Eurosport

Mutsuz son

Mutsuz son

06/09/2019 @ 09:49Güncellendi 06/09/2019 @ 09:50

İlk maçında Japonya’yı deviren, ardından Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı galibiyetin kıyısından dönen Türkiye, Çekya’ya 76-91 mağlup olarak gruptan çıkma şansını kaybetti. Peki, olimpiyat vizesi almak için sıralama maçlarıyla turnuvaya devam eden Milliler neden gruptan çıkamadı? Çek Cumhuriyeti’ne karşı neler yapılamadı?

Türkiye, çok değil yalnızca beş gün önce Japonya’yı iyi bir oyunla devirmişti. Takımın as yıldızları olan Ersan İlyasova, Cedi Osman ve Furkan Korkmaz üçlüsü ilk maçta görevlerini eksiz yerine getirmişti. Buğrahan Tuncer ve Melih Mahmutoğlu, skor üretimi ve pas dağıtımı konusunda ekstra katkılar verirken; Doğuş Balbay ve Semih Erden, işin sertlik kısmında yardımcı olmuştu.

Milliler, ABD’ye karşı daha farklı bir düzenle oynamalıydı. Zira rakibin 12 oyuncusu da hücumun her bölgesinden tehdit yaratma ve savunmada adam değişme yeteneğine sahipti. Koç Ufuk Sarıca’nın buna karşı hazırladığı tam saha baskı, zone ve adam adama savunma stratejisi maçı dengelemişti. Hücumda ise Scottie Wilbekin’in enerji getirmesi, Ersan’ın inanılmaz bir seviyeye yükselmesi, Furkan ve Cedi’nin boyalı alanı etkili kullanması maçı neredeyse Türkiye lehine sonlandıracaktı. Ancak iş serbest atışlarda ve basit hatalarda bitti.

Hem fiziksel hem de mental açıdan oldukça zorlu geçen ABD maçının ardından sıradaki rakip Çekya’ydı. Maçtan galip ayrılan takım bir üst turdaki gruplara, mağlup ayrılan takım ise olimpiyat vizesi için sıralama gruplarına gidecekti. Jan Vesely gibi önemli bir yıldızını sakatlığı nedeniyle kullanamayan Çekya, Türkiye karşısında inanılmaz bir takım oyunu sergiledi.

Çekler, Türkiye’nin ilk iki maçta hücumda en iyi yaptığı şey olan boyalı alan katlarını ve dip penetrelerini beşli boyalı alan savunmasıyla engelledi. ABD maçının yorgunluğunu üzerinden atamadığı belli olan Ersan’ın yanı sıra pivot ikilisi Semih ve Sertaç Şanlı’nın bir türlü form yakalayamaması Çek savunmasını aşmayı zorlaştırdı. Cedi ve Furkan’ın biraz zorlama şutlarda isabet bulması farkın açılmasını önledi, ama bir yere kadar...

Cedi Osman ve Thomas Satoransky, Fiba Dünya Kupası

Tomas Satoransky’nin muazzam yönlendiriciliği; Patrik Auda, Vojtech Hruban, Ondrej Balvín ve Jaromir Bohacik’in skor tamamlayıcılığıyla birleşince Çekya, boyalı alan savunması iyice düşen Türkiye karşısında rahat hücum etmeye başladı.

12 Dev Adam ikinci yarıya Ersan’ın pivot olduğu hareketli ve hücumda çizgi gerisinden atak edebilecek bir beşle başladı. Böylece Çeklerin kilitli boyalı alan savunması biraz daha dışarı açıldı.Milli Takım dışarı açılan savunmayı etkili kısa penetrecileriyle delip maça ortak olmaya başlasa da savunmada istediği düzeni yakalayamadı. Rakibin hem ana opsiyonları hem de yan parçaları düzensiz savunmaya karşı rahat skor üretebildi. Beklenen geri dönüş üçüncü periyotta da yapılamadı ve son periyot Çeklerin dominant oyunuyla bitti.

Türkiye’nin pivot ikilisinin (Semih ve Sertaç) çok geleneksel bir hücum anlayışına ve savunmada yavaş ayaklara sahip olması, Wilbekin’in kırık parmakla oynaması, Ersan’ın enerjisinin yetmemesi, Cedi ve Furkan’ın biraz bocalaması, genel bench rotasyonundaki opsiyon yetersizliği, takımın serbest atış ve üç sayılık atışlarda düşük yüzdelerde kalması 12 Dev Adam’ın gruptan çıkamamasındaki faktörler oldu.

Türkiye, turnuvaya yaş ortalaması 27 olan bir kadroyla katıldı. Yani yeni jenerasyonun geçiş dönemi bir nevi sona erdi. Bu turnuvayla birlikte meyvelerin toplanması gerekiyordu. Peki, istenilen oldu mu? Görünen o ki, hayır. Ancak 2020 Tokyo Olimpiyatları’na katılmamız için hâlâ daha bir şans var. Millilerimiz, olimpiyat eleme maçlarına vize alabilmek adına Çin’deki mücadelesini sürdürecek.

Hazırlayan: Kuzey KILIÇ