AA

EuroLeague Final Four: Fenerbahçe - Real Madrid

EuroLeague Final Four: Fenerbahçe - Real Madrid

16/05/2017 @ 17:43Güncellendi 19/05/2017 @ 11:47

THY Euroleague'de Final Four'un heyecanla beklenen mücadelesi olan Fenerbahçe-Real Madrid maçını Doğa Üründül kaleme aldı.

Sinema sektörünün senaryo açısından yaratıcılık problemleri yaşadığı şu günlerde, Marvel çizgi roman evreni resmen imdadımıza yetişti ve çocukluk kahramanlarımızı beyaz perdede izleme şansımız oldu. Birçok çizgi romanda karakterlerin birbirlerinin yoluna çıktığı anlarda dövüşmeye başlaması gibi, EuroLeague Final-Four’u da bizlere, basketbolun süper kahramanlarının rekabetini yaşatacak.

Fenerbahçe-Real Madrid
Takımlara baktığımızda 2015 yılındaki finallerin devam filmini görüyoruz ama bir farkla Fenerbahçe, bu sefer Bruce Banner olarak değil, Hulk olarak Final-Four’a geldi. Rakibi Real Madrid ise geçen yılki pota altı atletizm problemini buldukları radyoaktif örümceklerin yardımıyla, Örümcek Adam’a dönüşerek atlattı.

" Koç’un santimlerle sahaya yaydığı uzunlar, dezavantaj yerine pas istasyonu oluyorlar"

Temsilcimizin en büyük avantajı, aynı yeşil dev Hulk gibi savunması üzerinden ürettiği hücum enerjisi. Rakibimizle normal sezonda 2 maç oynadık, evimizde oynadığımız maçı kazandık, deplasmandakini kaybettik ama mağlup olduğumuz maçta 86 sayı ortalaması ile oynayan Real Madrid’i 61 sayıda tutmayı başardık. Sadece bu istatistik bile kendimizi maça verdiğimiz zaman ne seviyede savunma yapabildiğimizin göstergesi. Play-offların ilk maçına Vesely ile başlayan Koç Obradovic, ilerleyen dakikalarda oyuna Udoh’u aldı ve takımı iki uzunlu 5’e çevirdi. Değişikliğe kadar Bruce Banner gibi insani bir savunma yapan takımımız, değişiklikten sonra Hulk’a dönüştü. Udoh’un önce pota çevresinde başlayan ve Panathinaikos ofansını giderek 3 sayı çizgisinin dışına itmesi, rakibin tüm hücum ritmini bozdu. Bu noktadan itibaren de bir daha arkamıza bakmadık, zorlanacağımızı düşündüğümüz seriyi çok rahat kazandık. Oyunun hücum yönündeyse, Bogdanovic’in yaratıcılığına ve Udoh-Vesely üzerinden pas kanallarına güveniyoruz. Sırp oyuncu play-offlarda çok dominant oynadı ve galibiyet kapısını açan anahtar oyuncu oldu. Udoh-Vesely ikilisine gelirsek eğer, onların arasındaki uyum serinin kaderini belirleyecek. Normal şartlar altında benzer tipte ve kalıba sahip oyuncuların birlikte süre alması zordur. Özellikle hücumda sürekli birbirlerinin önüne çıkacakları düşünülür ama Koç’un santimlerle sahaya yaydığı uzunlar, dezavantaj yerine pas istasyonu oluyorlar. Buradaki en kritik nokta, dipte pas bekleyen oyuncularımızın isabet yüzdesi. Bu isimlerden Kalinic play-offları çok formda geçti (%67-3 sayı), Nunnally Basketbol Süper Ligi’nde oynanan son maçta 40 sayı bularak formda olduğunu herkese gösterdi ve eğer Datome’de kendisini toparlarsa, hücumda sahaya çok rahat yayılan bir takım izleyebileceğimiz kesin.

" İspanyol temsilcisi Final-Four’un en komple takımı"

Real Madrid, geçen yıl Fenerbahçe tarafından 3-0’la süpürüldü. Bu mağlubiyetten çok etkilenildi ve yaz dönemi takımdaki eksik parçaları tamamlama yoluna gidildi. NBA’e yolcu edilen Sergio Rodriguez’in yerini 17 yaşındaki Luka Doncic’le doldurup takımın bütün iplerini Sergio Llull’e teslim edildi. Geçen yıl Peter Parker’dan hallice atletizme sahip olan Madrid temsilcisi, uzun rotasyonunu atletik oyuncularla genişletti. Othello Hunter ve Anthony Randolph’un transferleriyle, sezon içinde takımın giderek Örümcek Adam’a dönüşümünü seyrettik. İspanyol temsilcisi Final-Four’un en komple takımı. Hücum yelpazesi çok geniş ve sahaya 5 skor tehdidiyle çıkabiliyorlar. Bunun yanında savunmanın çaldığı veya kullanılan kötü bir şuttan doğan ribaundu; Llull, Rudy ve Doncic üzerinden geçiş hücumlarıyla cezalandırabiliyorlar. Set oyununa geçtiklerindeyse perdelerden çıkan harika şutörleri var. Özellikle Jaycee Carroll play-offlarda %53’le 3 sayı isabeti buldu. Ek olarak Trey Thompkins’te Darüşşafaka serisi boyunca %55’le hücum etti. Ofansta tıkandıkları an, Llull’un sihrine güveniyorlar. İspanyol yıldızda hücum saatinin bitmesine yakın attığı enteresan şutlarla, rakip takımların motivasyonunu bozabiliyor. Takımın savunma tarafındaysa, temsilcimizin tam tersi bir durum söz konusu. Ofanstaki ritimleri direk savunma konsantrasyonlarını etkiliyor. Anthony Randolph’un spektaküler blok peşinde koşması defanstaki dizilişlerini bozup sayı yemelerine sebep olabiliyor. Savunma disiplininden kopulduğu anlarda, Ayon ve Hunter çok kolay faul problemine giriyorlar. Temsilcimizin, Madrid uzunlarının bu handikabını iyi değerlendirmesi gerekiyor.

" Örümcek Adam ve Hulk, zaman zaman Marvel çizgi roman evrenlerinde karşı karşıya gelirler ve genellikle kazanan taraf yeşil dev olur"

Cuma günü başlayacak Final-Four’da, Fenerbahçe ve Real Madrid arasındaki maça erken final diyebiliriz. Temsilcimiz, eğer savunmasıyla İspanyol takımını 74 sayının altında tutmayı başarırsa kendisi için maçı kazanabilecek alanı yaratmış olur. Aksi halde yüksek skorlara çıkıldıkça, İspanyol takımının şansı yükselecektir. Örümcek Adam ve Hulk, zaman zaman Marvel çizgi roman evrenlerinde karşı karşıya gelirler ve genellikle kazanan taraf yeşil dev olur. Umarım Final-Four’da da benzer bir senaryo gerçekleşir ve temsilcimiz rakibini Hulk’un söylediği gibi ezer geçer! (''Hulk smash and bash!'')

Doğa Üründül