Pazar günü öğleden sonra Kayserispor-Trabzonspor ve Beşiktaş-Gençlerbirliği karılaşmalarını üst üste daha önce hiç Süper Lig izlememiş bir futbolsevere izletsek, sanırım memleket sınırları içinde oynanan oyunu severdi. Biz ise yıllardır bu topraklarda, çamura bulanmış futbolu izlediğimiz için tat alma duyularımız körelmiş durumda. Oynanan futbolun kalitesi belki yine imrenerek baktığımız liglerin pek gerisinde ama seyir zevki hayli yerinde. Buna bir de Fenerbahçe-Sivasspor mücadelesi ile liderin Mersin deplasmanını eklersek, üzerine de kaymak niyetine Antalyaspor-Manisaspor maçını koyarsak, ortaya fazlasıyla cezp edici bir tablo çıkıyor. Tüm bunların yanında atılan 34 gol var ki bu sezon bir haftada atılan ikinci en fazla gol sayısına uluşıldı.
Keşke Neo’ya hapları veren Morpheus gelip, bize de bir şeyler ayarlasa da Türkiye’de futbolu 27. hafta başladı sanabilsek. Yoksa her sabah uyandığımızda şike davasında kaçıncı güne girdiğimizi saymak ve demokratik ortamdan faydalanan 21. TFF Başkan adayının isimlerini hatırlamak zorunda kalacağız.
Önce kadınlar ve çocuklar
3 Temmuz’dan beri süre gelen süreçte sonunda dava görülmeye başlanadursun biz saha içinde kalalım ve Kadıköy’e gidelim. Sadece kadınların ve çocukların izleyebildiği maç adeta bir futbol şölenine dönüştü. Sivasspor bu yıl Anadolu’nun en iyi futbol oynayan ekiplerinden biri. Buna Rıza Çalımbay’ın akil aklı da eklenince, Bülent Uygunlu Sivas’tan daha güzel bir takım izliyorum. Hem oyuncuların saha içindeki davranışları hem de futbolun güzelliği tartışmasız üst seviyede.
Kırmızı-beyazlıların bu oyununa Alex ve Emre’nin yürek koyduğu maçta sarı-lacivertliler de ayak uydurdu. Seyircilere keyif vermeyi amaç edinen 21 futbol işçisi bir yana Pedriel bir yana. Malum pozisyonu gole çevirse, maçın seyri tamamıyla değişecekti. Bu pozisyon 2020’li yılların görüntülü sözlüklerinde kırılma noktasının tarifi olabilir. Öte yandan maçtan tribünlerden birçok güzel ve enteresan kare akıllarda kaldı ama benim favorim Alex’in eşi’nin oğlu Felipe’ye, Brezilyalı defanın attığı bir golden sonra sarılması. Futbol hala güzel bir oyunsa, sanırım bize böyle anlara tanıklık etme imkanı verdiği için.
Mantar pano
- Necati geldi sayfalara ateş geldi. Kendisi böyle oynamaya devam ederse, üç hafta içinde gazetelerden birisinin spor sayfasının yanması mümkün.
- Bir garip maç da Kayseri’de oynandı. Ligimizin en sempatik hocalarından Şota Arveladze’nin Kayserispor’u golle başladığı mücadelede üç puanı almamak için uğraştı. Bu uğraşa ortak olan Burak Yılmaz’da attığı harika serbest vuruş golü ile çıkacak bütün şapkaları hak etti.
- Beşiktaş derbi öncesi kritik bir üç puan aldı. Onu alırken Fernandes’i bıraktı. Ve pek tabii bir Beşiktaş maçı sonrasının olmazsa olmazı olarak Carvalhal ile “Fikstür çok yoğun” saati yaşandı. Fernandes’in sarı kartı gösterdi ki hakemlerin kararlarında standart yok ve bu durum can sıkıyor.
- Ersun Yanal ve Eskişehirspor tez konusu olabilecek bir birlikteliğe imza atıyor. Skibbe’nin puanları olmasa şimdilerde düşme korkusu yaşıyorlardı.
- Karabükspor, Süper Lig’de çıktığı zaman ne yapmadıysa bu devre arasında hepsini yaptı ve toplama bir takım oldu. Ama aşı şimdilik tutmuşa benziyor. Fikstürleri de fena değil, ligde kalarak sürpriz bir ekibin düşmesine sebep olabilirler.
- Sonuçta her futbol ülkesinde sezona UEFA Avrupa Ligi play-off’unda başlayan takımın, 27. haftada düşme hattında olması sürprizdir. Küme düşme sohbetlerinde herkes “Yok yahu Gaziantepspor kümede kalır” diyor ama kağıt üzeri ile saha içi farklı.
- Play-off’a kalma şansını hala sürdüren Sivasspor ve Gençlerbirliği’nden bakalım birisi mucizeye imza atabilecek mi?
Haftanın kare ası
Alex de Souza: 1990’dan beri izlediğim çoğu maçı hatırladığımı varsayarsak, Alex benim bu ülkede gördüğüm en büyük iki yabancı oyuncudan biri. Bu hafta özellikle attığı ilk golde “Beyin kasını” kullanması harikaydı.
Burak Yılmaz: Kendisi sağ olsun, her hafta bir futbolcu eksik düşünüyorum onun sayesinde. Bu hafta oynadığı oyunu iki golle süsledi, bakalım rekoru kırabilecek mi?
Necati Ateş: Gelecekte “Süper Lig’de yapılan en verimli ara transferler” konulu bir liste yapıldığında hiç kuşkusuz Necati’nin adı, o listenin yukarılarında yer alacaktır.
Emre Belözoğlu: Aslında dört kişilik bu listeye aynı takımdan iki futbolcu alınmaması tercih sebebi ama bu hafta Emre ya da Alex’ten kimi almasam diğerine ayıp olacaktı.
HAFTANIN SONUÇLARI
PUAN DURUMU
GOL KRALLIĞI

AA































