Eurosport

Günün tarihi: Busby’nin Bebekleri

Günün tarihi: Busby’nin Bebekleri
Eurosport

06/02/2012 @ 07:26Güncellendi 06/02/2012 @ 10:36

Busby'nin Bebekleri... Bu tamlamayı duyanın yüreği burkuluyor, gözleri doluyor. Ali Murat Hamarat, Manchester United'ın hazin kazasının yıl dönümünde, Busby'nin, sekiz futbolcunun ve Kırmızı Şeytanlar'ın trajedisini kaleme aldı.

Futbol tarihinin en hazin kazalarından biri 6 Şubat 1958’de gerçeklemişti. Busby’nin Bebekleri olarak adlandırılan sekiz Manchester United futbolcusu tarih içinde donarken gözyaşlarımızı da beraberlerinde götürmüşlerdi. 1949’da yok olan Torino düşünülünce, United çok daha şanslı olmuştu. İşte bu mucize de aynı isimde saklı: Matt Busby.

Liverpool ve Manchester City’de forma giydikten sonra teknik adamlık kariyerine Manchester United’ta başlayan Busby yavaş yavaş bir efsane olmuştu. Manchester United çoğunluğu genç isimlerden müteşekkil bir kadroyla 1956 ve 1957'de iki şampiyonluğa ulaşmıştı. Ertesi yılın Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek final rövanş karşılaşmasının dönüşüyse sekiz adam için son olacaktı.

Manchester’da oynanan ilk karşılaşmayı 2-1 kazanan Manchester biraz çekinerek gittiği Kızılyıldız deplasmanında Bobby Charlton ve Dennis Viollet ile 3-0 öne geçmişse de, maçtan 3-3’lük skorla ayrılmıştı. Bu sonuç İngiliz temsilcisini yarı finale çıkarmıştı. Her şey yolundaydı. Ertesi gün uçacaktı Manchester United. 6 Şubat'ta başta kalkamadı uçak. Oyunculardan Johnny Berry pasaportunu kaybedince bir saat rötarla Belgrad’dan Münih’e doğru hareket edilebildi. Münih’te yakıt ikmali yapıldıktan sonra İngiltere’ye uçulacaktı ancak olmadı.

Eurosport

Kırk yolcu ve dört mürettebattan sadece 21’i kurtarılabilirken 23’ü ölmüştü. İşte bu kaza sonucu ölenlerden sekizi o takımın bir parçasıydı. Diğer ölenlerinse sekizi gazeteci, üçü kulüp idarecisi, ikisi mürettebat, biri seyahat acentası ve biri de Busby’nin yakın arkadaşıydı.

Roger Byrne takımın kaptanıydı. Aslında rugby oyuncusu olacakken, bir anda tornistan yapmıştı. Sol bekti, driplingin büyücüsü Sir Stanley Matthews bile kaptanı aşarken zorlanmıştı. O kadar takım içinde ağırlı vardı ki Busby’nin bile ondan ürktüğü rivayet olunurdu. 6 Şubat 1958’de hayat onun için durduğunda 29 yaşını doldurmamıştı. İki gün daha yaşasa 29’unu kutlayacaktı.

Sol bekti Geoff Bent. O her takımda oynayabilecekken müzmin yedek olmuştu Manchester United’da. Çok iyi bir oyuncuydu da, Byrne’in yedeği olarak nam salmıştı. Arada Busby onu sağa koyardı. Çok iyi bir oyuncunun gönlünü hoş tutmak gerekiyordu. O zamanlar rotasyon diye bir kavram dünya futbolunu kaplamamıştı; tercihler tamamen duygusaldı.

Billy Whelan denince hep bir Dublinli hatırlandı. Bir Ada takımı söz konusu olunca İrlandalılar da kamber sıfatıyla yerini alırdı. Sol açıktı Liam. Liam da dendi kendisine bu arada. Hızlı bir arkadaştı. Soldan akıp dururdu. Çok kabiliyetli olmadığı söylense de, Manchester tarihinin en iyi İrlandalılar 11’inde mutlaka solda görürsünüz adını, şaşırmayın.

Mark Jones 15’inde Manchester sathına dahil olmuştu. Savunmanın göz bebeklerindendi kendisi. Kaya gibi bir oyuncuydu, havadan hiç geçit vermedi, tabii kazayı saymazsak…

Eddie Colman kazada ölen en genç Manchester United futbolcusuydu. Beklerin ayaklarında pranga olan bir dönemde Brezilyalı Nilton Santos ile Djalma Santos ileriye çıkmaya başlamadığı günlerde ileriye çıkardı. Yetenekliydi. Sergen gibiydi kerata. Ele avuca sığmazken, canını dişine takmamakla itham edilmişti. Altyapıdan çıktı, iki buçuk yılda 107 maçta sahne almıştı Mezarındaki heykeli yirmi küsur sene sonra tuzla buz edilmişti.

David Pegg biraz Hasan Şaş gibiydi. Soldan içeri kat edip adrese teslim orta yapardı. Zamanın açıkları kısa mesafe koşularında yaptıklarıyla nam salabilecek kadar hızlıyken Pegg çok yavaştı. Topla yapabildikleriyle diğerlerinden ayrılıyordu. Mark Jones ile aynı okul takımında keşfedildi, aynı takıma transfer oldu ve aynı gün tarihte yerini aldı. Yazgı mı demeli…

Eurosport

Duncan Edwards. Bebeklerin şüphesiz en iyisiydi. Sadece 21 yaşındaydı. Daha çocukken ağabeylerinden kat be kat fazla koşabilen, tekniği kusursuz, pas verme konusunda benzersiz, savunmadan geçilmez, hücum bakımından durdurulmazdı. Futbol dünyasının biricik James Dean’i zamanın onun için donduğu 21 Şubat'a kadar 15 gün Azrail ile dans etmişti. Durumu başta iyi görünen Edwards iç kanama nedeniyle fenalaşmış ve yaşam mücadelesini onbeşinci günde kaybetmişti. Doktorlar savaşına hayran olmuştu.

Egosantrik Bobby Charlton’ın kendisinden bahsederken gözyaşlarını tutamadığı adam Duncan Edwards. Bugün hâlâ formaları satılıyor, mevkisi tartışılıyor. Hakkında “Yaşasa dünya futbolu Pele’yi değil Edwards’ı konuşacaktı” denilen Duncan belki de Tanrı'nın yanına erken almak istediği İngiliz oğluydu, bazılarının hâlâ inandığı gibi.

Pasaportunu kaybedip Belgrad’dan geç havalanılmasının müsebbibi Johnny Berry ile Jackie Blanchflower kazada ölmeseler de, bir daha top oynayamamıştı.

Reuters

Kazayı atlatan futbolculardan Harry Gregg ise kahraman olarak hatırlanıyor. Bir yolcuyla bebeğini kurtaran file bekçisi, ayrıca hocası Busby’yi de uçaktan çıkarmıştı. Bir topu değil, insanı kurtararak kulübün tarihini, şehrin yazgısını değiştirmişti adeta...

Matt Busby iki ay hastanede kaldıktan sonra kefeni yırtmıştı. İki kere kutsanan Katolik İskoç’un belki de bu yaşam inadı Azrail ile savaşı kazanmasına ve sonradan takımın başına geçmesine sebep olmuştu. Manchester United kazadan sonra oynadığı ilk maçını kazanabilmiş, diğer maçlardan galibiyetle ayrılamamıştı. Federasyon Kupası’nda finalde Bolton Wanderers’e 2-0 kaybedilmiş, Şampiyon Kulüpler yarı finalinde Milan’a diş geçirilememişti.

Manchester Busby ile tekrar şaha kalkacaktı. Busby on sene sonra 1968’de Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’na uzanarak camiadaki misyonunu tamamlayacaktı. Benfica’yı 4-1 yenen United şampiyonluğa ulaşırken o takımda 1958’deki kazada olan iki kişi vardı: Bobby Charlton ile Bill Foulkes.

Eurosport