Eurosport

Son çeyrek #5

Son çeyrek #5

02/11/2019 @ 12:48Güncellendi 02/11/2019 @ 12:58

Daniels Süha Özkaya, Eurolegue’de geride bıraktığımız hafta içi oynanan beşinci ve altıncı hafta maçlarına göre takımların performanslarını değerlendiriyor.

Enler

  • Haftanın koçu: Ettore Messina (Armani Milano)
  • Haftanın takımı: Maccabi Tel Aviv
  • Haftanın oyuncusu: Luis Scola (Armani Milano)
  • Haftanın hayal kırıklığı: Fenerbahçe Beko

Kızılyıldız

Kızılyıldız, Anadolu Efes karşılaşmasında ilk yarıyı hücumda bocalayarak geçirdi. Üçüncü çeyrekte 14-0’lık seri bulan ve set temposunu arttıran Kızılyıldız, maçın son çeyreğinde ise Efes karşısında gerek pota altı savunmasında gerek Anadolu Efes’in kısalarını durdurmakta zorlanınca maçı 15 sayı farkla kaybetti. Khimki karşısında evinde oynamanın avantajını iyi kullanan ve hücumda 5 farklı isimden çift hanelerde skor katkısı alan Sırbistan temsilcisi, Khimki’yi 90 sayı atarak mağlup etti. İki maça birden bakıldığında, ortaya çıkan tablodan şikayetçi olmayacaklardır, zira evlerindeki hedef maçlardan birini kazanarak haftayı noktalıyorlar.

Khimki

Rus ekibi haftaya Panathinaikos galibiyetiyle başladı. Bu karşılaşmada etkili dış şut performansı (%51.7’lik üçsayı isabeti) Khimki’ye çok değerli bir galibiyet getirdi. Kızılyıldız karşısında ise savunmadaki kötü performans (ilk üççeyrekte potalarında 80 sayı gördüler) ve üçsayı isabet yüzdesinin çok düşük olması (%23.1) galibiyet ihtimalini ortadan kaldırdı. Sezona iyi başlayan Khimki, bu mağlubiyetle beraber deplasmandaki hedef maçlardan birsini kaybetmiş oldu.

Panathinaikos

Khimki karşısındaki iyi başladığı karşılaşmayı son çeyrekteki kötü hücum performansıyla kaybeden Panathinaikos, özellikle hücumda her şeyin Nick Calathes’in yaratıcılığına bağlı kalması sebebiyle problem yaşıyor. Bununla beraber en önemli sorunlardan biri de hücum ribauntlarında çok zorlanmaları. Anadolu Efes karşısında OAKA tribünlerinin de etkisiyle maça akışkan hücumlarla başlayan Pana, maçın ilerleyen bölümünde de bu ivmeyi korumayı başardı. İkide iki yapabilecekleri bir haftada önemli bir maç kaybettiler. Koç Argyris Pedoulakis’in de koltuğu sallantıda, Panathinaikos için önümüzdeki iki hafta sezonun geriye kalanı için belirleyici olacak.

Krunoslav Simon, Panathinaikos - Anadolu Efes

Anadolu Efes

Anadolu Efes, haftaya ikide iki hedefiyle girdi. Kızılyıldız karşısında maç içerisinde inişler çıkışlar yaşasalar da özellikle Vasilije Micic’in kariyer performansıyla birlikte haftayı galibiyetle açtılar. Panathinaikos karşısında OAKA’da 2006’dan beri galip gelemeyen Anadolu Efes, OAKA’da galibiyet ihtimalini ilk çeyrekte önemli ölçüde kaybetti. Vasilije Micic’in yönlendirici rolünden çıkıp skorer rolünü üstlenmek istemesi ve yaptığı top kayıpları Anadolu Efes için işleri zora sokan etkenlerdendi. Savunmada özellikle dış şut savunmasının aksaması, hücumda ise üçsayılık atışlarda yalnızca %20 ile isabet bulabilmesi, Anadolu Efes için mağlubiyetin zeminini hazırladı. Haftayı ikide birle kapayan temsilcimiz bu haftanın mutsuz ekiplerinden biri oldu.

Zenit

Zenit hafta sonu VTB Ligi’nde Lokomotiv Kuban karşısında 18 sayı önde olduğu karşılaşmayı kaybetmişti. Bu moral bozukluğuyla çıktıkları Zalgiris Kaunas deplasmanından galibiyet çıkartmayı başardılar. Pota altında Gustavo Ayon’a ideal bir rol bulmuş durumdalar. Uzatmaya giden Kaunas maçında savunmada da etkili olabildiklerini gösterdiler. Özellikle uzatma bölümünde savunmada oldukça iyilerdi. Mateusz Ponitka da aradıkları skorer hâlini aldı. CSKA Moskova karşısında ise son çeyreğe kadar bir şekilde maçın içinde kaldılar. Deplasmanlarda hâlâbu kadro yapısıyla işleri çok zor. Ancak oyun olarak gelişmeyi bu hafta da sürdürdüler.

CSKA Moskova

CSKA, haftayı sürpriz bir Olympiakos mağlubiyetiyle açtı. Hücum ribauntları ve top kayıpları gibi iki temel istatistikte rakiplerinden daha kötü oldukları bir maçı kaybettiler. CSKA maç içinde skoru yaratacak iki üçtemel parça bulmuş olsa da henüz yan parçaları tam anlamıyla verimli kullanabileceği bir yapı kurabilmiş değil. Bu durum onları zorluyor. Zenit karşısında öne geçtikleri karşılaşmada bir ara rakiplerine yakalansalar da son çeyrekte oyunun sertleştiği bölümde geri adım atmadılar ve maçı kazandılar. İkide iki hedefledikleri haftada bir galibiyet çıkarabildiler ve oyun olarak hâlâgüven vermiyorlar.

Brandon Paul (Olympiakos), CSKA Moskova-Olympiakos

Fenerbahçe Beko

Fenerbahçe Beko geçen haftadan önemli bir problem bakiyesiyle bu haftaya geldi. Maccabi karşısında ilk çeyrekte atılan yalnızca altı sayımaçın kaybedilmesinin yolunu açtı. 20 sayının üzerine çıkan fark karşısında kısmi bir reaksiyon gelse de bu çaba geri dönüşe yetmedi. İç sahadaki Zalgiris maçında hedef mutlak galibiyetti. Temsilcimiz karşılaşmada sürekli olarak skorda üstün olsa da Zalgiris takip mesafesini sürekli korudu. Fenerbahçe Beko için maçın en olumlu gelişmesi hücumda pas temposunun ve set hızının artmasıydı. Bu sayede hücumda kısa süreli olsa da akışkanlık yakaladılar.

Uzunların sistem içerisinde henüz verimliliğinin yeterli olmadığını söylemek gerek. En önemli sorunlardan biri bu. Hücumda tüm üretimin kısalara kalması, özellikle Nando De Colo eksenli yapı; Nick Calathes-Panathinaikos benzeri bir ilişkinin oluştuğunu gösteriyor. Fenerbahçe Beko maç içerisinde zaman zaman rakip yarı sahaya geçmekte dahi zorlandı ve bu durum bir özgüven eksikliği olarak yorumlanabilir. Aynı yorumu son bir dakikada performans için de yapmak mümkün. Çünkü son bir dakikasına yedi sayı önde girdikleri maçı kaybettiler. Fenerbahçe Beko’nun oyun yapısında radikal bir değişiklik olmadığı müddetçe play-off görmesi dahi zor gözüküyor. Çok önemli bir haftayıikide sıfırla geçtiler.

Zalgiris Kaunas

Zalgiris haftanın ilk maçında kendi evinde hiç beklemediği bir yenilgi aldı. Özellikle hücumdaki kısır yapı ve kötü şut tercihleri mağlubiyetin zeminini hazırladı. Fenerbahçe Beko karşısında ise takım olma karakterini gösterip sürekli maçın içinde kaldılar ve ligin en zorlu deplasmanlarından birinden önemli bir galibiyet çıkarttılar. Koç Sarunas Jasikevicius’un sistemi zaman isteyen bir sistem. Zalgiris mutlaka gelişimini sürdürecektir. İç sahadaki beklenmeyen yenilgiye rağmen bu haftaki genel durumlarından çok fazla şikayetçi olmayacaklardır.

Zalgiris Kaunas, Fenerbahçe-Zalgiris maçı sonrası

Valencia

Valencia haftayı Barcelona yenilgisiyle açsa da oyun olarak geliştiğini gösterdi. Son dakikalara kadar maçın içerisinde kalmayı başardılar. Özellikle pota altını daha etkili kullandılar ve hücum sistemlerini dönüştürmeyi başardılar. Asvel karşısında haftanın ikinci maçında tek hedefleri bu sezonki ilk galibiyetlerini almaktı. Bunu da pota altını iyi kullanıp kısalara daha çok şut imkânı yaratarak başardılar.

Asvel

Asvel haftayı evinde çok kıymetli bir Baskonia galibiyetiyle açtı. Evlerinde son topa kadar mücadele eden bir karaktere sahipler. İç sahadaki galibiyetlerin en önemli sebebi salonda oluşan atmosfer enerji. Takım deplasman için fazla kırılgan ve söz konusu iç saha enerjisi de olmayınca dış sahalarda maç içinde kalmakta zorlanıyorlar. Bu hafta da evlerinde kazanıp Valencia deplasmanında kaybettiler. Yine de sezon başında beklenenden çok daha iyi bir noktada olduklarını söylemek mümkün.

Armani Milano

Milano ekibi haftaya Alba Berlin deplasmanında kazanarak başladı. Luis Scola ve Sergio Rodriguez, sorumluluk gerektiren noktalarda takım içi liderler olarak ön plana çıktılar. İtalya temsilcisinin bu hafta tam olarak sezon başında beklenilen noktaya ulaştığı söylenebilir. Sahadaki liderlerini belirlediler ve yan parçaları da kullanabilen bir takım görüntüsüne kavuştular. Bu sayede kötü girdikleri zorlu Barcelona maçını da son çeyrekte kazanmayı başardılar. Tabii ki bu galibiyeti getiren temel unsurun son çeyrekteki yüksek üçsayı yüzdesi olduğunu söylemek gerekiyor.

Barcelona

Barcelona hata yapmaması gereken maçları kazanma geleneğini bu hafta da sürdürdü. Valencia maçını kazanmayı başardılar. Milano karşısında ise iyi başlayıp uzun süre önde götürdükleri karşılaşmanın son çeyreğinde felaket bir savunma performansıyla birlikte maçı kaybettiler. Altın değerinde bir deplasman galibiyetini kaçırmış olsalar da Barcelona adına da işler yolunda gidiyor.

Adam Hanga (Barcelona) ve Vladimir Micov (Armani Milano)

Olympiakos

Yunan ekibi CSKA Moskova karşısında sürpriz bir galibiyet aldı. Bu galibiyeti getiren temel faktör, Birleşik Amerikalı oyuncuları Will Cherry ve Kevin Punter’ın ekstra performansları oldu. Haftanın ikinci maçında Maccabi Tel Aviv karşısında kendi evlerinde son topa kadar maçın içinde kalmalarını beklesek de maç hiç öyle geçmedi. İkinci yarının 25-45 geride kapatılması, Olympiakos’un bu sezon aslında ne kadar kırılgan ve problemli bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.

Maccabi Tel Aviv

Maccabi Tel Aviv, Fenerbahçe karşısında evinde iyi basketbol oynama geleneğini sürdürdü. Her ne kadar maçın belli bir bölümlerinde oyun disiplininden kopup Fenerbahçe Beko’nun geri dönüşüne izin verseler de maçın genelinde iyi bir basketbol oynayıp savunmalarıyla maçı kazandılar. Olympiakos karşısında ise bunun aksine yüksek tempo basketbol oynayıp hücum performanslarıyla maçı kazandılar. Haftayı ikide ikiyle kapatan İsrail temsilcisi, son yıllarda en çok özlem duyduğu şey olan istikrara kavuşmuş gözüküyor.

Baskonia

Baskonia, son yıllarda görmeye alıştığımız üzere, bu yıl da evinde çok iyi oynayıp rahat maç kazanan; ancak deplasmanlarda zorlanan görüntüsünü koruyor. Asvel deplasmanında uzun süre önde götürdükleri maçı son çeyrekte kaybettiler. Böylece oldukça muhtemel bir deplasman galibiyetini kaçırdılar. Evlerinde ise Bayern Münich’i 33 sayı farkla rahat geçtiler. Baskonia’da özellikle Tornike Shengelia’nın kusursuz basketbolu onlara bu dönemde seviye atlatacaktır. Evlerindeki maçlarda Baskonia’yı izlemeniz tavsiye edilir.

Bayern Münich

Bayern, Real Madrid karşısında özellikle pota altını iyi kullanarak fark yarattı. Üçsayı çizgisinin gerisinden de, temel görevi isabet bulmak olan parçaların verimli oynamasıyla beraber skor olarak istedikleri noktaya geldiler. Hücumdaki bu etkili performans ve iç sahada oluşturdukları özel atmosfer onlara Real Madrid karşısında ekstra bir galibiyet getirdi. Baskonia deplasmanında ise pota altı savunmasında çok zorlandılar. Hücumda da üçsayıyüzdesi düşük seviyede kalınca maçı kazanma ihtimali tamamen ortadan kalktı. Haftayı yine de beklediklerinden iyi bir noktada tamamlayan Bavyera ekibi hâlinden şikayetçi olmayacaktır.

Bayern Münih - Real Madrid, Euroleague

Real Madrid

Real Madrid oyun olarak Fenerbahçe Beko’yla birlikte iki haftadır potansiyelinin en altında kalan takım olarak dikkat çekiyor. Hücumda tamamen Facundo Campazzo’ya bağlı durumdalar ve o verimsiz oynayınca Madrid de hücumda oldukça zorlanıyor. Campazzo’nun formsuzluğunu ile pota altında telafi edebilecek ve hücumu zenginleştirebilecek opsiyonların da kısıtlı olması, Real Madrid’i zorladı ve Bayern Münich maçını kaybettiler. Alba Berlin karşısında ise hata yapmadılar. Bir ara Alman ekibine yakalansalar da maçı koparmayı başardılar. Real haftayı mutsuz kapattı ancak Alba galibiyeti, bu mutsuzluğun krize dönüşmesine engel oldu.

Alba Berlin

Berlin ekibi haftayıikide sıfırla kapattı. Yine de oynadıkları oyunla takdir kazandıklarısöylenebilir. Armani Milano karşısında deneyimsizliklerinin kurbanı oldular. Real Madrid karşısında ise müsabakanın önemli bir kısmında maçın içerisinde kaldılar ama güçleri sonunu getirmelerine yetmedi. Savunma kısmında oldukça yumuşak bir takım olmalarıeleştirilebilir. Fakat bir koç takımı oldukları için bunu da bir tercih olarak değerlendirmek gerekiyor. Hücumda üçsayılık atışlara dayalı, keyifli ve yüksek tempolu bir basketbol oynuyorlar. Aldıkları sonuçlardan bağımsız olarak izlemesi keyifli bir takımlar ve bu sezon tüm basketbol severlerin saygısını şimdiden kazandılar. Evlerinde mutlaka sürpriz birkaç galibiyet alacaklardır. Bu hafta kazanamasalar da bunun işaretlerini verdiler.