Resmi Siteden Alınmıştır

İsim farklı, hedefler aynı: Teksüt Bandırma

İsim farklı, hedefler aynı: Teksüt Bandırma

08/08/2019 @ 15:41Güncellendi 08/08/2019 @ 15:47

2005’ten beri Türkiye Basketbol Ligi'nde mücadele eden Teksüt Bandırma, yazın başında Banvit’in çekilmesiyle beraber yeni bir yapılanmaya girdi. Takımın genel menajeri Turgay Zeytingöz, yaşanan süreci süreci ve önümüzdeki döneme dair hedefleri Eurosport Türkiye’den Mert Demircioğlu’na anlattı.

Son zamanlarda ülke basketbolunda birçok takımımız mali sıkıntılardan dolayı kapanmak veya küçülmeye gitmek zorunda kaldı. Bu yaz da bu riskle karşı karşıya kalan Teksüt Bandırma -ya da eski adıyla Banvit- bu süreci sorunsuz atlattı. Ligimizin önemli takımlardan Teksüt Bandırma’da yeniden yapılanmaya gidilse de hedefler hâlâ aynı. Bütün bu süreci ve gelecek planlarını takımın genel menajeri Turgay Zeytingöz anlattı.

Yaz döneminde kulübe yeni bir sponsor buldunuz. Uzun yıllardır ülkemizdeki önemli basketbol kulüplerinden biri olarak önümüzdeki sezon için hedefleriniz nelerdir?

Bildiğiniz gibi kısa bir süre önce, yine kendi şehrimizden çıkan ve 63 senelik tertemiz geçmişiyle Türkiye ve dünya pazarında önemli yere sahip bir marka olan Teksüt firmasıyla beş yıl sürecek resmi isim sponsorluğu konusunda anlaşmaya vardık. Önümüzdeki süreçte yeni ismimiz, temsil edeceğimiz Teksüt markası ve daha da büyük sorumluluk bilinciyle kulübümüzü, sponsorumuzu, şehrimizi başarıyla temsil etmek istiyoruz.

Kulübümüzün kuruluşundan itibaren süregelen misyonu ile altyapımıza ve dolayısıyla Türk gencine yatırıma devam edecek, milli takımlarımıza oyuncu yetiştirme konusundaki istek ve heyecanımızı sürdüreceğiz. Aynı zamanda mücadele vereceğimiz tüm kulvarlarda iddialı takım olma hüviyetimizi de korumak istiyoruz.

FIBA Şampiyonlar Ligi’nde kuralar çekildi ve grubunuzda AEK, Hapoel Jerusalem gibi önemli takımlar var. Geçtiğimiz sezon Brose Bamberg’e iki maçta da az farklarla kaybedip son 16 turunda elenmiştiniz. Bu sezon Avrupa kulvarında beklentileriniz nelerdir?

2005 sezonunda Basketbol Süper Ligi'nde mücadeleye etmeye başladığımızdan beri Avrupa kupalarında yer alıyoruz ve Avrupa'da başarı her zaman öncelikli hedeflerimizden oldu. Yakın geçmişte Eurocup'ta yarı final, Şampiyonlar Ligi'nde final ve çeyrek final gibi önemli başarılar kazandık. Şampiyonlar Ligi organizasyonunun en başarılı üç takımından biri olduk.

Bahsettiğiniz gibi bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde zor bir kura çektik. Grubumuzda bulunan AEK ve Hapoel Jerusalem, önümüzdeki sezonun şampiyonluk favorileri arasında gösterilen takımlar. Bu takımlar haricinde Pau Orthez, Anwil, Rasta Vechta ve elemelerden gelmesi muhtemel Burgos ve Antwerp gibi önemli ekollerden gelen iyi takımlar var. Bu sezonki amacımız öncelikle grubumuzdan bir üst tura çıkmak ve sonra eleme usulü oynanacak serilerle iki sezon önceki başarımızı tekrarlayıp Dörtlü Final’de yer almak olacaktır.

Bandırma eskiden beri EuroLeague’e birçok oyuncu ve koç kazandırdı. Bu başarının sırrı nedir?

Bu başarıyı getiren birçok farklı etken var ve aslında hiçbirisi sır değil. Organizasyonumuzun gücü ve başlangıçtan bugüne taşınan basketbol geleneğimiz, oyuncuyu sürekli iyi yönde motive eden sadık taraftarlarımız ve istikrarlı finansal yapımız, organizasyona katılan ve hâlihazırda belli potansiyelleri olan oyuncuların tamamıyla yaptığı işe konsantre olmasını ve dolayısıyla seviye atlamasını kolaylaştırıyor. Tabii bunların haricinde oyuncu ve koç seçiminde, yoğun araştırma ve öngörülerimizin de önemli payı olduğunu, oyuncuların seviye atlamasında en büyük pay sahiplerinin ise bu süre zarfında A takım ve altyapıda çalıştığımız çok değerli koçlarımız olduğunu eklemeliyim.

Milli takımlara en çok oyuncu gönderen kulüpsünüz. Altyapınıza olan yatırımı devam ettirecek misiniz?

Her platformda bahsettiğimiz gibi altyapı bizim olmazsa olmazımız ve yatırıma aynı heyecan ve istekle devam etmek istiyoruz. Geçtiğimiz sezon milli takım geniş kadrolarında kendilerine yer bulan 25 sporcumuz bize büyük gurur yaşattılar ve yatırımı sürdürmemiz konusunda bizi daha da motive ettiler.

Bununla birlikte, biz ve bizim gibi altyapıya yatırım yapan diğer kulüplerin daha fazla destek görmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda diğer Süper Lig kulüpleriyle beraber Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) yetkilileriyle istişare hâlindeyiz. Önümüzdeki sezon itibarıyla Avrupa’da birkaç farklı ülkede yürürlükte olan ve yetiştirici kulüplerin belli oranlarda desteklenmesini öngören bir sistem üzerinde konuşuyoruz.

Banvit’in el değiştirmesinden sonra kulüp sponsorluğundan çekileceğinden haberdardınız. O süreçte neler yaşandığını biraz anlatır mısınız? Sizce takım geçtiğimiz yıl ligde veya Avrupa’da daha başarılı olsaydı farklı bir senaryo mümkün olur muydu?

Bahsettiğiniz gibi, kulübümüzün kurulduğu 1994 yılından itibaren sponsorluğunu yapan ve bizim için bir sponsordan çok daha fazlasını ifade eden Banvit A.Ş. iki yıl kadar önce el değiştirdi ve yeni yönetim geçtiğimiz sezon sonuna doğru kulübümüzün sponsorluğuna devam etmeyeceğini açıkladı. Bu kararın, yeni yönetimi devralan yabancı sermayeli şirketin inisiyatifinde ve başarı gibi kriterler göz önüne alınmadan verilmiş bir karar olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz sezonu ligde playoff oynayan, Avrupa’da grubundan çıkma başarısı gösteren, Avrupa’nın en değerli takımlarından Fenerbahçe Beko’yu evinde ve deplasmanda iki kez yenen A takım ve Basketbol Gençler Ligi şampiyonluğunun yanı sıra tüm kategorilerde madalya kazanan altyapı takımlarımız göz önüne alındığında, geçtiğimiz sezonu başarısız olarak tanımlamak çok da mümkün değil.

Sürece dönecek olursak, tabii ki alışık olmadığımız, zor bir dönem yaşadık ve bu süreçte sıkça kulüplerimizin (Bandırma Kırmızı ile beraber) birer tüzel şirket olduğunu, yolumuza başka bir isim ve sponsor ile devam edeceğimizi dile getirdik. Nihayetinde ise, seneler içinde oluşturduğumuz değerlere ve kulüp vizyonumuza çok yakıştığını düşündüğüm, Teksüt gibi çok değerli bir firma ile yolumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Bu vesileyle, bu kulübü kuran ve 25 sene yaşatan Görener Ailesi'ne, mevcut ekonomik duruma aldırış etmeden bayrağı devralan Sayın Cevdet Arınık başta olmak üzere Teksüt firmasına tekrar teşekkür etmek isterim.

Ülkemizde birçok basketbol takımı maddi nedenlerden dolayı kapanıyor. Hatta ülkenin büyük kulüpleri basketbol şubelerinde küçülmeye gidiyor. Sizce bunun nedenleri ne olabilir? Bu durum düzelebilir mi?

Özellikle son dönemde yaşanan sıkıntıların en önemli sebepleri, ülkemizin içinde bulunduğu mevcut ekonomik durum ve son zamanlarda yaşanılan döviz kuru dalgalanmaları olarak gözükse de, kapanan kulüpler özelindeki olumsuz tablonun, mali denetim noksanlığından ve bütçe istikrarını sağlayamamaktan kaynaklandığını düşünüyorum. Şu an basketbol kulüplerinde küçülme olarak tanımladığınız durumun olumlu yorumlanabileceği kanısındayım. Küçülmeyi "daha gerçekçi bütçelerle takım kurmak" olarak ifade edersek bu süreçten daha kârlı çıkabileceğimizi dahi söyleyebiliriz. Bu noktada TBF’nin bu sezon yürürlüğe koyacağı Mali Denetim Kriterleri’nin de, kulüp bütçelerini kontrol etme noktasında ülke basketboluna fayda sağlayacağını ve yakın süreçte daha istikrarlı kulüp yapılarına kavuşacağımızı ümit ediyorum.

Sizce ligde Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes gibi takımlara karşı mücadele etmenin tek yolu yüksek bütçeye sahip olmak mı? Yoksa doğru yapılanmayla da rekabet etmek mümkün mü?

Gerçekçi olmak gerekirse, mevcut bütçeleri ve organizasyon çaplarını göz önüne alarak Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes’in şu an Türkiye Ligi’nin çok üzerinde takımlar olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Biz de özellikle son iki senedir tamamı kendi altyapımızdan yetişmiş Türk oyuncuları, yine genç ve potansiyelli yabancı oyuncularla birleştirip yarışın içinde kalma uğraşı veriyoruz. Bahsettiğimiz takımlarla rekabet etmemiz çok kolay gözükmese de, doğru yapılanmayla bu sezon özelinde rakip kim olursa olsun mücadeleden geri adım atmayacak bir takım oluşturduğumuza inanıyorum. Umarım bir gün, bu doğru yapılanma ve kendi çocuklarımız ile çok daha büyük başarılara ulaşabiliriz.