Eurosport

İstikrar

İstikrar

16/09/2019 @ 12:36Güncellendi 16/09/2019 @ 12:41

2019 FIBA Dünya Kupası sona erdi. İspanya, uzun yıllardır sahip oldukları istikrar ve söz konusu yıllarda oluşturduğu kültür ve ekolün bileşiminin etkisiyle; Çin’de oynadığı sekiz maçın tamamını kazandı ve 2006’dan sonra bir kez daha Dünya şampiyonu oldu.

1984, Los Angeles. Olimpiyatlar, eğlence dünyasının kalbinde. Basketbol parkelerindeki final iki devi konuk ediyor: Madalyalara çoktan alışan ABD ve Akdeniz Oyunları dışında madalyası bulunmayan İspanya. Michael Jordan, Sam Perkins ve Patrick Ewing gibi isimler İspanya’yı darmadağın ederek altın madalyaya ulaşıyor. İspanya’ya gümüş madalya kalıyor. Fena bir adım değil.

2006, Japonya. Dünya Kupası, en büyük global ekonomi pazarlarından birinde, Japonya’da. Serkan Erdoğan’lı, Ermal Kurtoğlu’lu Türkiye’nin çeyrek finalde elendiği turnuvanın sonuna doğru bir sürpriz yaşanıyor. 125 kiloluk Sofoklis Schortsanitis’in boyalı alanda olduğu, Vassilis Spanoulis’in yıldızlaştığı Yunanistan, Amerika’yı geçerek finale yükseliyor. Finalde rakipleri Arjantin’i bir sayı farkla mağlup eden İspanya. Tabii maç Boğalar için çok büyük önem taşıyor. Zira EuroBasket’teki gümüş madalyalar giderek değersizleşiyor. Keza Akdeniz Oyunları’ndaki prestij de yok olmaya yüz tutmuş durumda. Juan Carlos Navarro ve Jorge Garbajosa’nın inanılmaz oynadığı final maçı İspanyolların 70-47 üstünlüğü ile sonuçlanıyor. Japonya’da altın madalya, çok iyi bir temel.

2008, Pekin. Olimpiyatlar, 1988 Seul’ün ardından yeniden Asya’da. Yao Ming, Pau Gasol, Luis Scola ve Manu Ginobili gibi önemli Avrupalı yıldızların basketbolun globalleşmesine katkıda bulunduğu turnuvada final, 1984’ün rövanşı niteliğinde. Kobe Bryant, Dwayne Wade, LeBron James, Carmelo Anthony, Chris Paul; kısacası milenyum Rüya Takımı’yla finale yükselen ABD ve Gasol Kardeşler’in Carlos Navarro’yla birlikte yükünü çektiği İspanya karşı karşıya. Rudy Fernandez finalin en skorer oyuncusu olup takımı adına “x faktör” oluyor ancak bu, Birleşik Devletler’in yıldızlarını durdurmaya yetmiyor. Bir olimpiyat gümüşü daha.

İspanya

2012, Londra. Yine aynı final. ABD, bütün yıldızlarıyla birlikte finalde. Karşısında ise yine yeniden Gasol kardeşler ve Navarro var. İspanya bu sefer biraz daha iyi mücadele ediyor, ancak 40 dakikanın sonuna gelindiğinde mağlubiyet kaçınılmaz oluyor. Yeni gümüş madalyalar koleksiyona ekleniyor.

2016, Rio. Dünya Kupası’nda madalyaya hasret kalan İspanya, aradığını yine olimpiyatlarda buluyor ancak madalyanın rengi bu sefer farklı; gümüş değil, altın hiç değil, bronz. İspanya için olimpiyatlardaki bölüm sonu canavarı olan Amerika, rakibini bu sefer yarı finalde saf dışı bırakıyor. İspanya ise Avustralya karşısında üçüncülük maçına çıkıp, çok heyecanlı geçen bir mücadelenin ardından 89-88 kazanıyor.

Ve 2019, Çin. Kısmen kolay bir grup, zorlu üst tur maçları, iki uzatmalı Avustralya yarı finali ve Arjantin’e karşı enfes bir final zaferi. İspanya, 13 yıl aradan sonra Dünya Kupası’nı mutlu sonla bitiriyor. ABD’nin yedinci olduğu bir turnuvada altın madalya kazanmak, İspanyollar için oldukça tatmin edici olsa gerek.


İspanyollar, yıllardır süregelen istikrarını sürdürdü ve Pekin’de, Arjantin karşısında baştan sona üstün bir oyunla altın madalyaya ulaştı. Peki sıradaki hedef ne? 2020 Tokyo olsa gerek. Birleşik Devletler’in modern bir Rüya Takım’la Japonya topraklarında olacağını düşünürsek, olimpiyat altınına ulaşmak geçtiğimiz iki haftaki yolculuktan çok daha zorlu olacak.

Hazırlayan: Kuzey KILIÇ