Resmi Siteden Alınmıştır

Türkiye basketbolunda borç sarmalı

Türkiye basketbolunda borç sarmalı

22/05/2019 @ 12:26Güncellendi 22/05/2019 @ 12:27

Basketbol Süper Ligi'nde yer alan takımların transfer yasaklarıyla karşı karşıya kalabilecek düzeydeki mali sıkıntıları, ligdeki rekabet ortamını da tehdit etmeye başladı. Eurosport Türkiye ekibinden Daniels Süha Özkaya, takımlar özelindeki mali bilançoyu ortaya koyarak Avrupa'daki örnekler üzerinden çözüm önerilerini sıraladı.

Basketbol dünyasında Final Four heyecanı geride kaldı. Bu sezon EuroLeague’de Türkiye’nin iki temsilcisiyle Final Four’da boy göstermesi, “Avrupa’nın en kaliteli basketbol ligi hangisi?” tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.

Basketbol Süper Ligi’nin Avrupa’nın en güçlü ligi olduğunu savunanların sayısı hiç de az değil ve bu görüş, Türkiye’de takımlar arasındaki mevcut rekabet ortamıyla da desteklenebilir. Ancak bardağın boş tarafına da bakmakta fayda var. Özellikle mali açıdan takımların yaşadığı sıkıntı ve buna bağlı olarak ligdeki güç farkının giderek artması, önemli soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Acaba basketbol ligimiz söylendiği gibi Avrupa’nın en güçlü ligi mi, yoksa giderek Yunanistan’da olduğu gibi iki takımın domine ettiği bir lig hâline mi geliyoruz?

Mali Kısım

Ligimizin mali karnesine baktığımız zaman epey sıkıntılı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Bu sezon Basketbol Süper Ligi'nde mücadele eden 15 takımın 5’inin şu an Uluslararası Basketbol Federasyonu'nda (FIBA) dosyası bulunmakta: Galatasaray Doğa Sigorta, Beşiktaş Sompo Japan, Pınar Karşıyaka, Adatıp Sakarya BŞB, Arel Üniversitesi Büyükçekmece. Transfer yasağı tehlikesiyle karşı karşıya olan bu beş takımın cezaya konu olabilecek dosyalarının toplam sayısı 25'i buluyor.

Bu noktada Türkiye’nin açık ara farkla FIBA’da en çok dosyası bulunan ülke olduğunu belirtmekte de fayda var. Zira işin içine Yeşilgiresun Belediye, Uşak Sportif, Trabzonspor, Best Balıkesir, Eskişehir Basketbol gibi son iki sezonda Basketbol Süper Ligi'nde mücadele etmiş takımları dâhil ettiğimizde çok daha ağır bir tablo karşımıza çıkıyor.

Bu sezon EuroLeague'de mücadele eden temsilcilerimizi (Anadolu Efes, Fenerbahçe Beko, Darüşşafaka Tekfen) dışarıda bırakıp bu sezonki mali duruma baktığımızda ortaya çıkan tablo şu şekilde:

  • Galatasaray Doğa Sigorta ve Beşiktaş Sompo Japan bu yıl toplam bütçelerini yarı yarıya azalttı. Bununla birlikte bu iki takımın bu yıl ödemelerde sıkıntılar ve düzensizlikler yaşadığı biliniyor.
  • Bu sezon mali açıdan en çok sıkıntı yaşayan takım ise Süper Lig'e veda eden Adatıp Sakarya BŞB oldu. Sakarya ekibinde bu yıl ödemelerin dört-beş ay aksadığı bilinmekte.
  • İstanbul BBSK ve Afyon Belediyespor da sezon içerisinde maaş ödemelerinde ciddi sıkıntılar yaşayan diğer ekipler oldu. Ödemelerdeki düzensizlikler sebebiyle bu iki ekip de önemli oyuncularını kaybetti ve sezonu başladıkları kadrolardan çok daha zayıf kadrolarla bitirmek zorunda kaldılar. Benzer bir süreci yaşayan Arel Üniversitesi Büyükçekmece de ligde kalmayı başarmasına rağmen yine mali gerekçelerle sezon içerisinde önemli bir kadro değişimi yaşadı.
  • Bu sezon Basketbol Süper Ligi'ne yükselen ve sezon içerisinde lige kattığı havayla epey övgü toplayan Bahçeşehir Koleji de sezonun son bölümünde ödeme düzensizlikleriyle karşı karşıya kaldı.
  • Bunun dışında Banvit ve Gaziantep Basketbol gibi sezonun başarılı ekiplerinin de bütçeyi kısıp daha hesaplı kadrolar kurduğunu biliyoruz. Banvit’in gelecek sezon için sponsor bulup bulamayacağı hâlen önemli bir soru işareti.
  • Son yıllarda yakaladığı kadro ve yönetim istikrarını sürdüren Tofaş, bu sezon da kendisine üst sıralarda yer bularak bu istikrarın ödülünü aldı. Bu sezon Süper Lig'e geri dönen Türk Telekom da bütçesiyle play-off başarısı yakalayan bir kadro oluşturmayı başardı.

Sonuç olarak EuroLeague takımları dışında bu sezon Basketbol Süper Ligi'nde yer alan tüm takımların ödemelerde ufak tefek düzensizlikler yaşadığını belirtmekte fayda var. Bu sezon Süper Lig'de yer alan 15 takımın yaklaşık olarak 10 tanesinin ekonomik açıdan belli sıkıntılarla (ödeme düzensizlikleri+FIBA cezaları) karşı karşıya kaldığını söyleyebiliriz.

Yakın Geçmişten Bugüne Mali Boyuttaki Değişim

Türkiye Basketbol Süper Ligi üç-dört yıl öncesine kadar Avrupa çapında oyunculara en yüksek kontratları veren lig konumundaydı. Yakın geçmişle bugünü karşılaştırdığımızda gördüğümüz değişim şu şekilde:

  • Tüm takımların bütçelerinde önemli bir daralma var.
  • EuroLeague takımları dışındaki takımların bütçeleri yarı yarıya düşmüş durumda. Örneklemek gerekirse, bundan üç yıl önce düşmemeye oynayan bir takımın üst maaş sınırı 25-30 bin dolar seviyesindeyken bu yıl ligimizde bu sınırın 20 bin doların altına gerilediğini görüyoruz.
  • Üç yıl önce EuroCup seviyesindeki bir takımın genel bütçesi 10 milyon dolar seviyesindeyken bu yıl EuroCup'ta mücadele eden takımlarımızın bütçesi bunun neredeyse üçte biri seviyesinde.
  • Üç sezon önce EuroCup'taki temsilcilerimizin üst ücret sınırı sezonluk 450-500 bin dolar seviyesindeyken, şu anda bu miktarın EuroLeague seviyesinde ödendiğini söyleyebiliriz.

Rekabet Kısmı

Bu mali tablo, Basketbol Süper Ligi'nde mücadele eden takımlar arasındaki güç dengeleri arasında da önemli bir uçuruma sebep olarak rekabet ortamını yok etmeye başladı. Bu yıl EuroLeague’in en yüksek maaşlı 10 oyuncusuna baktığımızda; Fenerbahçe Beko’dan iki ve Anadolu Efes’ten bir oyuncu görüyoruz.

Süper Lig'de oynanan son hafta maçlarına baktığımızda yedi maçın beşinin çift haneli farklarla bittiğini görüyoruz. Bununla birlikte Final Four'da boy gösteren ve ligde ilk sırada yer alan Anadolu Efes ve Fenerbahçe Beko'nun sezon genelinde mağlup oldukları toplam maç sayısı sadece yedi...

32 haftası geride kalan İspanya Basketbol Ligi'nin ilk iki sırasında yer alan Real Madrid ve Barcelona Lassa'nın toplam mağlubiyet sayısı ise 13. İtalya Ligi’nde ilk sırada yer alan Olimpia Milano ve Guerino Vanoli Basket'in bu sezonki toplam mağlubiyet sayısı da 17.

Rekabet anlamında Avrupa basketbolunun en tek taraflı liglerinden biri olan Yunanistan Ligi'nde ise bu yıl EuroLeague temsilcileri Olimpiakos ve Panathinaikos'un toplam mağlubiyet sayıları yalnızca beş.

Bu açıdan baktığımızda Türkiye Ligi'ndeki rekabet seviyesinin de alarm vermeye başladığını söylemek mümkün. Geçtiğimiz sezon, Final Four'daki temsilcilerimizin ligdeki mağlubiyet sayıları 11'ken, ondan önceki sezon ise bu sayı 9'du.

Rekabet-Mali Tablo İlişkisi

Yunanistan’da istisnalar hariç lig her zaman Panathinaikos-Olimpiakos çekişmesiyle geçmiştir. Yunanistan’daki mali krizin baş göstermesiyle birlikte Aris, PAOK, AEK ve Marroussi gibi Yunanistan Ligi’nin ve o dönem için Avrupa’nın ortalama üstü takımları, bütçelerini %70 ila %80 oranında azaltmak durumunda kalarak rekabetçi kimliklerini yitirdiler. Bu durum Panathinaikos ve Olimpiakos’un özellikle kendi liglerinde rakipsiz olmalarına, dolayısıyla Yunanistan Ligi'nin "iki takım ve diğerleri" şeklinde oynanmasına sebebiyet verdi. Orta sıralar için ciddi bir rekabet olsa da orta sıralardaki ekiplerin bu iki devi mağlup etme şansları bulunmuyor.

Yunanistan'dakine benzer bir dönüşümü bu sezon ligimizde de görmek mümkün. Final Four'daki ekiplerimiz ligi domine etmiş durumda ve diğerlerinin onlarla boy ölçüşebilmesi çok kolay gözükmüyor. Bu noktada ligimiz; yöneticileriyle, oyuncularıyla, izleyicileriyle beraber önemli bir karar vermek zorunda. Yunanistan olmak mı yoksa Avrupa’nın en iyi ligi olmak mı?