Reuters

Şampiyonlar Ligi: The Wall

Şampiyonlar Ligi: The Wall
Eurosport

26/04/2012 @ 15:22Güncellendi 26/04/2012 @ 15:26

Yazarlarımızdan Uğur Karakullukçu, Barcelona’yı destansı bir savunmayla eleyerek adını finale yazdıran Chelsea başta olmak üzere Şampiyonlar Ligi finalistlerini değerlendirdi.

Kuzey Londra’da halk tek pozisyonla 1-0 kazanılan, bereketli Barcelona mücadelesinin ardından mutluluğa boğulmuşken Komutan Roberto Di Matteo, askerlerine emirler yağdırmayı sürdürmektedir. “Kış geliyor. İkinci maç bu kadar kolay geçmeyecek. Duvar’ı (The Wall) onarın, hazırlıklara başlayın!” Dııı dıı, dırı dıı dııı, dırınııı...

Elbette Chelsea’nin Barcelona karşısında elde ettiği galibiyet bu mini Game of Thrones parodisi gibi gelmedi ama Roberto Di Matteo’nun öğrencileri kalelerinin önüne otobüs, uçak çekmediler, adeta bir ‘Duvar’ ördüler. Barcelona gibi bir takım karşısında 2-0 gerideyken 10 kişi kalıp maç sonunda 2-2’ye getirmek için duvar örmekten fazlası gerekiyordu elbette, o sihir de Ramires’ten geldi. Londra’da Drogba’yı ince gören Brezilyalı, bu maçta da Valdes’i önde görünce topa estetik bir dokunuş yaparak fırsatı affetmedi ve Chelsea aradığı fırsatı buldu. Geriye kalan 45 dakika ise film senaryosu gibiydi.

Barcelona son yılların en formsuz bir ayını geçiriyor. Hem La Liga’yı, hem Şampiyonlar Ligi’ni kaybettikleri bir haftalık süreçten önce oynadıklar Levante ve Zaragoza maçlarında da hücumdaki üretkenliklerinin düştüğü adeta bağırıyordu. İki maçta da 1-0 geriye düştükten sonra birinde Messi’nin bireysel çabası, diğerinde ise hakemin de katkıda bulunduğu bir penaltıyla kazandılar ama hücumdaki çarkların eskisi kadar düzenli işlemediği açıktı. Pep Guardiola ise açıklamalarının alt metninde bunu bildiğini belli etse de kendisinde kredileri büyük olan oyuncularına, altyapıdan çıkardığı ‘çocuklarına’ güvenmeyi sürdürdü.

Xavi’nin dahi ortalamasının altına düştüğü bir ortamda Real Madrid’e Camp Nou’daki şampiyonluk maçında boyun eğdiler, ondan önce de bir türlü ağları bulamadıkları Londra’da Chelsea’ye… Lig de ezeli rakibe teslim edilince Camp Nou’da bu kez sezonun maçına çıkıldı ama 2-0 öne geçmiş, tur biletini eline almış bir Barcelona’nın 10 kişilik, kapasitesi belli Chelsea karşısında 2-2’yle eleneceğini kim tahmin edebilirdi ki? Fernando Torres’in ardından ümitsizce 60 metre depar atan Xavi’nin üzüntüden kendini yere bırakması Barça adına sezonun özetiydi.

Über Alles Bayern!
El Clasico finali beklentileri Salı akşamından yattı derken diğer finalistin de bir İspanyol olmayacağını çok fazla kişi beklemiyordu. Buna karşın maçın her anında hücumu düşünen bir Bayern Münih çıkmıştı Santiago Bernabeu’ya. Önce Alaba’nın yaptırdığı penaltıyı, ardından Mesut Özil’in lokum şeklinde tarif edebileceğimiz pasını gole çeviren Cristiano Ronaldo, gecesinin kabusla sona ereceğinden habersizdi.

2-0 gerideyken dahi topla daha çok ve daha hücum odaklı oynayan Bayern, Barça maçında da gördüğümüz öldürücü Real kontralarına karşın yılmadı. Arjen Robben’in Necati Ateş’i kıskandıracak netlikte bir gol kaçırmasının ardından Ronaldo’nun farkı ikiye çıkarmasına aldırmayıp zorlamaya devam ettiler ve Pepe’nin Gomez’i düşürmesiyle bir penaltı kazandılar. Neyse ki Robben bu kez Casillas’ı zor da olsa geçmeyi başardı ve durum 2-1’e geldi. Karşılıklı birçok gol pozisyonunun heba edildiği, yüksek tempolu oyun, Barça-Chelsea maçına da bir gönderme gibiydi. Fakat mücadelenin hafızalara kazınan anları maçın kendinden çok, uzatmaların ardından gidilen penaltı atışlarıydı.

İki kahraman, tek kazanan
Penaltılarda iki yiğit çıktı meydane, ikisi de birbirinden merdane! Önce Manuel Neuer, Real Madrid’in süperstarları Cristiano Ronaldo ve Kaka’nın penaltılarını çıkarmayı başardı. Ardından tur mu geldi derken Iker Casillas ortaya yüreğini koydu ve iki kurtarış da o yapıp penaltıları eşitleme şansını Sergio Ramos’a bıraktı ama bıraktığına pişman oldu. Bir Şampiyonlar Ligi yarı finaline yakışmayan yetersizlikte, şuursuz bir abanma ile topu üstten auta atan Ramos, arkasından gelen Schweinsteiger’e şampiyonluğu teslim etti. Ramos’un penaltısının ardından dizlerinin üzerine çıkan Jose Mourinho ise Schweinsteiger’in Almanlıktan aldığı hazlardan biri olan penaltı becerisini konuşturmasının ardından birkaç saniye içinde soyunma odasına gitti. Üç farklı takımla Şampiyonlar Ligi’ni kazanan tek teknik adam unvanı penaltılara takılmıştı. Bayern, Allianz Arena’da, mabedinde final oynamak için evine dönüyordu.