

Bu b*k gerçek hayatla alakalı ve bunu düşün, bundan daha fazlasını yap.

Bu b*k ölüm kalım meselesi.

Ama ben bunu nasıl bilebilirim, değil mi? Ben zaten sizin yorumlarınızla her şeyi duyuyor gibiyim. Ben yalnızca zengin bir basketbol oyuncusuyum. Bununla nasıl bağ kurabilirim? Ne bileyim?

Dostum, ben Liberty City’de büyüdüm.

NBA’deki çaylak yılıma kadar South Beach’e gitmemiştim.

Köprünün karşısında bambaşka bir hayat yaşıyorduk.

Çocukların görmemesi gereken şeyler gördüm. Uyuşturucu bağımlılığı etrafımızda işliyordu. Evsizlik etrafımızdaydı. Annem, Tanrı ruhunu bağışlasın, bağımlılıkla mücadele etti ve hayatını değiştirene kadar yıllar boyu evsiz kaldı.

Twitter’da gördüğün ücretsiz okul yemekleri alan çocuktum. Aslında ilkokuldayken çoğumuzda öğle yemeği vardı. Yani demek istediğim, okula yemek yemek için gidiyorduk, anlıyor musun? O balık krakerler her şey demekti. O çikolatalı süt kutusu her şey demekti. Eğer okula gitmez ve etrafta dolaşırsan, aç kalabilirdin.

Farklı bir şeyler bilmiyordum. Bana göre bu, yalnızca bir normdu. Mesela öğle yemeğine cips ve sandviç almak için üç doların olsaydı??? Dostum, sana sanki garip olan senmişsin gibi bakıyorum, anlıyorsun değil mi?

Böylece doktor, meclis üyesi veya bunun gibi bir şey olmadım ve orada şu an büyüyen benim gibiler için bir şey biliyorum: Korona olayı kontrolden çıkıyor ve eğer bu yüzden okullarımız uzun bir süre kapalı kalırsa milyonlarca çocuk boş buzdolaplarının oldukları evlerde kalacak.

Bu salgın ne kadar kötüleşirse o çocukların durumu da o kadar kötüleşir.

Gerçekten bunun hakkında düşünün.

Ve ayrıca kendinize şunu sorun: Daha önce hiç acıktınız mı?

Yani gerçekten de acıktınız mı? “Lanet olsun dostum, Grubhub’a gidiyorum” gibi değil.

Hayır, aç bir şekilde konuşmuyorum.

Çünkü burada yalnızca mücadele edenlerin bileceği bir şey var: Aç olduğunuzda her şey değişir. Her şey, dostum. Tüm bakış açınız değişir.

Sana gerçek bir hikâye anlatacağım. Bir kâse kuru üzüm gördüğümde?? Dostummmmm. Dinle. Kuru üzüm gördüğümde tetiklenirim. Ciddiyim, eğer şu an masada bir kâse kuru üzüm görürsem deliririm. Masayı tersine çevirebilirim. Onları görmeye dayanamıyorum dostum. Koklayamıyorum. Beni hasta ediyor.

Haslem

Çünkü ben çocukken akşam yemeğimizde birçok kez o küçük kırmızı kutulardan kuru üzüm yiyorduk. Başka bir şey yoktu, gerçekten. O lanet olası koku. Dostum… Bahsettiğim kokuyu biliyor musun? O karton kutunun kokusunu? “Tamam, yarın okula gitmeme 15 saat var böylece oraya gidince balık kraker alabilirim.” diye düşünüyorsun.

Bütün bu koronavirüs olaylarından ve tüm bu ekonomik krizlerden önce bir sürü çocuk için gerçek yine de buydu, anlıyor musun? Bu, hayat. Çocuklar acıkıyor, bu bizim normal davranışımız, değil mi?

Eğer bu kriz, hepimizi harekete geçirip değiştirmezse neler olacağını bilmiyorum.

Amerika’da ortalama bir kişi bu virüs olaylarını düşünüyor, “sosyal mesafelenme” hakkında konuşuyor, okulların kapanmasını hayal eden çocuklar güzel evlerine gidip birkaç ay boyunca orada kalıyorlar. Atıştırmalık tüketip video oyunları oynuyorlar. Annem evden çalışıyor, telekonferansla görüşmeler yapıyor. Ve aslında, bu kadar çok çocuk için gerçeklik olduğuna sevindim.

Ama bir sürü çocuk, yani Amerika’nın diğer yarısı için bu gerçeklik geçerli değil.

Onlar için en güvenli yer ev olmayabilir.

Belki de bu çocukların uyku vakitleri gelene kadar evlerine gitmemelerinin bir nedeni vardır. Belki de kapısı kilitlenene kadar basketbol sahasında kalmalarının bir nedeni vardır.

Bu neden, evdeki şiddet olabilir, beni anlıyor musun?

Eğer bu durum kontrolden çıkar ve herkes sokaklardan uzak tutulursa? Saklandıkları ev, onlara hapishane gibi gelebilir.

Bir sürü çocuk için gerçek şu: Okul sahip oldukları tek yer. Yiyebilecekleri tek yemek orada. Garanti edilen güvenlik yalnızca orada.

Bunları anlıyor musun? Onları korumaya hazır olsan iyi olur.

Ve şu anda yaşadığımız krizle ilgili olan şey bu. Şu anda… Bu seninle ilgili değil. Bu senin bahar tatilinle veya hayatına devam etmek istemenle alakalı değil. Evet, güven bana, ben de rahatlamak istiyorum. Ben de spor salonunda olmak istiyorum. Tekrar parkede olup bu aptal gençleri mahvetmek istiyorum

Yani lanet olsun, ben de eski hayatımı geri istiyorum

Ama bu benim hakkımda değil. Bu senin hakkında değil.

Bu şey bizimle ilgili.

Bu virüs herkesi etkileyecek, özellikle de en savunmasız olanları.

Yani güzel bir yerdeysen, bir yerlerini evde tutman iyi olur.

Eğer kafanı sokabileceğin bir çatı varsa, bir yerlerini evde tutman iyi olur.

Netflix ile yemekle dolu olan bir buzdolabın varsa, bir yerlerini evde tutman iyi olur.

Koronavirüsle ilgili neler olacağını anlatamam. Sağlık uzmanı değilim. Ama ben sertifikalı bir sosyal yardımcıyım ve bu durumun, ekonomiye etkisi hakkında size bir şeyler söyleyebilmek için kalifiyeliyim. İnsanlar bu durumu ciddiye almaz ve ulus olarak bir araya gelmez ise milyonlarca çocuk acı çekecek.

Onlar, bu hayatı istemediler. Annelerinin karnından çıktıklarında bununla el sıkıştılar. Çocukları korumak, ulus olarak bizim sorumluluğumuz. Üzerine düşeni yapmak için zengin veya Tanrı olmak zorunda değilsin.

İnsanlara her zaman söylüyorum, ben sosyal yardımcıların kanatları altında büyüdüm. Eğer bana elini uzatan insanlar olmasaydı... Hayallerimi asla yaşayamazdım. Ve beni dinle, bir çocuğa yardım etmek için Rahibe Teresa olmak zorunda değilsin, anlıyor musun? Kiliseler için çalışıp bir şeyler yapmak zorunda değilsin.

Benim sosyal destekçilerim daima yardım ettiler. Kanlarıyla olmasa da beni daima kanatları altına aldılar. Büyürken NBA formam olmamıştı, gerçekten. Ama karabuğday işi yapan sosyal yardımcım sırtındaki formayı çıkartıp direk bana uzattı. Kelimenin tam anlamıyla böyle oldu. Karşılıksız.

O forma, kimin formasıydı biliyor musun?

Alonzo Mourning.

Çılgınca, değil mi? “Bundan yalnızca birkaç sene sonra Liberty City’deki yoksul çocuk senin rekorunu kırmak için geliyor kardeşim!!!!!!”

Ve bilirsin, Karabuğday… Onun sıradan bir işi olmadığını söyleyelim. Ama her zaman iyi olduğumdan emindi, bunun için mücadele etti. Etrafımda böyle insanlar vardı. Mücadelenin ortasında birbirimizin arkasındaydık. Bazen insanlar, şehir merkezlerine, “bir kova içindeki yengeçler”gibi bakarlar, ve herkes kendisi için yapar, ama bu bütün resim değil.

Hayatta kaldık çünkü her zaman sabah dörtte gelip seni almaya gelen istekli biri vardı, problem yoktu. Sana sırtından gömleğini, ayaklarından basketbol ayakkabılarını veya cebindeki son beş dolarını vermek isteyen biri vardı.

Şu anda bir ülke olarak aynı dayanışma duygusuna sahip olduğumuzu söyleyebilir miyiz?

Bu felaketin ortasında sosyal medyaya bakıyorum ve birçok insanın, “Benim” hakkında konuştuğunu görüyorum, ne dediğimi anlıyor musun?

Benim yaşam tarzım, tatilim.

Eğer bizden bahsetmeye başlamazsak birçok insan acı çekecek.

Tüm bunlardan önce her gün DM’den kaç çocuk bana, “Hey UD, benim için bir işin var mı? Metroların olduğunu biliyorum. Ailem için para kazanmaya çalışıyorum.” diye sorardı, biliyor musun?

Her gün.

Ben doktor, politikacı veya halk sağlığı uzmanı değilim. Ama bir şey biliyorum dostum. Hepimizin bu çocuklar için bir sorumluluğu var.

Sosyal yardımcılar neredeler? Bu çocuklar için kim öne çıkacak?

Senin için iki fikrim var.

Eğer gerçekten ihtiyaç duyan çocuklara yemek yardımı yapmak istiyorsan Güney Florida Beslenme’den bunu yapabilirsin. Her bir dolar şu anda bizim yardımımıza ihtiyaç duyan insanlar için yaklaşık altı öğün sağlar.

Eğer yapamazsan? (Ve inan bana, eğer yapamazsan bunu anlarım.)

Kafanın üstünde bir çatı ve buzdolabında yiyecek varsa ve aileni beslemek için işe gitmek zorunda değilsen, dünyadaki en kolay şeyi yap, dostum.

Bahar tatilini yap.

Sadece bir yerlerini evde tut.

Çeviri: Kuzey Kılıç