Resmi Siteden Alınmıştır

"Burada oynadığınız her maç play-off gibi"

"Burada oynadığınız her maç play-off gibi"

10/05/2019 @ 11:58Güncellendi 10/05/2019 @ 12:02

Milwaukee, Utah, Belgrad, İstanbul ve son olarak Kaunas... South Dakota patentli yıldız oyun kurucu Nate Wolters, Eurosport Türkiye ekibinden Kuzey Kılıç’ın sorularını yanıtladı.

2016 yılında takımın başına Sarunas Jasikevicius’u getiren Zalgiris Kaunas temelde basit, mikro düzeyde özel değişiklikler yaptı. Kadronun genel iskeleti korunurken sahadaki oyun felsefesi kısalar üzerine kuruldu. Bu doğrultuda oyun kurucuların önemini kendi kariyerinden de bilen Jasikevicius, geçtiğimiz yaz arasında Nate Wolters’ı takıma dâhil etti. Litvanya'da ilk sezonunu geride bırakan Wolters, Zalgiris’teki tecrübesini ve basketbolun geleceğine dair düşüncelerini bizlerle paylaştı.

Öncelikle EuroLeague’de gösterdiğin performans için tebrik ederim. Normal sezonda takım olarak birçok kez iniş-çıkış yaşadınız. Senin açından sezon nasıl geçti?

İlk başlarda biraz zorlandım ancak sezon ilerledikçe hem takıma hem de Litvanya genel kültürüne ayak uydurmayı başardım. Sezon boyunca iyi ve kötü maçlarımız oldu; sona gelindiğinde ise play-off’a kalmayı başardık. Orada ligin en iyi takımlarından olan Fenerbahçe Beko ile eşleştik. Onları eleme şansımız vardı ancak başarısız olduk.

Sizin adınıza normal sezonun kırılma noktası ne oldu?

Sezon başından beri her maça aynı önemi gösterdik ve takım olarak savaştık. Ancak uzun bir süre dokuz ila on beşinci sıralar arasında yer aldık. Ligin sonlarına doğru yakaladığımız ivme ve ardından gelen galibiyetler bizim için kırılma noktası oldu.

Fenerbahçe Beko karşısındaki play-off serisini nasıl yorumlarsın?

İlk maçtaki mağlubiyetin ardından ikinci maça biraz daha konsantre çıktık ve seriyi eşitledik. Deplasmanda maç kazanmanın önemini biliyorduk ve evimize avantajla döndük. Seri Zalgirio Arena’ya geldiğinde orada oluşacak atmosfer için heyecanlıydım. Yine harika bir taraftar önünde oynadık ancak Fenerbahçe gerçekten çok iyi mücadele etti. Biz elimizden geleni yaptık ama maalesef yeterli olmadı.

Litvanya’daki ilk yılın nasıl geçti?

Tek kelimeyle muazzam. Organizasyon, taraftar, antrenör ekibi ve takım arkadaşlarım, kısacası buraya dair her şey harika ve birinci sınıf. Kariyerimde ilk kez EuroLeague’de oynamıyorum, ama bu sezon bana verilen rol çok özeldi ve maçlarımızın çoğundan büyük keyif aldım. Saha içinde yaptığımız "ice savunması" (pick and roll oyununda kısadan uzuna veya uzundan kısaya getirilen yardım) da ayrı bir deneyim oldu.

NBA ve EuroLeague tecrübesi yaşamış birisi olarak, sence her iki organizasyon arasındaki temel felsefe farkı ne?

EuroLeague’de daha fazla antrenman yapıyorsunuz ve bireysel olarak gelişim tarzınız farklı. Hücumunuzu tabii ki belli bir seviyeye çıkarmanız lazım ancak işin savunma kısmını da geliştirmelisiniz. Burada oynadığınız her maç play-off gibi ve işin en çok bu kısmını seviyorum. Sezon boyunca rekabet ve sertlik düzeyi asla düşmüyor; her maç önemli. NBA’de ise sezon uzun ve sistem farklı. Ayrıca takımların üç sayı setlerine verdiği önem artmış durumda.

2015-2016 sezonunda Beşiktaş forması giymiştin. Türkiye’deki kariyerin hakkında neler söylemek istersin?

Evet, dediğiniz gibi üç sene önce Türkiye’de oynadım. Ligin rekabet seviyesi yüksek, kaliteli oyuncular var ve taraftarlar takımlarına iyi destek veriyor. Tabii İstanbul’da bulunmak çok eğlenceliydi, orada güzel zamanlar geçirdim.